Detaylar Çok Yakında !
Bu sayfa şu anda hazırlanmaktadır. Lütfen daha sonra tekrar ziyaret ediniz.
Ana SayfaBu sayfa şu anda hazırlanmaktadır. Lütfen daha sonra tekrar ziyaret ediniz.
Ana Sayfa
Doç. Dr. Adem Az, Üsküdar/İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini 2009 yılında İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladı. 2015 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve aynı yıl ilk görev yeri olan Fatsa Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde çalışmaya başladı.
2017 yılında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Acil Tıp Uzmanlığı eğitimine, 2019 yılında ise İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıp Tarihi ve Etik Doktora Programı’na başladı. 2021 yılında acil tıp uzmanlık eğitimini tamamlayarak İstanbul Beylikdüzü Devlet Hastanesi’ne Acil Tıp Uzmanı olarak atandı.
2025 yılında Acil Tıp alanında Doçent unvanı aldı. Şubat 2024’ten itibaren Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Başhekim Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.
Doç. Dr. Adem Az’ın 32’si SCI-E kapsamında olmak üzere uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 42 makalesi, ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış 12 makalesi ve uluslararası/ulusal kitaplarda yayımlanmış 18 kitap bölümü bulunmaktadır.
Uzm. Dt. Ahmet ALTIN
1984 yılında İstanbul’da doğdu. 2002 yılında Gebze Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. 2009 yılında Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. 2009-2010 yılları arasında askeri hastanede ve daha sonra 2018 yılına kadar özel hastanelerde diş hekimi olarak görev yaptı. Periodontoloji uzmanlık eğitimini 2021 yılında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde tamamladı. 2021-2022 yılları arasında İstanbul Kent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde dr. öğretim üyesi olarak görev yaptı. Şu an görevini özel bir klinikte diş hekimi olarak sürdürmektedir. Evli ve bir çocuk babasıdır.
Bu konuşmanın amacı, cerrahi olmayan periodontal tedavinin gerekçesini, amacını ve tekniğini güncel literatür ışığında dinleyicilere aktarmaktır. Gerektiğinde periodontal hastalıkların karakteri, etiyolojisi, sınıflaması gibi konularda özet bilgiler verilecektir.
Periodontitis, dişi destekleyen dokuların yıkımı ile karakterize bir hastalıktır. Temel bulguları, radyolojik olarak tespit edilebilen kemik kaybı, klinik olarak gözlenebilen ataşman kaybı, periodontal cep ve dişeti kanamasıdır. Erken zamanda ve özenle müdahale edildiği takdirde periodontitis birçok vakada önlenebilir ya da tedavi edilebilir. Ne yazık ki, gereğince tedavi edilmediği takdirde başta diş kayıpları olmak üzere fonksiyon, estetik, genel sağlık ve hayat kalitesini olumsuz etkileyen sonuçlarla karşılaşılabilir.
Avrupa Periodontoloji Federasyonu’nun güncel kılavuzuna göre periodontitis teşhisi konulmuş hastada hastalığın tespit edilmiş evre ve derecesine göre kademeli bir tedavi uygulanır. İlk adım olarak, hastalığın sebepleri, mevcut durum, risk faktörleri, tedavi seçenekleri ve olası sonuçlar hakkında hasta bilgilendirilir. Hastanın farkındalığı ve tedaviye uyumu arttırılmaya çalışılır. Tedavinin ilk iki basamağında supragingival ve subgingival mekanik temizlik, risk faktörlerinin kontrolü ve hasta motivasyonu amaçlanır. İkinci basamak tedavi sonunda yeterli iyileşmenin sağlanamadığı olgularda cerrahi ve diğer ileri yöntemler uygulanır. Bu konuşmada cerrahi olmayan periodontal tedavi başlığı altında anlatılacak bu başlangıç tedavi basamakları, her periodontitis hastasında uygulanırlar ve başarıldığı taktirde daha zor ve maliyetli ileri tedavilere olan gereği azaltırlar. Bu önem sebebiyle konuşmada tedavi verimini arttıracak yeni ekipmanlar ve tekniklerle beraber etkinliği bilinen ve hala vazgeçemediğimiz mekanik prensipler ve aletlere yer verilecektir.
Dr. Atila Ertan, Hacettepe Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesidir. 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. H.Ü. Dişhekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi bölümünde başladığı doktora eğitimini 2001 yılında başarı ile bitirerek aynı bölümde uzman doktor olarak çalışmaya başladı. 2005-06 yılında Hollanda, Amsterdam’da TÜBİTAK BİDEB doktora sonrası araştırma programı ile misafir araştırmacı olarak çalışmalarda bulundu. 2010 yılında Yrd. Doç. Dr., 2011 yılında Doç. Dr. ve 2018 yılında Profesör ünvanlarını aldı. Halen aynı fakültede öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Bunun dışında meslek sonrası eğitim faaliyetleri kapsamında implant ve estetik dişhekimliği, dental fotoğrafçılık konu başlıklarında kurslar vermektedir.
Doç.Dr.Akif Demirel
Akif Demirel 2007 yılında lisans eğitimine başladığı Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden 2012 yılında mezun olmuş ve 2013 yılında aynı fakültede Pedodonti Anabilim Dalında uzmanlık eğitim sürecine başlamıştır. 2016 yılında Diş Hekimliğinde Uzmanlık tezini tamamlayarak Pedodonti Uzmanı unvanı almıştır. 2017 yılında aynı anabilim dalında öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. 2021 yılında Dr.Öğretim Üyesi, yine 2021 yılında Doçent unvanı almaya hak kazanmıştır. Akademik ilgi alanları arasında süt dişi endodontik tedavileri, konjenital diş eksiklikleri ve tedavi yaklaşımları, süt ve daimi dişlenmede yer kayıpları ve yer tutucular, çiğneme fonksiyonu ve stres analizi, dental anomaliler, çürük yönetimi ve restoratif yaklaşımlar gibi konular yer almaktadır. Türk Pedodonti Derneği üyesi ve yöneticisi olan Doç.Dr.Akif Demirel halen Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalında Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.
Süt, karışık ve daimi dişlenme dönemlerinde dişlerin erken kaybı; ark uzunluğunda azalma, komşu dişlerde devrilme, karşıt dişlerde uzama, sürme yönünün bozulması ve maloklüzyon gelişimi gibi önemli klinik sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuk diş hekimliğinde dişsiz boşluğun doğru değerlendirilmesi ve uygun zamanda müdahale edilmesi, hem mevcut oklüzal dengenin korunması hem de gelecekteki ortodontik problemlerin ve protetik ihtiyacın önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu panelde, pedodontide boşluk yönetiminin temel ilkeleri; klinik karar verme süreçleri ve güncel uygulama yaklaşımı çerçevesinde ele alınacaktır.
Panel kapsamında, yer tutucuların ve yer kazandırıcıların endikasyonları, kontrendikasyonları, avantajları, sınırlılıkları ve klinik uygulama basamakları sistematik biçimde tartışılacaktır. Sabit ve hareketli yer tutucular olgu seçimi, takip gereklilikleri ve olası komplikasyonlar açısından değerlendirilecektir. Bunun yanında çocuk hastalarda protetik rehabilitasyon gerektiren durumlar da estetik, fonksiyon, konuşma ve psikososyal etkiler yönünden gözden geçirilecektir.
Panelin son bölümünde, karışık dişlenme döneminde yer analizi, erken müdahale planlaması ve dijital teknolojilerin boşluk yönetimindeki yeri üzerinde durulacaktır. Böylece katılımcılara, erken diş kayıplarının yalnızca bir boşluk problemi değil; büyüme-gelişim, oklüzyon ve uzun dönemli tedavi planlamasıyla yakından ilişkili çok boyutlu bir klinik durum olduğu vurgulanacaktır. Panelin, günlük klinik pratiğe yol gösteren ve kanıta dayalı karar vermeyi destekleyen bütüncül bir bakış açısı sunması amaçlanmaktadır.
Özgeçmiş
1984 Ankara doğumlu Doç. Dr. Ali Altındağ, Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden 2007 yılında mezun olmuştur. Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalında “Elde taşınabilir dental x-ışını cihazı ile yapılan ışınlamalar sonucu uygulayıcı ve hasta dozlarının değerlendirilmesi” konulu tezini sunarak 2018 yılında uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. Dr Altındağ 2020 yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş hekimliği fakültesinde öğretim üyesi olarak göreve başlamış ve 2024 yılında doçent unvanını almıştır. Halen NEÜ Diş Hekimliği Fakültesinde akademik ve bilimsel çalışmalarına devam etmektedir. Akademik çalışmaları, dental görüntüleme, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT), yapay zekâ uygulamaları ve maksillofasiyal anatomi ve patolojileri üzerine yoğunlaşmaktadır.
Panoramik radyografi, dişler, çeneler, maksiller sinüsler ve çevre anatomik yapıların tek görüntüde değerlendirilebildiği yaygın bir görüntüleme yöntemidir. Gömülü dişler, büyük lezyonlar, gelişimsel anomaliler ve bazı patolojik bulguların saptanmasında önemli avantajlar sunar. Ancak, iki boyutlu bir görüntüleme yöntemi olması nedeniyle süperpozisyonlar, distorsiyonlar ve yumuşak doku çözünürlüğündeki sınırlılıklar gibi dezavantajlara sahiptir. Bu sunumda panoramik radyografinin teşhisteki yeri, ne zaman yeterli olduğu ve hangi durumlarda 3B görüntülemeye ihtiyaç duyulduğu klinik vakalar eşliğinde ele alınacaktır.
Prof. Dr. Ali Cemal Tınaz
Prof. Dr. Ali Cemal Tınaz, 1967 yılında Aydın’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini aynı şehirde tamamladıktan sonra, 1984 yılında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde lisans eğitimine başladı ve 1989 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından üç yıl süreyle serbest diş hekimliği yaptı ve askerlik hizmetini tamamladı.
1992 yılında akademik kariyerine geri dönen Dr. Tınaz, doktora eğitimini 1998 yılında tamamladı. 2003 yılında Üniversite Doçenti unvanını aldı; 2007 yılında ise Profesör kadrosuna yükseltildi.
2011 yılında yarı zamanlı öğretim üyesi statüsünde kendi kliniğini kurdu. Halen Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı’nda araştırma ve eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir.
Avrupa Endodonti Derneği ve Türk Endodonti Derneği üyesi olan Prof. Dr. Tınaz, 2017–2020 yılları arasında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürütmüştür. Türk Endodonti Derneği’nde bir dönem yönetim kurulu üyeliği yapmıştır. Ayrıca 18. ve 19. Dönem Ankara Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyeliği ve Eğitim Komisyonu Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.
Evli ve iki çocuk babasıdır.
Prof. Dr. Ali Cemal Tınaz
Günümüzde endodonti alanında kabul gören temel gerçeklerden biri, primer kök kanal tedavilerinin uzun dönem gözlemlerinde yüksek başarı oranlarına sahip olduğudur. Literatürde, primer olarak gerçekleştirilen kanal tedavilerinin 10 yıllık takiplerde %92–94 arasında başarı gösterdiği; başarısızlık durumunda uygulanan tekrarlayan (retreatment) kanal tedavilerinin ise benzer sürelerde %82–87 oranında başarı sağladığı bildirilmektedir.
Bu başarı oranlarının korunması ve daha ileriye taşınabilmesi için, yalnızca endodontik tekniklerin doğru uygulanması değil, aynı zamanda primer kök kanal tedavisinin başarısızlık nedenlerinin doğru şekilde tespit edilmesi de büyük önem taşımaktadır. En sık karşılaşılan başarısızlık nedenleri arasında atlanan kanallar, yetersiz apikal kapanış, temas edilemeden bırakılan dentin duvarlarında yer alan lokalize morfolojik düzensizlikler, isthmus ve kanal ramifikasyonlarına yetersiz preparasyon ve irrigasyon sonucu erişilememesi yer almaktadır.
Bu sunumda; yüksek büyütme ve ileri aydınlatma olanakları sunan dental operasyon mikroskobunun ve dental lupların, söz konusu sorunların saptanması ve yönetilmesindeki katkıları karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır. Mikroskop ve lup kullanımının klinik avantaj ve sınırlılıkları, seçilmiş örnek vaka fotoğraf ve videoları eşliğinde tartışılarak, tekrarlayan kanal tedavilerinde görsel büyütmenin klinik başarıya etkisi değerlendirilecektir.
Prof.Dr. Ali Çekici
Prof.Dr. Ali Çekici, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi'nden mezun olmuştur. 2007 yılında doktorasını İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. 2012 yılında Boston, ABD’de The Forsyth Institute'ta iki yıl doktora sonrası araştırma programını tamamlamıştır. Halen İstanbul Üniversitesi Periodontoloji Anabilim Dalı'nda Profesör olarak görev yapmaktadır. Kendisinin uluslararası dergilerde yayımlanmış ve uluslararası kongrelerde sunulmuş çok sayıda makale ve bildirisi bulunmaktadır. Makaleleri uluslararası hakemli dergilerde 1500den fazla atıf almıştır. Ali Çekici, Türk Periodontoloji Derneği Başkanlığı ve Avrupa Periodontoloji Federasyonu (EFP) Bilimsel Komitesi üyeliği görevlerini sürdürmektedir.
Prof.Dr. Ali Çekici
Periodontolojide hastalıkların sınıflandırılması konusunda yıllar içerisinde birçok değişiklik yaşanmıştır. 2017 Çalıştayı ile hayatımıza giren ve günümüzde altın standart haline gelen yeni periodontal hastalık sınıflama sistemi birçok yeni bakış açısı getirmiştir. Periodontal dokuların sağlığının tanımlanmasının yanı sıra en büyük değişiklik periodontitisin tanısında yaşanmıştır.
Bu konuşmada, periodontal sağlığın tanımı, periodontitisin "Evreleri" ve "Dereceleri" kavramlarının klinik pratikteki uygulama basamakları, olgu örnekleri üzerinden ele alınacaktır. Özellikle sistemik durumların, sigara kullanımının ve biyolojik risklerin tanı sürecine entegre edilmesi, "her hastaya aynı protokol" yaklaşımından uzaklaşıp "hastaya özgü (kişiselleştirilmiş) tedavi" konseptine geçişte kilit rol oynamaktadır. Destekleyici periodontal tedavi yaklaşımının klinik pratiğinde periodontal hastalık sınıflamasına dayalı olarak yönetilmesi üzerinde durulacaktır.
Sunumun temel amacı, karmaşık görünen bu yeni sınıflama sisteminin günlük diş hekimliği pratiğinde hızlı ve etkili bir şekilde nasıl kullanılacağını örnekler üzerinde tartışmak; diş hekimleri ve uzmanlar için tanıdan tedaviye uzanan süreçte güncel bir yol haritası sunmaktır. Bilimsel kanıtların klinik kararlarla birleştiği bu yaklaşım, uzun dönemli periodontal sağlığın ve implant çevresi dokuların korunmasında temel teşkil etmektedir.
Prof.Dr. Ali Çekici
Prof. Dr. Aliye Akcalı
Prof. Dr. Aliye Akcalı, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı, Periodontoloji Ana bilim Dalı ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dental Biyomalzemeler Ana bilim Dalı Başkanıdır. Diş hekimliği lisans, periodontoloji uzmanlık ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Klinik çalışma alanları periodontoloji ve implantoloji olup özellikle yumuşak doku rejenerasyonu üzerine yoğunlaşmaktadır. Bunun yanı sıra biyomedikal araştırmalar ve konak savunma mekanizmaları alanlarında da deneyime sahiptir.
Akademik kariyeri boyunca University of Zurich’te doktora sonrası araştırmacı, UCL Eastman Dental Institute’ta ITI Scholar ve Witten/Herdecke Üniversitesi’nde öğretim elemanı olarak görev yapmıştır. 2016 yılından bu yana Queen Mary University of London, Centre for Oral Clinical Research’te Honorary Lecturer olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Prof. Dr. Akcalı’nın, çok sayıda ulusal ve uluslararası ödülü, yayınları; uluslararası bilimsel toplantılarda sunumları ve editorial görevleri bulunmaktadır. Bilimsel ve klinik çalışmaları özellikle peri-implant hastalıklar ile kanıta dayalı klinik yaklaşımlar üzerine odaklanmaktadır.
Peri-implantitis, dental implantların uzun dönem başarısını tehdit eden önemli bir klinik sorundur. Doku yıkımının geri döndürülmesi ve osseointegrasyonun yeniden sağlanması amacıyla rejeneratif cerrahi yaklaşımlar sıklıkla tercih edilmektedir. Güncel rejeneratif protokollerde greft materyalleri, membranlar ve biyolojik ajanların kullanımı yaygın olmakla birlikte, tedavi başarısını artırmaya yönelik yeni hücresel ve biyomateryal temelli yaklaşımlar da geliştirilmektedir. Bu sunumda, peri-implantitisin rejeneratif tedavisinde uygulanan güncel teknikler, biyomalzemelerin rolü ve gelecekte klinik kullanıma girmesi beklenen hücresel ürünlerin potansiyeli kanıta dayalı veriler ışığında tartışılacaktır.
Doç Dr. Alp Saruhanoğlu
1980 Sakarya doğumlu olan Alp Saruhanoğlu, 2023 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği fakültesinden mezun olmuştur. Mezuniyetinden sonra aynı üniversitede Ağız Diş Çene cerrahisi anabilim dalında doktora yapmaya başlamış ve 2009 yılında doktorasını başarıyla sunmuştur. 2015 yılında Doçent ünvanını almış olup, mezuniyetinden geçen 23 yıl süresince İstanbul Üniversitesi ağız Diş Çene cerrahisinde farklı kademelerde görev yapmıştır.
Mesleki olarak oral mukoza hastalıkları, biyopsi uygulamaları ve oral cerrahi alanına ilgi duymakta olup, bu konularda pek çok bilimsel çalışmaya sahiptir.
Dr. Alp Saruhanoğlu evli ve bir çocuk babasıdır.
Klinik Pratikte “Şüpheli” Lezyona Yaklaşım: Ne Zaman, Nasıl ve Nereden Biyopsi Almalıyız?
Şüpheli oral lezyonların erken tanısı, oral kanserlerin prognozunu belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Oral kanser hastalarında erken tanı hastaların sadece prognozunu değil aynı zamanda yaşam kalitelerini de belirgin şekilde olumlu etkilediği bilinmektedir. İki haftadan uzun süreli iyileşmeyen ülserasyon, indürasyon, eritroplaki/lökoplaki gibi klinik özellikler gösteren lezyonlardan biyopsi alınması gerekir. Biyopsi uygulaması bir cerrahi işlem olmakla birlikte, gerekli malzeme, ekipman ve anatomi bilgisi ile her diş hekiminin klinik rütininde uygulayabileceği bir işlemdir. Uygun biyopsi tekniği ve zamanlama klinisyenleri doğru ve erken tanıya yönlendirmede son derece önemlidir.
Bu sunumun amacı diş hekimlerinin özellikle şüpheli durumlarda biyopsi ile hastalara erken tanı koymalarını sağlamaktır.
1986 yılında İstanbul’da doğdu. 2004 yılında Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nden, 2009 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız İmplantolojisi Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine başladı. 2015 yılında “Erken ve Konvansiyonel Yükleme Protokollerinde İki Farklı Makro-Geometriye Sahip İmplantın Klinik ve Radyografik Değerlendirilmesi” başlıklı doktora tezini tamamlayarak “Dr. Med. Dent.” unvanını aldı.
2025 yılında Doçent unvanını almış olup halen İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız İmplantolojisi Anabilim Dalı’nda görev yapmaktadır.
Başlıca çalışma alanları; implant makro geometrisi ve yükleme protokollerinin implant başarısına etkisi, periimplantitisin etiyolojisi ve tedavisinde güncel yaklaşımlar ile yönlendirilmiş doku rejenerasyonunda 3 boyutlu teknolojilerin kullanımıdır.
“3 Boyutlu Printer ya da Selektif Lazer Sinterleme ile Üretilen Kişiye Özgü Biyobozunur Membran” başlıklı tescilli bir patenti bulunmaktadır. Ayrıca kitap bölümü yazarlıkları, ulusal ve uluslararası makaleleri, ulusal ve uluslararası sempozyum ve kongrelerde sözlü sunumları ile uluslararası organizasyonlar ve akademisyenlerle yürüttüğü multidisipliner çalışmaları vardır.
İyi derecede İngilizce, orta derecede Almanca bilmektedir. European Association for Osseointegration ve Türk Oral İmplantoloji Derneği’nin aktif üyesidir.
Evli ve iki çocuk babasıdır.
E-mail: alper.saglanmak@istanbul.edu.tr
Peri-implantitisin tüm diş implantlarının dörtte birini ve implant tedavisi gören hastaların üçte birini etkilediği tahmin edilmektedir. Hastalığın ilerlemesi, diş implantlarının uzun vadeli dayanıklılığı ve başarısı açısından büyük bir risk oluşturmaktadır. Tedavi edilmezse, peri-implantitis ilerleyici kemik kaybına, şiddetli yumuşak doku iltihabına ve nihayetinde implantın başarısızlığına yol açabilir.
Peri-implantitis tedavisinde temel amaç, implant çevresi ceplerden ve implant yüzeyinden bakteriyel biyofilmi temizlemek, iltihabı kontrol altına almak ve yeniden osseointegrasyonu destekleyebilecek biyolojik açıdan elverişli bir yüzey oluşturmaktır. Başarıya ulaşmak için çeşitli cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler önerilmiştir. Cerrahi olmayan tedavinin yeterli olmadığı ileri olgularda cerrahi tedavi gündeme gelmekte; uygulanacak yaklaşım defekt morfolojisi, implant yüzeyinin erişilebilirliği ve klinik koşullara göre belirlenmektedir. Bu kapsamda rezektif ve rejeneratif cerrahi yaklaşımlar, mekanik debridman, implantoplasti, hava aşındırıcı sistemler, titanyum veya kitosan fırçalar, lazer destekli tedaviler ve fotodinamik tedavi farklı implant yüzeyi dekontaminasyon yöntemleri ile birlikte uygulanabilmektedir. Ancak, bu yaklaşımların bazıları biyofilmlerin tamamen temizlenmesinde sınırlı etkinlik göstermiş, diğerleri ise implant yüzeyinde geri dönüşü olmayan değişikliklere neden olabilmiştir.
Son zamanlarda yapılan çalışmalar, elektrokimyasal biyofilm temizleme teknolojisinin (GalvoSurge®) implant yüzeylerinin minimal invaziv temizliği için yeni bir yöntem olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bu teknik, titanyumun elektrokimyasal iletkenliğine dayanmaktadır. Bu süreç sayesinde, implant yüzeyindeki mikroorganizmalar ve biyofilm temizlenebilmekte ve bakteriyel biyofilmde önemli bir azalma sağlanmaktadır. Bu tekniğin en önemli avantajlarından biri de, implant yüzey yapısını bozmadan temizleme kapasitesidir. Bu sunumda, periimplantitisin cerrahi tedavisine dönük güncel bilgilerle birlikte yeni elektrokimyasal biyofilm uzaklaştırma yönteminin peri-implantitis tedavisinde kullanımına ilişkin çalışma prensipleri, endikasyonlar, klinik kullanım protokolleri ve etkinliğine dair güncel kanıtlar ele alınacaktır. Açıklama amacıyla fotoğraflı klinik örnekler sunulacaktır.
Doç. Dr. Anıl ÖZYURT
Doç. Dr. Anıl ÖZYURT, 2010 yılında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 2014 yılında aynı kurumda Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı ‘nda doktora eğitimini tamamlamıştır. Eğitimi süresince North Carolina Üniversitesi Oral ve Maksillofasiyal Departmanı’nda misafir bilim insanı olarak yer almıştır. Eğitim dönemi bittikten sonra Erzurum Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ‘nin ilk Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi uzmanı olarak 1 yıla yakın görev yaptıktan sonra Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ‘nde doktor öğretim üyesi olarak çalışmıştır.
Uluslararası ve ulusal kaynaklarda 50 ‘nin üzerinde yazılı ve sözlü bilimsel yayını olan Doç. Dr. Anıl ÖZYURT şu anda Dokuz Eylül Üniversitesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır. Kendisi aynı zaman uluslararası dalış eğitmeni olmanın yanı sıra yarı profesyonel olarak solist/bas gitarist olarak müzisyenlikle uğraşmaktadır. Bilimsel ilgi alanları arasında çene travmaları, ortognatik cerrahi ve ileri dental implantoloji yer almaktadır.
Dental implant uygulamalarında osseointegrasyon fazı tamamlanıp işlevsel yükleme yapıldıktan sonra gelişen geç dönem patolojileri, klinisyenler için ileri düzey cerrahi müdahale gerektiren major sorunların başında gelmektedir. Bu süreçte karşılaşılan en kritik cerrahi tablo; progresif krestal kemik kaybı, derin cepler ve pürülan eksuda ile karakterize olan peri-implantitistir. Doğal dişi çevreleyen koruyucu histolojik bariyerlerin yoksunluğu sebebiyle kemik defektleri anatomik olarak daha derin ve agresif seyretmekte, bu durum enfekte granülasyon dokusunun tamamen temizlenmesini zorunlu kılmaktadır. Cerrahi yönetimde, mekanik ve kimyasal ajanlarla implant yüzeyinin dekontaminasyonunu takiben, defektin morfolojisine göre rezektif veya rejeneratif cerrahi protokolleri devreye sokulmaktadır.
Öte yandan, implant biyomekaniğinin sınırlarını aşan kontrolsüz streslere bağlı olarak gelişen fikstür fraktürleri geç dönemin en radikal komplikasyonudur. Konservatif olarak tedavisi mümkün olmayan bu durumlarda, çevre destek kemik dokusuna minimum travma verecek şekilde özel yöntemler kullanılarak implantın eksplantasyonu ve ardından alveoler kretin sekonder implantasyon için yeniden rekonstrüksiyonu gerekmektedir.
İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden 2003 yılında mezun olmuştur. Ortodonti alanındaki doktora eğitimini yine İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı’nda 2010 yılında tamamlamıştır. 2023 yılından itibaren aynı fakültede Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmakta ve akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Başlıca ilgi ve çalışma alanları arasında dudak ve damak yarıkları, gömük dişlerin sürdürülmesi, multidisipliner tedavi yaklaşımları, iskeletsel ankraj sistemleri ve şeffaf plak tedavileri yer almaktadır. Bu alanlarda ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmış araştırma makaleleri ile yurt içi ve yurt dışı kongre ve sempozyumlarda sunulmuş bildirileri bulunmaktadır.
Ortodontik tedavi, multidisipliner diş hekimliği yaklaşımında restoratif ve periodontal tedavilerin başarısını doğrudan etkileyen temel bileşenlerden biridir. Dişlerin ideal konumlarına getirilmesi, çapraşıklıkların giderilmesi ve ark formunun düzenlenmesi ile fonksiyonel ve biyomekanik açıdan dengeli bir oklüzyon elde edilmektedir.
Restoratif açıdan ortodontik tedavi, daha konservatif işlemlere olanak sağlayarak restorasyonların marjinal uyumunu ve uzun dönem başarısını artırmaktadır. Periodontal açıdan ise dişlerin düzgün hizalanması plak retansiyonunu azaltmakta, oral hijyenin etkinliğini artırmakta ve gingival inflamasyon ile periodontal hastalık riskini düşürmektedir. Ayrıca uygun ortodontik kuvvet kontrolü ile periodontal dokular üzerindeki travmatik etkiler azaltılarak periodontal stabilite desteklenmektedir.
Ortodontik tedavi, restoratif ve periodontal girişimlerin başarısını artıran ve tedavi sonuçlarının öngörülebilirliğini sağlayan kritik bir faktördür. Multidisipliner planlamada erken ortodontik değerlendirme, uzun dönem klinik başarı açısından önemli katkılar sunmaktadır.
Dr. Kan 1982 yılında Eskişehir’de doğdu. 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden mezun oldu ve Araştırma Görevlisi olarak Hacettepe Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi A.D. da çalışmaya başladı. 2011 yılında “Düşük yoğunluklu lazer uygulamasının distraksiyon osteogenezisi üzerine etkilerinin histomorfometrik ve radyolojik olarak karşılaştırmalı incelenmesi: Deneysel araştırma” isimli tez çalışmasını tamamlayarak uzman diş hekimi ve bilim doktoru (PhD) ünvanı aldı.
Askerlik hizmetini takiben Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi A.D.ye 2012 yılında Yardımcı Doçent ünvanı ile öğretim üyesi kadrosuna atandı. 2017 yılında Doçent, 2022 yılında Profösör ünvanlarını kazandı. 2018 yılında Anabilim Dalı Başkanlığını yürütüğü bölümünden ayrılarak kendi özel kliniğinde çalışmaya başladı.
Akademik yaşantısına 2019-2021 yılları arası Biruni Üniversitesi, 2021-2025 yılları arası İstanbul Okan Üniversitesi, 2025-2026 arasında Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde devam etmiştir. Yerli (Türk Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Derneği, Ağız ve Çene-Yüz Cerrahisi Birliği Derneği, Türk Dişhekimliğinde Lazer Derneği) ve yabancı (AO, Academy of Osseointegration, ITI-International Team for Implantology) bilimsel deneklere üyelikleri bulunan Dr.Kan’ın indeksli yabancı ve hakemli yerli dergilerde birçok makalesi bulunmaktadır.
Maksillo-mandibuler defektlerin rekonstrüksiyonu ve kemik rejenerasyon yöntemleri, ileri dental implant cerrahileri, ortognatik cerrahi, ve oral yumuşak doku cerrahileri üzerine klinik ve deneysel araştırmalar yürütmektedir. Prof.Dr.Bahadır Kan evli ve 2 çocuk babasıdır.
Dijital dönüşüm, diş hekimliğinde implantoloji pratiğini köklü bir şekilde değiştirmiştir. Sanal hasta oluşturularak cerrahinin planlanması, tedavi sürecinin başından sonuna kadar daha öngörülebilir, güvenli ve hasta odaklı ilerlemesine olanak tanır. Günümüzde konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT), ağız içi ve yüz tarayıcıları ile bu verileri entegre eden yapay zekâ destekli gelişmiş yazılımlar sayesinde hastanın anatomisi üç boyutlu olarak detaylı biçimde modellenebilmektedir. Bu sayede ameliyat planı, hedeflenen protetik rehabilitasyona göre operasyon öncesinde tamamlanarak, daha az komplikasyonla ve öngörülebilir sonuçlarla uygulanabilmektedir.
Dijital planlama aynı zamanda estetik ve fonksiyonel sonuçların önceden simüle edilmesini sağlar. Bu durum, hasta ile iletişimi güçlendirirken tedaviye duyulan güveni de artırır. Elde edilen veriler doğrultusunda implantın ideal pozisyonu hassasiyetle belirlenebilir. Cerrahi rehberler veya navigasyon sistemleri eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalar, hata payını minimize ederken cerrahi kompleksiteyi azaltır. Böylece hem klinisyen konforu artar hem de hasta açısından daha minimal invaziv ve hızlı iyileşen bir süreç sağlanır.
Bu konuşmada, dijital implantolojinin yalnızca bir teknolojik yenilik değil; klinik başarıyı artıran, komplikasyonları azaltan ve hasta memnuniyetini üst düzeye taşıyan bütüncül bir yaklaşım olduğu, avantaj ve sınırlılıklarıyla birlikte ele alınacaktır.
Prof. Dr. Banu Gürkan Köseoğlu, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuştur.
1994 yılında aynı fakültenin Ağız diş çene Cerrahis Anabilim Dalında, “Epidermal Büyüme Faktörü Reseptörünün (EGFR) Ağız Boşluğunda Görülen Epidermoid Karsinom ve Odontojen Kist Epitellerinde İmmünohistokimyasal Yöntemle Araştırılması başlıklı tez çalışmasını bitirerek doktora eğitimini başarıyla tamamlamıştır.
1999 yılında Doçent unvanını alan Prof. Dr. Köseoğlu, 2006 yılında Profesörlük unvanına layık görülmüştür. Çok sayıda lisans bitirme tezlerine danışmanlık yapan Köseoğlu’nun danışmanı olduğu 7 adet doktora tezi de bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanmış çok sayıda makale, bildiri, kitap ve bölüm yazarlığı bulunan Prof. Dr. Banu Gürkan Köseoğlu’nun ayrıca Diş Hekimliğinde Lokal Anestezi, Diş Hekimleri İçin Yirmi Yaş Dişler Klinik Rehberi, Diş Hekimleri İçin Acil Medikal Durumlar adlı 3 kitabı bulunmaktadır.
Odontogenezis tamamlandıktan sonra serres ve malesses epitel artıkları olarak bilinen parçacıklar diş etinde ve kemiklerde orijinal formatif yapıda bulunurlar. Enflamasyon veya genetik etkilerle stimüle edildikleri zaman bu kalıntılar odontojenik enfeksiyon, kist ve tümörlere değişim gösterirler.
Çenelerde görülen lezyonların tedavi planlamasında klinik, radyolojik ve patolojik bulguların birlikte yorumlanması tedavinin başarısında en önemli etkendir. Rutinde karşılaşılan klinik bulguların ve radyolojik görüntülerin alışılmışın dışında çok farklı lezyonlar olarak karşımıza çıkması olasıdır. Birçok lezyon klinisyene sürpriz yapmayı sever. Tipik klinik ve radyolojik bulgular önümüzde olsa bile bu sürprizlere hazır olmalıyız. Tüm lezyonlar için en doğru yaklaşım multidisipliner bakış açısıdır. Bu durumda muayene hekiminin farklı bakış açıları geliştirmesi ve gerektiğinde birlikte çalışacağı ekibi oluşturması gereklidir. Hekim hastasını doğru tedavi etmek, gerekirse doğru yönlendirmek ve takibini sürdürmekle sorumludur.
Bu oturumda farklı disiplinlerde birlikte çalışan bir grup olarak klinik ve radyolojik olarak ön görülen tanılardan oldukça farklı histopatolojik tanılarla karşımıza çıkan olgular üzerinden kendi deneyimlerimizi aktarmaya çalışacağız. Bu oturumun sonunda her lezyona gereksiz şüphe hatta korkuyla yaklaşılmasını değil olasılıklar hakkında farkındalık geliştirmeyi amaçlıyoruz.
Dr. Berk Bilgen, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde tamamlamış, 2023 yılında aynı fakültenin Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Total-Parsiyel Protezler Bilim Dalında doktora eğitimini tamamlamıştır. Halen İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Araştırmaları ağırlıklı olarak orofasiyal ağrılar, temporomandibular rahatsızlıklar, çiğneme kaslarının morfolojisi ve fonksiyonu, manyetik rezonans görüntüleme ve bruksizm alanlarında yoğunlaşmaktadır. Bu alanlarda ulusal ve uluslararası indeksli dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel makalesi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası kongrelerde çeşitli sözlü bildiriler yapmıştır. Temporomandibular rahatsızlıklar ve bruksizm konularında bilimsel kitaplarda bölüm çevirilerinde görev almıştır. Temporomandibular rahatsızlıkların tanısı ve tedavi yöntemleriyle ilgili bilimsel toplantılarda konuşmacı olarak yer almıştır.
Yaşlı hastalarda protetik tedavi, yalnızca kaybedilen estetik ve oral fonksiyonların geri kazandırılmasını amaçlayan bir rehabilitasyon süreci değildir. Geriatrik hastalarda başarılı bir protetik rehabilitasyon; bireyin sosyal yaşama katılımını, özgüvenini ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilmektedir. Güncel çalışmalar, uygun protetik tedavinin bu hasta grubunda sosyal etkileşimi ve yaşam kalitesini artırabildiğini, bilişsel fonksiyonlar üzerinde olumlu etkiler sağlayabildiğini, vücudun genelindeki kas-iskelet sistemini güçlendirebildiğini ve sağlıklı yaşlanmayı destekleyebileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, geriatrik hastalarda tedavinin başarısı yalnızca doğru klinik tekniklerin uygulanmasına bağlı değildir. Hastanın fiziksel ve bilişsel kapasitesinin, psikolojik durumunun, beklentilerinin ve yaşam koşullarının doğru değerlendirilmesi; etkili iletişim kurulması ve hasta odaklı bir yaklaşım benimsenmesi de tedavi sonucunu doğrudan etkileyen temel unsurlardır.
Yaşlı hastalarda hareketli protez tedavisinde hasta odaklı bir yaklaşım benimsenmelidir. Yaşlı bireyin beklentilerinin doğru analiz edilmesi, etkili iletişim kurulması, seans planlamasının fiziksel ve bilişsel kapasiteye uygun şekilde düzenlenmesi ve protez kullanımına uyumu artıracak stratejilerin geliştirilmesi uzun dönem tedavi başarısını destekleyen başlıca unsurlardır. Bunun yanı sıra, ağız kuruluğu, azalmış motor beceri, bilişsel değişiklikler, sistemik hastalıklar, motivasyon kaybı ve gerçekçi olmayan beklentiler gibi geriatrik hastalarda sık karşılaşılan durumların tedavi planlaması sırasında göz önünde bulundurulması büyük önem taşımaktadır. Bu faktörlere yönelik bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının benimsenmesi, hasta-hekim iletişimini güçlendirmenin yanı sıra protez memnuniyetini artırarak daha öngörülebilir sonuçların elde edilmesine katkı sağlayacaktır.
Berkay TOKUÇ
Doçent Doktor Kocaeli Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı
Berkay TOKUÇ, 2014 yılında Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuş ve 2019 yılında Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalında uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2020 yılından itibaren Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. 2022 yılında Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevine atanmış, 2024 yılında ise Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanında Doçent unvanını almıştır.
Berkay TOKUÇ’un ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış bilimsel çalışmaları bulunmakta ve alveoler kemik augmentasyonu teknikleri, biyomateryaller ve zigomatik implant tedavi konseptleri üzerine kurs ve seminerler vermektedir.
Mesleki ilgi alanları arasında alveoler kemik augmentasyonları, biyomateryaller, maksillofasiyal implant uygulamaları ve ortognatik cerrahi prosedürleri yer almaktadır. Uluslararası Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Derneği ve Türk Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Derneği üyesidir.
Diabetes mellitus, yara iyileşmesi, immün yanıt ve kemik metabolizması üzerindeki etkileri nedeniyle oral ve maksillofasiyal cerrahi uygulamalarında uzun süredir önemli bir sistemik risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte güncel yaklaşım, diyabet varlığını tek başına oral ve maksillofasiyal cerrahi veya dental implant tedavileri için mutlak bir kontrendikasyon olarak değerlendirmekten uzaklaşmış; hastalığın metabolik kontrolü, eşlik eden komplikasyonlar ve bireysel risk profilinin birlikte ele alındığı daha seçici bir klinik karar sürecine yönelmiştir.
Bu sunumda diyabetik hastada implant tedavisinin planlanması ve cerrahi yönetimi oral ve maksillofasiyal cerrahi perspektifinden ele alınacaktır. Glisemik kontrolün ve HbA1c düzeyinin hasta seçimindeki yeri; enfeksiyon, yara iyileşmesi ve osseoentegrasyon açısından olası riskler; dental implant cerrahisinin zamanlaması ve ileri kemik augmentasyonu gereken olgularda tedavi yaklaşımı tartışılacaktır. Bunun yanında diş çekimi, gömülü diş cerrahisi ve diğer dentoalveoler girişimlerde perioperatif risk değerlendirmesi de ele alınacak; diyabetik hastalarda cerrahi tedavi planlamasının metabolik kontrol düzeyi, işlemin kapsamı ve bireysel risk profili doğrultusunda yapılmasına yönelik kanıta dayalı ve pratik bir yaklaşım sunulması amaçlanmıştır.
Dr. Betül Gedik, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalında görev yapmaktadır. Lisans ve doktora eğitimini İstanbul Üniversitesinde tamamlamıştır. Akademik çalışmalarını ağız, diş ve çene cerrahisi, dental implantoloji, rejeneratif tedaviler, biyomalzemeler, yapay zekâ uygulamaları ve klinik araştırmalar alanlarında sürdürmektedir.
Yurt dışında bilimsel araştırmalar yürütmüş, uluslararası araştırma gruplarıyla akademik iş birliklerinde bulunmuştur. Ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılarda davetli konuşmacı ve oturum başkanı olarak yer almakta, uluslararası hakemli bilimsel dergilerde hakemlik yapmaktadır. Bilimsel çalışmalarını klinik uygulamalar ile translasyonel araştırmaları birleştiren bir yaklaşımla sürdürmektedir.
Özet
Antimikrobiyal direnç, günümüzde küresel sağlık sistemlerini tehdit eden en önemli sorunlardan biri olup, antibiyotiklerin akılcı kullanımı tüm sağlık disiplinlerinin ortak sorumluluğu hâline gelmiştir. Diş hekimliği, antibiyotik reçeteleme sıklığının yüksek olduğu alanlardan biri olmakla birlikte, güncel bilimsel kanıtlar birçok cerrahi girişimde rutin antibiyotik kullanımının beklenen klinik faydayı sağlamadığını göstermektedir. Bu nedenle antibiyotik kullanımına ilişkin kararların alışkanlıklarla değil, bilimsel kanıtlar ve güncel rehberler doğrultusunda verilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu sunumda, ağız, diş ve çene cerrahisi pratiğinde antibiyotik kullanımına ilişkin güncel yaklaşım; odontojenik enfeksiyonların yönetimi, cerrahi profilaksi, üçüncü molar cerrahisi, dental implant uygulamaları ve sistemik risk taşıyan hastalarda antibiyotik endikasyonları üzerinden ele alınacaktır. Doğru endikasyon, uygun ajan seçimi, doz, uygulama zamanı ve tedavi süresi gibi temel ilkeler, güncel uluslararası rehberler ve kanıta dayalı çalışmalar ışığında değerlendirilecek; klinik uygulamada sık karşılaşılan tartışmalı durumlar bilimsel veriler doğrultusunda tartışılacaktır.
Sunumun amacı, antibiyotik kullanımına ilişkin güncel kanıtları klinik pratiğe aktararak, gereksiz reçetelemeyi azaltan, hasta güvenliğini önceleyen ve antimikrobiyal dirençle mücadeleyi destekleyen kanıta dayalı bir yaklaşımın önemini ortaya koymaktır.
Özgeçmiş
Prof Dr Betül Kargül
Dişhekimliği Fakültesi
Pedodonti AD
Prof. Dr. Betül Kargül, 1986 yılında Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuş ve 2004 yılında Profesör ünvanını almıştır. Araştırma alanları; epidemiyoloji, çocuklarda çürük araştırmaları, koruyucu diş hekimliği ve dental materyallerdir. 200’den fazla hakemli dergide makalesi yayımlanmış olup, ulusal ve uluslararası kongrelerde 350’den fazla sunumu bulunmaktadır. Yaptığı araştırmalar Uluslararası Kongrelerde 40’tan fazla ödül almıştır. 1999 yılında Austrian Academic Exchange Service, Department of Development Cooperation tarafından araştırma projesini desteklemek amacıyla burs almaya hak kazanmıştır. 2007 yılında ise Royal College of Physicians and Surgeons of Glasgow, Birleşik Krallık tarafından verilen TC White Visiting Scholarship bursunu almıştır. Çocuk Diş Hekimliği alanında aktif olarak çalışmalarını sürdürmektedir. 2002–2012 yılları arasında European Academy of Paediatric Dentistry’de konsey üyesi olarak görev yapmıştır. 2019 yılında Erasmus+ 2019-1-RO01-KA202-063820 Oral Special Care Academic Resources (OSCAR) projesinde proje ortağı olarak yer almıştır. 2023-1-TR01-KA220-HED-000155608 numaralı Erasmus+ “Pain-free Dental Injection” (PaFein+) öğretim modeli ve çocukların diş tedavisine etkisi başlıklı projenin koordinatörlüğünü yürütmektedir. Hâlen Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Pedodonti Anabilim Dalı’nda Profesör olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda Queen Mary University of London’da Misafir Profesör olarak araştırmalarına devam etmektedir.
Prof Dr Betul Kargul
Minimal İnvaziv Diş Hekimliği (MID), erken teşhis ve koruyucu yaklaşımlar yoluyla diş dokusunun korunmasını öncelik haline getirir. Remineralizasyon stratejileri, özellikle kavite oluşmamış çürük lezyonlarının tedavisinde bu yaklaşımın temelini oluşturur. Remineralizasyon, diş dokusunun korunmasına olanak sağlayarak operatif yaklaşımları geciktirir veya önlenmesinde önemli bir rol oynar.
Kanıtlar, remineralizasyonun erken mine lezyonlarını durdurma ve remineralize ederek operatif yaklaşımları azalttığını göstermektedir. Kazein fosfopeptit–amorf kalsiyum fosfat (CPP-ACP), biyoaktif materyaller ve kalsiyum gliserofosfat (CaGP) gibi remineralizasyon ajanlarındaki gelişmeler, mine remineralizasyonunun başarısını artırmıştır.
MID prensipleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olan klinisyenlerin, remineralizasyon yaklaşımlarını rutin klinik uygulamalarına entegre etme olasılığı daha yüksektir.
Sonuç olarak, gelişmiş remineralizasyon teknolojilerinin entegrasyonu, klinik uygulamayı güçlendirirken çürük yönetiminde koruyucu ve hasta odaklı bir yaklaşımı desteklemektedir.
Doç. Dr. Betül Şen Yavuz, 2013 yılında Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuş, 2017 yılında aynı üniversitenin Pedodonti Anabilim Dalında Uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2023 yılında İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Lisans Programını, 2025 yılında ise İstanbul Medeniyet Üniversitesi Biyolojik Veri Bilimi Yüksek Lisans Programını tamamlamıştır. Ocak 2025'te Doçent unvanını almış olup, akademik çalışmalarını Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalında sürdürmektedir.
Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde çok sayıda bilimsel yayını, kitap bölümü ve kongre bildirisi bulunmaktadır. Scientific Reports dergisinde editör, European Journal of Research in Dentistry dergisinde alan editörü olarak görev yapmakta, ayrıca Türk Pedodonti Derneği Eğitim Komisyonu Üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Bilimsel çalışmaları; minimal invaziv tedaviler, erken çürük lezyonlarının tanı ve tedavisi, optik koherens tomografi, büyükayı-kesici hipomineralizasyonu (MIH), gelişimsel diş anomalileri, dental travmalar ve çocuk diş hekimliğinde yapay zekâ uygulamaları üzerine yoğunlaşmaktadır. Evli ve bir çocuk annesidir.
Minimal İnvaziv Tedavi Yaklaşımları
Minimal invaziv tedaviler, biyolojik doku korunumunu esas alarak çürük ilerlemesini kontrol altına almayı ve diş dokusunun mümkün olduğunca korunmasını hedeflemektedir. Bu sunumda, selektif çürük uzaklaştırma, Hall tekniği, gümüş diamin florür (SDF) uygulamaları, rezin infiltrasyonu ve cam hibrit restoratif sistemler gibi güncel yaklaşım ve materyaller çocuk diş hekimliği perspektifinden ele alınacaktır.
1986 yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olarak "Diş Hekimi" unvanını aldı ve aynı fakültenin Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı’nda doktora programına başladı.
1990 yılında YÖK bursu kazanarak ACTA Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Bilim Dalı'nda doktora teziyle ilgili ön çalışmalarda bulundu.
1994 yılında tez çalışmalarını bitirerek "Dr. Med. Dent" unvanını aldı.
1996 yılında TÜBİTAK araştırma bursu kazanarak Connecticut Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Ana Bilim Dalı'nda seri çalışmalar yaptı.
1998 yılında “Doçent” kadrosuna atandı.
1999 yılında, Hans Genet Vakfı ve Avrupa Endodontoloji Birliği tarafından “En Aktif Araştırmacı” olarak seçildi.
2001 yılında Campbell Vakfı’ndan burs alarak UCLA Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı'nda endodontide mantar enfeksiyonlarıyla ilgili seri çalışmalarda bulundu.
2004 yılında ise “Profesör” unvanını aldı.
Ulusal ve uluslararası 19 projesi mevcutken ortak araştırmaları ulusal veya uluslararası düzeyde şimdiye kadar 14 ödül aldı.
150’den fazla ulusal veya uluslararası makalesi yayımlandı. Yurt içi ve yurt dışında 300’den fazla konferans ve kurs verdi.
Yaptığı araştırmalar 2500’den fazla atıf alırken H-endeks (WOS) puanı 28’e ulaştı.
Yazar olduğu bir kitap, çeviri editörlüğü yaptığı bir kitap ve bölüm yazarak katkıda bulunduğu dört kitap mevcuttur.
Ekim 2025’ten beri İzmir Tınaztepe Üniversitesinde öğretim üyesi ve Endodonti Ana Bilim Dalı Başkanı olarak akademik yaşamına devam etmektedir.
Dişhekimi, günlük muayenehane yaşamında enflamatuvar ve/veya enfeksiyöz endodontik durumlarla sıklıkla karşılaşır. Bu durumların çoğunda lokal müdahale ile semptomlar ortadan kalkar ve iyileşme gerçekleşir, çünkü kök kanallarının genişletilmesi temizlenmesi ve dezenfeksiyonu ile enfeksiyon kaynağını ortadan kaldırmak oldukça kolaydır. Ancak bazı durumlarda, hastanın yaygın şişlik, selülit, ateş, lenfadenopati, kırıklık ve yorgunluk gibi daha ciddi semptomları olabilir. Durum böyle olduğunda endodontik tedavi yaklaşımlarına ek olarak, antibiyotik reçete edilmesi gerekebilir. Bu bağlamda, hekimin hangi tip antibiyotiği, hangi dozda ve ne kadar süre vereceği çok önemlidir. Antibiyotiklere karşı gelişen direnç ve antibiyotiklerin neden olduğu yan etkiler dünya çapında sorun yarattığı için bu üç kriterin hepsi de çok önemlidir.
Bu sunumda, yukarıda belirtilen faktörler kapsamında ayrıntılı bilgi verilecek ve irdelenecektir.
Eğitim ve Akademik Kariyer:
1997’de Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olan Dr. Efeoğlu, aynı üniversitede Ağız, Diş ve Çene Cerrahısı alanında doktorasını (2003) ve uzmanlığını (2013) tamamlamıştır. Ayrıca Royal College of Surgeons of England üyesidir (MFDS Eng). Akademik kariyerinde Leeds Üniversitesi (İngiltere), Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinde (DEÜ) araştırmacı, diş hekimi ve öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. 2021 yılından bu yana DEÜ Diş Hekimliği Fakültesinde Profesör olarak görev yapmaktadır.
İdari ve Akademik Deneyim:
DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığı (2021–2023), Klinik Bilimler Bölüm Başkanlığı, Fakülte ve Üniversite Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Üniversite Senato Üyeliği gibi idari görevler üstlenmiştir.
Akademik İlgi Alanları ve Yayınlar:
Temporomandibular eklem (TME) rahatsızlıkları, ilaca bağlı osteonekroz (MRONJ), implantoloji, çene kistleri & tümörleri ve cerrahi biyomalzemelerdir. Uluslararası ve ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış 50'den fazla makalesi, kitap bölümü yazarlığı ve uluslararası kongrelerde sunulmuş 60'tan fazla bildirisi bulunmaktadır.
Bu sunum, Temporomandibuler Eklem (TME) patolojilerinin cerrahi tedavisini ve iyi klinik uygulamaları kanıta dayalı tıp çerçevesinde ele almaktadır. TME rahatsızlıkları sıklık sırasına göre sınıflandırılmış; en sık myofasiyal ağrılar, internal düzensizlikler/artralji ve kırık-dislokasyon görülürken, ankiloz, dejeneratif eklem hastalığı ve kondil hiperplazisi daha nadir, tümörler ve infektif artrit ise ender rastlanan durumlar olarak sunulmuştur. Kanıt seviyeleri piramidi (meta-analizden hayvan çalışmalarına) ve klinik tavsiye dereceleri (A-D) açıklanmıştır. Güncel literatür taramasında artrosentez, artroskopi, PRP/HA enjeksiyonları, diskopeksi teknikleri, diskektomi, ORIF ile kondil kırığı tedavisi, ankiloz rekonstrüksiyonu (otojen greft, distraksiyon osteogenezi) ve total TME protezleri olgu örnekleri yardımıyla karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak; hasta merkezli, multidisipliner yaklaşım, kapsamlı bilgilendirilmiş onam ve uzun dönem takip vurgulanmıştır.
İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden 2004 yılında mezun oldu. Aynı yıl Periodontoloji Ana Bilim Dalında Doktora eğitimine başladı ve 2010 yılında doktora eğitimini tamamladı. Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde 2011 ve 2012 yılları arasında askerlik görevini tamamladıktan sonra öğretim üyesi olarak göreve başladığı “İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde idari direktörlük, dekan yardımcılığı” gibi idari görevlerde bulundu. Doçent unvanını 2021 yılında kazandı. Türkiye Sigarayla Savaş Derneği'nde 2015 yılından itibaren yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. Türk Diş Hekimleri Birliği'nin Toplum Ağız Diş Sağlığı Eğitimi Komisyonu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Türk Periodontoloji Derneği (TPD), Avrupa Periodontoloji Derneği (EFP) üyelikleri bulunmaktadır. Dişe Dokunur İşler Kulübünün 7 yıldır danışman öğretim üyeliği görevini yürütmektedir. Mesleki özel ilgi alanları; rejeneratif periodontal ve mukogingival cerrahiler, minimal invaziv cerrahiler, estetik kuron boyu uzatma cerrahileri, akılcı antibakteriyel kullanımı, dental implantolojide cerrahi uygulamalar ve peri-implantitis tedavileridir. Periodontoloji ve İmplantoloji ile ilgili yurtiçinde konferans ve kurslar vermektedir. Güneş Tıp Kitabevleri tarafından 2021 yılında yayınlanan “Periodontoloji Akıl Notları” adlı kitabın editörlüğünü Prof. Dr. Özen Tuncer ile birlikte yapmıştır. Yerli ve yabancı dergilerde yayınlanmış 35'in üzerinde bilimsel makalesi bulunmaktadır. Evli ve iki çocuğu vardır.
Antimikrobiyal direnç, günümüzde küresel halk sağlığını tehdit eden en önemli sorunlardan biri olup, diş hekimliği uygulamalarında antibiyotiklerin gereksiz veya uygunsuz kullanımı bu sürece önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Günümüzde periodontal tedavinin temelini biyofilm kontrolü ve mekanik debridman oluşturmakta; sistemik antibiyotikler, analjezikler, antiseptikler ve diğer farmakolojik ajanlar ise yalnızca bilimsel kanıtlarla desteklenen endikasyonlarda kullanılmalıdır. Bunlar, yalnızca doğru endikasyonlarda, uygun ajan, doz ve süreyle kullanıldığında klinik yarar sağlamaktadır. Bu nedenle akılcı antimikrobiyal kullanımı, periodontoloji pratiğinin vazgeçilmez bir bileşeni hâline gelmiştir.
Bu sunumun amacı, periodontoloji alanında çalışan diş hekimlerinin akılcı antimikrobiyal kullanımına ilişkin güncel bilgi düzeyini güçlendirmek, gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmaya yönelik farkındalığı artırmak ve hasta güvenliğini önceleyen, kanıta dayalı reçeteleme alışkanlıklarının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktır.
Periodontolojide akılcı antimikrobiyal kullanımının temel ilkeleri güncel bilimsel kanıtlar ve uluslararası kılavuzlar doğrultusunda ele alınacak ve sistemik antibiyotiklerin periodontal tedavideki gerçek endikasyonları, mekanik tedavinin yerine antibiyotik kullanımının uygun olmadığı durumlar, antimikrobiyal direnç gelişiminin önlenmesi, antibiyotik profilaksisi, lokal antimikrobiyal ajanların yeri ve hasta odaklı reçeteleme ilkeleri güncel literatür ışığında tartışılacaktır. Ayrıca ülkemizde diş hekimliğinde akılcı antibiyotik kullanımı konusunda gerçekleştirilen çalışmaların sonuçları değerlendirilerek klinik uygulamada sık karşılaşılan reçeteleme hataları ve bunların önlenmesine yönelik kanıta dayalı öneriler paylaşılacaktır.
Prof. Dr. Ülev Deniz ERDİNÇLER
Lisans: 1977-1983 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi
Tıpta Uzmanlık: 1986-1990 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı
Yan dal Uzmanlık: 2002-2004 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Geriatri Bilim Dalı
Doçent: 1997 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Profesör: 2004 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
1986’dan beri Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde çalışmakta ve 2017 yılından beri de Geriatri Bilim Dalı Başkanı
İlgi Alanları: Nütrisyon, sarkopeni, kırılganlık, demans, osteoporoz, inkontinans, polifarmasi
Türkiye’de nüfus hızla yaşlanmaktadır. TUİK verilerine göre 2020’de %9,5 olan 65 yaş üstü nüfus 5 yılda %20,5 artarak 2025’de %11,1 olmuştur. Ağız hastalıkları dünya genelinde en yaygın kronik hastalık gruplarından biridir; WHO Global Oral Health Status Report 2022, yaklaşık 3,5 milyar kişinin oral hastalıklardan etkilendiğini ve oral sağlığın genel sağlık ile sağlıklı yaşlanma açısından doğrudan belirleyici olduğunu vurgulamaktadır. Yaşlı bireyde ağız sağlığı, izole bir dental sorun olmaktan çok; kırılganlık, beslenme, kognisyon, sistemik inflamasyon ve ilaç yükü ile iç içe geçen bir geriatrik bakım alanıdır.
Yaşlanma sadece kronolojik bir kavram değildir. Hemostazis ve adaptasyon kapasitesinde azalma organ sistemlerinde meydana gelen değişikliklerin her yaşlıda farklı seviyelerde olmasını açıklar. Kırılganlıkta adaptasyon kapasitesi azalır. Geriatrinin temel konularından olan kırılganlık sadece fiziksel olarak değil kognitif, sosyal ve oral kırılganlık olarak da değerlendirilmelidir.
Malnütrisyon yaşlanma ile sıklığı artan, morbidite ve mortaliteyi artıran geriatrik bir sendromdur. Malnütrisyon için risk faktörlerinden biri de ağız sağlığıdır. Oral frailty, yaşa bağlı, ilerleyici bir ağız fonksiyonunun (örneğin, çiğneme, yutma, konuşma gibi) azalmasıdır ve genel fiziksel kırılganlığın ve yetersiz beslenmenin erken bir göstergesi olarak kabul edilir, büyük ölçüde geri döndürülebilir bir durumdur.
Geriatrik bakış açısı, diş hekiminin aşırı tedavi (over-treatment) ile yetersiz tedavi (under-treatment) arasında denge kurmasını sağlar ve tedavi hedefini ideal restorasyondan çok ağrı kontrolü, enfeksiyon kontrolü, çiğneme-yutma fonksiyonunun korunması ve yaşam kalitesinin artırılması olarak tanımlar. Oral frailty erken evrede potansiyel olarak geri döndürülebilir bir durumdur ve erken tanınması önemli bir müdahale fırsatı sunar. Sonuç olarak yaşlı bireyde ağız sağlığı; oral frailty, malnütrisyon, sistemik inflamasyon, polifarmasi ve ilaçla ilişkili çene nekrozu gibi alanlarla kesişen multidisipliner bir konudur ve geriatrist ile diş hekimi arasındaki iş birliği, sağlıklı yaşlanmanın önemli bir parçasıdır.
Bu oturumun amacı, diş hekimlerine yaşlı hastayı kronolojik yaştan çok biyolojik yaş, kırılganlık, fonksiyonel kapasite, kognitif durum, ilaç yükü ve yaşam kalitesi hedefleri çerçevesinde değerlendiren bir geriatrik bakış açısı kazandırmaktır.
Anahtar kelimeler: geriatrik diş hekimliği, oral frailty, inflammaging, polifarmasi, hasta merkezli bakım
Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde tamamlayan Doç.Dr. Derya Gürsel Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı’nda Uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. Aachen AALZ’ de Diş Hekimliğinde Lazer kullanımı ile ilgili mastership programını tamamlamıştır. Yine London Collage of Homeopaty’den Homeopat Diplomasına sahiptir. Üniversite dışında birçok özel kuruluş ve kamu kuruluşunda görev yapmıştır. Restoratif Diş Hekimliği kapsamında, Estetik ve Minimal İnvaziv Diş Hekimliği ile ilgili ulusal ve uluslararası düzeyde 120’nin üstünde akademik bildiri, alanında indekslenen dergilerde 50’nin üstü makale ve kitap bölümüve farklı kurumlarla yaptığı bir çok proje bulunmaktadır. Hala Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Doçent olarak çalışmaya devam etmektedir. Restoratif Diş Hekimliği ve Homeopati alanında eğitimler vermeye devam etmektedir.
Posterior bölge, yüksek çiğneme kuvvetleri ve nem kontrolü güçlüğü nedeniyle direkt restorasyonlarda doğru materyal ve teknik seçimini zorunlu kılar. Peki hangi materyali seçmeliyiz? Bu sunumda kompozit rezinler, bulk-fill ve akışkan kompozitler, cam iyonomer esaslı materyaller ve amalgam, yalnızca dayanım ve estetik açısından değil; biyouyumluluk ve toksisite açısından da sade bir bakışla karşılaştırılacaktır. Amalgamdaki cıva tartışması, kompozitlerden salınan rezidüel monomerler ve BPA gibi konular güncel kanıtlar ışığında ele alınacak ve klinik karar süreci bu çerçevede tartışılacaktır. Restorasyonun uzun ömrünü artıran biyomimetik yaklaşımlar, doğal dişin esnekliğini taklit eden stres emici tabakalar ve fiber takviyesinin kırık direncine katkısı vurgulanacaktır. Ayrıca konservatif çürük temizliği, adeziv uygulama ve polimerizasyon stresinin yönetimi gibi temel adımlar aktarılarak klinisyenlere uygulanabilir ve kanıta dayalı bir karar rehberi sunulması amaçlanmaktadır.
Prof.Dr.Duygu Tuncer 1999 Yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde lisans eğitimine başlamış, 2004 yılında bu eğitimi tamamlamıştır. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine başlamış ve 2011 yılında tamamlamıştır. Aynı yıl Başkent Üniversitesi Diş Heklimliği Fakültesi’nde çalışmaya başlamıştır. 2016 yılı Nisan döneminde Doçent ünvanı almıştır. 2011 – 2017 yılları arasında Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, 2017 – 2020 yılları arasında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalları’nda görev yapmıştır. 2024 yılı Nisan ayında Lokman Hekim Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Anabilim Dalı’na Profesör olarak atanmıştır. Halen aynı fakültede akademik çalışmalarına devam etmektedir. Dr. Duygu Tuncer Evli ve 3 çocuk annesidir.
Direkt kompozit restorasyonlar, minimal invaziv yaklaşımı ve üstün estetik potansiyeli sayesinde günümüz diş hekimliğinde önemli bir yer tutmaktadır. Ancak uzun dönem klinik başarının sağlanması; doğru hasta seçimi, uygun endikasyon belirleme ve dikkatli tedavi planlaması ile doğrudan ilişkilidir. Adeziv sistemlerin doğru kullanımı, etkin izolasyon ve uygun materyal seçimi restorasyonun dayanıklılığını ve marjinal uyumunu belirleyen temel unsurlardır.
Klinik uygulama aşamasında tabakalama teknikleri, doğru polimerizasyon stratejileri ve anatomik formun başarılı şekilde oluşturulması estetik ve fonksiyonel sonuçları doğrudan etkiler. Bununla birlikte, bitirme ve polisaj işlemlerinin özenle yapılması yüzey kalitesini artırarak plak birikimini ve renklenmeyi azaltır. Olası komplikasyonların önlenmesi ve erken dönemde yönetilmesi ise restorasyonların ömrünü uzatmada kritik rol oynar.
Sonuç olarak, direkt kompozit restorasyonlarda başarı; materyal bilgisi ile klinik becerinin birleştiği, detaylara gösterilen özenle şekillenen çok faktörlü bir süreçtir. Bu sunum, klinik başarıyı artırmaya yönelik pratik ipuçları ve güncel yaklaşımları kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır.
Doç. Dr. Elif Çiftçioğlu, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuştur. Endodonti alanındaki doktora eğitimini 2007 yılında İstanbul Üniversitesi Endodonti Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nden lisans derecesine ve Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sağlık Yönetimi alanında yüksek lisans derecesine sahiptir. 2024 yılında İstanbul Okan Üniversitesi Endodonti Anabilim Dalı’nda doçentlik unvanını almıştır. 2014 yılından bu yana İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup, ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış makaleleri ve bilimsel toplantılarda sunulmuş bildirileri bulunmaktadır.
Endodontik tedaviler, doğru planlama ve uygulamaya rağmen çeşitli komplikasyonlarla karşılaşılabilen dinamik süreçlerdir. Kanal anatomisinin kompleks yapısı, diş hekiminin deneyimi ve kullanılan teknikler bu komplikasyonların gelişiminde belirleyici rol oynar. Alet kırılması, alet yutulması, perforasyonlar, yıkama kazaları gibi durumlar, tedavi başarısını olumsuz etkileyebilecek başlıca sorunlar arasında yer alır.
Bu sunumda, endodontik tedavi sırasında karşılaşılabilecek komplikasyonlar güncel literatür ve klinik örnekler eşliğinde ele alınacaktır. Komplikasyonların tanısı, önlenmesine yönelik stratejiler ve oluştuğunda uygulanabilecek etkili yönetim yaklaşımları tartışılacaktır. Amaç, klinisyenlerin karşılaştıkları sorunları doğru analiz edebilmeleri ve uygun müdahale yöntemlerini uygulayarak tedavi başarısını artırabilmeleridir.
Doç. Dr. Emre Durcan, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlamış, ardından aynı kurumda İç Hastalıkları uzmanlık eğitimini ve Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları yan dal uzmanlık eğitimini almıştır.
Klinik ve akademik ilgi alanları arasında obezite tıbbı, diyabet ve metabolik hastalıklar, ileri obezite farmakoterapileri, inkretin temelli tedaviler, hipofiz hastalıkları ve obeziteye bağlı endokrin-metabolik komplikasyonlar yer almaktadır. Ulusal ve uluslararası çok merkezli klinik araştırmalarda araştırmacı olarak görev almış olup, özellikle obezite, diyabet, metabolizma ve nöroendokrinoloji alanlarında akademik çalışmalar yürütmektedir.
European Society of Endocrinology, European Association for the Study of Obesity, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği, Türkiye Obezite Araştırma Derneği ve Türk Diyabet Cemiyeti üyesidir. Ayrıca BMC Endocrine Disorders dergisinde Editorial Board Member olarak görev yapmaktadır.
M. Erhan Çömlekoğlu Ege Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde Protetik Diş Tedavisi alanında doktorasını tamamlamıştır. Halen aynı fakültede öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
Ulusal ve uluslararası kuruluşlarca desteklenmiş çeşitli projelerde görev almıştır. 30’dan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel ödül kazanmıştır. Adeziv ve implant diş hekimliği konularında hakemli bilimsel dergilerde 70’i aşkın yayını bulunmaktadır. Fakültede bilgisayar destekli tasarım ve üretim biriminin kurulmasında görev almıştır.
Protetik diş tedavisi alanında klinik çalışmalar yürüten Erhan Çömlekoğlu, ağırlıklı olarak farklı material ve tekniklerin implant çevresi yumuşak ve sert dokularlarla etkileşimi ve klinik sonuçları üzerine çalışmaktadır.
Dijital diş hekimliği, klinisyenlere hız, konfor ve öngörülebilirlik sunarak günlük pratiği önemli ölçüde değiştirmiştir. İntraoral tarayıcılar, CAD/CAM sistemleri ve dijital planlama yazılımları sayesinde tedavi süreçleri daha verimli hale gelmiştir. Ancak klinik uygulamada karşılaşılan bazı temel sorunlar halen devam etmektedir. Özellikle subgingival marjinlerin doğru taranamaması, tam ark ölçülerde doğruluk kayıpları ve oklüzal uyum problemleri klinisyenlerin sık karşılaştığı zorluklardandır. Ayrıca, farklı sistemler arasında veri aktarımındaki uyumsuzluklar ve kapalı yazılım ekosistemleri, iş akışını zorlaştırmakta ve zaman kaybına neden olmaktadır.
Bunun yanında, dijital sistemlerin öğrenme eğrisi ve klinik karar süreçlerinde operatöre bağımlılık, sonuçların standardizasyonunu sınırlayabilmektedir. Laboratuvar-klinik iletişiminde dijital veri aktarımı avantaj sağlasa da, eksik veya hatalı veri paylaşımı restorasyon başarısını olumsuz etkileyebilmektedir.
Bu sorunların çözümünde klinisyen odaklı yaklaşımlar ön plana çıkmalıdır. Hibrit iş akışlarının (konvansiyonel + dijital) doğru endikasyonlarda kullanılması, özellikle sınır vakalarda başarıyı artırabilir. Klinik eğitimlerin artırılması, tarama protokollerinin standardize edilmesi ve sistemler arası açık veri paylaşımının desteklenmesi gereklidir. Ayrıca, klinisyenlerin kullandıkları sistemleri iyi tanıması ve vaka seçimini doğru yapması kritik öneme sahiptir. Sonuç olarak, dijital diş hekimliği doğru klinik yaklaşım ve deneyimle desteklendiğinde güçlü bir araç olmaya devam edecektir.
Dr. Cansız 1983 yılında İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olduktan sonra uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda tamamlamış ve aynı bölümde öğretim üyesi olmuştur.
2015 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda 6 ay süreyle KBB alanında fellow olarak çalışmıştır. Ayrıca Almanya Osnabrück’te Clinicum Osnabrück Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi Kliniği’nde ve İngiltere Londra’da St. George’s Medical University Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi bölümünde fellow olarak görev yapmıştır.
2022 yılında Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olarak tıp doktoru unvanını almıştır. Ağustos 2019’da Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanında Doçent unvanını kazanmıştır.
Erol Cansız, 2019 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda görev yapmaktadır.
Doç. Dr. Erol Cansız modern maksillofasiyal cerrahinin tüm alanlarıyla ilgilenmekle birlikte, klinik olarak ortognatik cerrahi ve temporomandibular eklem cerrahisi alanlarında spesifik olarak çalışmaktadır.
Ortognatik cerrahi, yalnızca oklüzal uyumsuzlukların düzeltilmesinin ötesine geçerek; fonksiyon, estetik ve hastaya özel planlamaların bir araya geldiği kapsamlı bir yüz rehabilitasyonu alanına dönüşmüştür. Bu sunumda ortognatik cerrahi, genel diş hekimi ve ortodonti uzmanı ve çene cerrahisi uzmanı perspektifinden ele alınarak, yalnızca diş diziliminin değil, yüz mimarisinin bütüncül yönetimindeki rolü vurgulanacaktır. Ortodontik kamuflajın sınırları, cerrahi endikasyonların doğru belirlenmesi ve dentofasiyal deformitelerin erken tanınıp uygun şekilde yönlendirilmesi temel başlıklar arasında yer almaktadır.
Ayrıca CBCT tabanlı analizler, intraoral taramalar, 3 boyutlu yüz görüntüleme sistemleri ve sanal cerrahi planlama gibi güncel dijital yaklaşımlar ile tedavi öngörülebilirliğinin nasıl arttığı ele alınacaktır. Ortognatik cerrahinin hava yolu üzerine etkileri, temporomandibular eklem ilişkisi ve yüz estetiğine katkıları seçilmiş klinik vakalar üzerinden tartışılacaktır.
Bu sunum, diş hekimliği ile maksillofasiyal cerrahi arasındaki köprüyü güçlendirerek, klinisyenlerin ortognatik cerrahiyi hangi durumlarda ve nasıl tedavi planlarına dahil etmeleri gerektiğine dair daha net bir bakış açısı kazandırmayı; böylece hastalarda hem fonksiyonel hem de estetik açıdan daha başarılı sonuçlar elde edilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
1989 yılında Avusturya Lisesi’nden, 1994 yılında da İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun oldu. 1995-1999 yılları arasında aynı üniversitenin Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı'nda doktora yaptı. 2002 yılında Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı'nda yardımcı doçent, 2006 yılında doçent, 2014 yılında da profesör ünvanlarını aldı. Tokyo Medical and Dental School ve University of Pensylvania School of Dentistry’de misafir araştırmacı olarak bulundu. Türk Diş Hekimleri Birliği, Restoratif Diş Hekimliği Derneği ve International Association of Dental Research’ın uluslararası kongrelerinin bilimsel komitelerinde yer aldı. 2013-2017 yılları arasında Continental European Division of IADR’ın yönetim kurulu üyeliğini ve 2014-2016 yılları arasındaki dönem başkanlığını yürüttü. 2017 yılından itibaren Restoratif Diş Hekimliği Derneği’nin başkanı olarak görev almaktadır. Halen Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı olarak çalışmakta ve adeziv dişhekimliği ve dental materyaller ile ilgili ulusal, uluslararası pek çok bilimsel yayını, kitap bölümleri ve sunumları bulunmaktır. Adezyon, beyazlatma, kompozit vener, porselen lamina, endodontik tedavi görmüş dişlerin restorasyonu, direkt-indirekt posterior restorasyonlar konularında konferans ve hands-on kurslar düzenlemektedir. IADR, Academy of Dental Materials, TDB, Restoratif Diş Hekimliği Derneği ve Lazer Akademisi Derneği üyesidir. Evli ve bir kız çocuğu annesidir.
Özet:
Son yıllarda gelişmiş toplumlarda sıklıkla karşılaşılan ve her yaş grubunu etkileyen önemli problemlerden bir tanesi diş aşınmalarıdır. Multifaktöriyel orijine sahip olan diş aşınmaları iç ve dış etkenlerden kaynaklanan kimyasal ve mekanik faktörlerin kombinasyonu sonucunda meydana gelmekte ve ilerleyici özellik göstermektedir. Özellikle parafonksiyonel alışkanlıklar ile erozyonun birlikte seyrettiği ve hastada dikey boyut kaybına neden olan diş aşınmalarının tedavisi diş hekimleri açısından oldukça zorlayıcı bir klinik tablo yaratmaktadır. Diş aşınmalarındaki güncel tedavi yaklaşımı, adeziv sistemler ile diş sert dokularına yüksek ve uzun süreli bağlanma potansiyeli gösteren restoratif materyallerin kullanılması ile kalan diş sert dokusunu koruyan ilave edici adeziv restorasyonların (additive adhesive restorations) uygulanmasıdır. Bu sunumda farklı yapıdaki diş aşınmalarının etyolojik faktörleri, bu vakalarda gerçekleştirilen porselen lamina, kompozit ve parsiyal indirekt adeziv restorasyonlar (PİAR) ve bunların prognozları bilimsel veriler ve klinik vakalar eşliğinde tartışılacaktır.
Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini ikincilikle bitirmiş ve aynı fakültenin Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalında bilim doktoru unvanını almıştır. Doktora sonrası yurtdışında biyomateryaller ve yüzey analizleri üzerinde çalışmıştır. Ardından Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde öğretim görevlisi, doçent ve profesör kadrolarında çalışmıştır . Halen Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesidir. Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin ilk dijital ekipmanlarını sağlayan projeleri yürütmüştür. Alanıyla ilgili patentlenmiş ve tescillenmiş buluşları vardır. Araştırmalarıyla yer aldığı uluslararası bilimsel etkinliklerde birincilik ve ikincilik ödülleri almıştır. Kalkınma Bakanlığı, TÜBİTAK, YÖK ve üniversiteler tarafından desteklenen projeler yürütmüştür. Sağlık Bakanlığının çeşitli kurullarda bilim kurulu üyesidir. İmplant destekli tedaviler, dijital diş hekimliği, estetik tedaviler, CAD/CAM tedaviler, adeziv sistemler, renk, biyomateryaller ve protetik diş hekimliğinde yapay zeka konularında çalışmaktadır. Kültür Bakanlığı tarafından organize edilen etkinlikler de dahil olmak üzere, aktif olarak Klasik Türk Müziği icra etmektedir.
İmplant tedavilerinin öngörülebilirliği ve yaygınlaşması, protetik tedavi seçeneklerini önemli ölçüde genişletirken, prognozu şüpheli doğal dişler için verdiğimiz kararları da değiştirmiştir. Günümüzde aşırı madde kaybına uğramış bir diş için yalnızca “Bu dişi nasıl restore edebilirim?” değil, “Bu dişi korumalı mıyım?” sorusunun da yanıtlanması gerekir. Çünkü bir dişin teknik olarak restore edilebilir olması, uzun dönem protetik prognozunun öngörülebilir olduğu anlamına gelmeyebilir; benzer şekilde, yerine implant uygulanabilmesi de doğal dişten vazgeçmek için tek başına yeterli bir gerekçe değildir.
Bu sunumda, aşırı madde kaybına sahip dişlerde koruma ve çekim kararının protetik sınırları klinik deneyim ışığında tartışılacaktır. Kalan diş yapısının nihai restorasyona sağlayabileceği biyomekanik temel, protetik tedavinin bu sınırları ne ölçüde genişletebileceği ve uygulanan ek girişimlerin uzun dönem prognoza gerçek katkısı üzerinde durulacaktır. Amaç, teknik olarak yapılabilir olan ile klinik olarak öngörülebilir olan arasındaki ayrımı ortaya koymaktır.
Her aşırı madde kayıplı dişi korumayı savunmak ya da çekim için katı eşikler tanımlamak yerine, hangi dişin ikinci bir şansı hak ettiğini, bu şansın ne zaman öngörülebilir bir protetik tedaviye dönüşebileceğini ve ne zaman vazgeçmenin daha doğru bir karar olduğunu sorgulayan bir yaklaşım sunulacaktır.
Prof. Dr. Gianluca Gambarini, Roma La Sapienza Üniversitesi Endodonti Anabilim Dalı Başkanı, Tam Zamanlı Profesör ve Endodonti Yüksek Lisans Programı Direktörüdür.
Uluslararası alanda saygın bir akademisyen, araştırmacı ve eğitmen olan Prof. Dr. Gambarini, endodonti alanında 500'ün üzerinde bilimsel makale, kitap ve kitap bölümü yayımlamış; dünyanın dört bir yanında düzenlenen ulusal ve uluslararası kongreler, üniversiteler ve bilimsel organizasyonlarda 500'den fazla konferans vermiştir. Endodontik materyaller, nikel-titanyum döner sistemler ve klinik endodonti alanlarındaki çalışmalarıyla dünya çapında tanınmaktadır.
Kök kanal tedavisine yönelik yenilikçi teknolojilerin, materyallerin ve klinik uygulamaların geliştirilmesi amacıyla uluslararası üretici firmalarla aktif olarak bilimsel iş birlikleri yürütmektedir.
Prof. Dr. Gambarini, endodontik materyaller konusunda ANSI/ADA ve ISO komitelerinde İtalya'nın resmî temsilcisidir. Ayrıca International Association for Dental, Oral, and Craniofacial Research (IADR), İtalyan Endodonti Derneği (SIE), İtalyan Endodonti Akademisi (AIE) ve Avrupa Endodontoloji Derneği'nin (ESE) aktif üyesidir. AIE'nin resmî bilimsel dergisi Annali di Stomatologia'nın baş editörlüğünü yürütmekte olup, 2026–2027 dönemi Avrupa Endodontoloji Derneği (ESE) Başkanı olarak görev yapmaktadır.
Akademik çalışmalarının yanı sıra, İtalya'nın Roma kentindeki özel kliniğinde yalnızca endodonti alanında hasta kabul etmektedir.
Dr. Gökhan Kasnak, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olduktan sonra aynı üniversitenin Periodontoloji Anabilim Dalında doktora eğitimini tamamlamıştır. Halen İstanbul Kent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalında akademik çalışmalarına ve lisans/lisansüstü eğitim faaliyetlerine devam etmektedir. Başlıca ilgi alanları arasında periodontal ve peri-implant hastalıkların patogenezi, bu hastalıkların cerrahi ve cerrahi olmayan tedavi yaklaşımları, peri-implant yumuşak doku yönetimi ve destekleyici periodontal/peri-implant bakım protokolleri yer almaktadır.
Periimplantitis çoğu kez yalnızca radyografik kemik kaybı ile fark edilen geç bir komplikasyon gibi algılansa da, biyolojik kırılma noktası çoğunlukla çok daha erken, implantın planlanmasından itibaren şekillenmektedir. Bu sunumda periimplantitisin hikâyesi; implantın doğru 3 boyutlu konumlandırılması, implant ve yüzey seçimi, sigara, diyabet ve periodontitis öyküsü gibi hasta kaynaklı risk faktörleri, peri-implant yumuşak doku fenotipi, protetik tasarımın temizlenebilirliği ve peri-implanter mukozitin yönetimi üzerinden kronolojik olarak ele alınacaktır.
2017 sınıflaması çerçevesinde peri-implant sağlık, mukozit ve periimplantitisin tanısal sınırları özetlenecek; protez ağızdayken yapılan sınırlı sondalamanın, özellikle açılı ve multi-unit dayanaklar ile kret üzerine oturan sabit restorasyonlarda biyolojik kırılma noktasını maskeleyebileceği vurgulanacaktır. Yönlendirilmiş biyofilm tedavisi (Guided biofilm therapy–GBT) ve yeni nesil hava-toz sistemleri ile profesyonel biyofilm kontrolünün, peri-implanter mukozitte ve bakım fazında en etkin araçlardan biri olarak yeri tartışılacak; periimplantitis geliştikten sonra non-cerrahi tedavinin sınırları, cerrahi erişim, cep eliminasyonu, yüzey dekontaminasyonu, yumuşak doku yönetimi ve seçilmiş olgularda explantasyon seçenekleri biyolojik sürdürülebilirlik açısından değerlendirilecektir. Sunumun temel mesajı, periimplantitisin hikâyesindeki asıl kırılma noktasının çoğu zaman cerrahi değil, erken dönemde kaçırılan biyofilm kontrolü ve periodontal yönetim olduğudur.
Dişhekimi Gökhan Yüksel
Bayındır Diş Klinikleri Genel Koordinatörü.
Dişhekimi Gökhan Yüksel, 1985 yılında İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesinden mezun oldu.
1985-1987 arasında İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesinde Endodonti doktora programına devam etti.
1987-1996 arası özel muayene işletti.
1991-2007 yılları arasında İlaç sektöründe Medikal, satış ve pazarlama departmanlarında çalıştı ve 1997-1998 yıllarında İ.Ü. İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsünde İşletme Yüksek Lisansı yaptı.
2007-2010 Dentistanbul grubunda Medikal Direktör yardımcılığı, 2010-2013 yılları arasında Genel Müdürlük yaptı.
2013-2018 İstanbul Aydın Üniversitesinde Ağız ve Diş Sağlığı Merkez Müdürlüğü,
2018-2023 İstanbul Kent Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi İşletme Müdürlüğü
2023-halen Bayındır Diş Klinikleri Genel Koordinatörlüğü görevini sürdürmektedir.
Başarısıyla öne çıkan çalışanların özellikleri
Çalışma ortamını bozan çalışan davranışları
Dr. Gülce Ecem Doğancalı, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine 2016 yılında başlamış ve 2025 yılında tamamlamıştır; akademik ve klinik çalışmalarını aynı anabilim dalında sürdürmekte olup görevine devam etmektedir. Klinik ve akademik ilgi alanları; dental anestezi uygulamaları, dental implantoloji, oral cerrahi, yara iyileşmesi ve farmakolojik ajanların kemik ve yumuşak dokular üzerindeki etkilerini kapsamaktadır. Ulusal ve uluslararası kongrelerde sözlü sunumları bulunan Doğancalı’nın bilimsel çalışmaları; cerrahi komplikasyonlar, biyomateryaller, anestezi uygulamaları ve oral patoloji üzerine yoğunlaşmaktadır.
Gülce Ecem Doğancalı
Dental anestezi, diş hekimliğinde ağrısız tedavinin sağlanmasında temel rol oynayan ve zaman içinde önemli gelişim gösteren klinik uygulamalardan biridir. Lokal anestezik ajanlardaki farmakolojik ilerlemeler ile uygulama tekniklerindeki yenilikler, anestezi başarısını ve klinik güvenliği artırmıştır. Özellikle hızlı etki başlangıcı, düşük toksisite ve yüksek doku penetrasyonu sağlayan yeni nesil ajanlar bu gelişime katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, anestezi başarısı yalnızca ajanlara değil, uygulama tekniklerine de bağlıdır. Klasik enjeksiyon yöntemlerinin yanı sıra intraosseöz ve intraligamenter anestezi gibi alternatif yaklaşımlar, özellikle zor vakalarda daha öngörülebilir sonuçlar sunmaktadır. Ayrıca, bilgisayar kontrollü sistemler enjeksiyon parametrelerini optimize ederek hasta konforunu artırmaktadır. Son dönemde yapay zekâ destekli sistemlerin klinik karar verme ve uygulama süreçlerine entegrasyonu da dikkat çekmektedir.
Bu sunumda; sık kullanılan anestezik solüsyonlar, konvansiyonel ve alternatif anestezi teknikleri ile dijital evrimin dental anestezi pratiğine etkisi tartışılacaktır.
1965 yılında İzmir’de doğdu.
Orta ve Lise öğretimini 1983 yılında İzmir Amerikan Kız Lisesi’nde tamamladı.
Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nde başladığı dişhekimliği eğitimini 1988 yılında bitirerek "Dişhekimi" ünvanını aldı.
1995 yılında Ağız Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı'nda doktora tezini tamamlayarak "Dr. Med. Dent" ünvanını aldı.
Kasım 2000’de Doçent, Mart 2006’da Profesör ünvanını aldı.
Fakülte ve üniversitede üstlendiği farklı idari pozisyonlardaki görevlerine ek olarak
E. Ü. Dişhekimliği Fakültesi’nde 2000-2010 yılları arasında Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dergisi editör yardımcılığı ve editör olarak görev yaptı.
2010-2012 ve 2012-2014 yılları arasında iki dönem Avrupa Dentomaksillofasiyel Radyoloji Akademisi’nde Bilimsel Komite ile Eğitim Komitesi olmak üzere iki farklı komitede aktif olarak görev aldı.
2012-2016 yılları arasında Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Ensitüsü Müdür Yardımcılığı görevinde bulundu.
Ulusal ve uluslararası dergilerde 100’den fazla makalesi yayımlandı. Yurt içi ve yurt dışındaki kongre ve toplantılarda 90’dan fazla bildiri, konferans ve kurs verdi.
Yaptığı araştırmalar 1000’den fazla atıf aldı.
Bölüm yazarlığı yaptığı ve katkıda bulunduğu dört kitap mevcuttur.
Halen 5 uluslararası ve 7 ulusal derginin bilimsel danışma kurulunda yer almakta ve E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı’nda görev yapmaktadır.
Prof. Dr. B. Güniz Baksı Şen
Sistemik hastalığı bulunan ve kronik ilaç kullanımı olan bireylerde endodontik enfeksiyonların yönetimi özel bir yaklaşım gerektirir. Diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, böbrek yetmezliği ve immünosüpresif durumlar gibi sistemik tablolar enfeksiyonun yayılım riskini ve doku iyileşmesini doğrudan etkiler. Bu sunumda, riski yüksek hasta gruplarında akılcı antibiyotik kullanım prensipleri ve ilaç etkileşimleri güncel bilimsel veriler ışığında tartışılacaktır.
Özgeçmiş
2010 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde Diş hekimliği lisans eğitimimi tamamladıktan sonra 1 sene süreyle çeşitli özel kliniklerde çalıştım. Ardından askerlik görevi sebebiyle 1 sene boyunca Elazığ Asker hastanesinde Diş tabibi olarak görev aldım. 2012 senesinde DUS ile Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi AD.’da araştırma görevlisi kadrosuna yerleştim. 2015 senesinde uzmanlık eğitimimi tamamladıktan sonra 6 ay süreyle Erzurum Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde uzman diş tabibi kadrosunda çalıştım. 2016 senesinde öğretim üyesi kadrosunda göreve başladığım Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı’ndaki görevimden 2025 senesinde ayrıldım. 2025 senesi Eylül ayından beri Ankara’da kurmuş olduğum radyoloji kliniğinde hastalarıma hizmet vermekteyim.
Günlük klinik pratiğinde birçok endikasyon için radyolojik tetkiklere başvurulmaktadır. Bu radyolojik tetkikler değerlendirilirken, çoğunlukla sadece merak edilen bölge ile ilgili fikir yürütülmektedir. İlgi alanı dışında kalan, dikkat çekmeyen bölgelerde görülebilecek değerli bulgular gözden kaçabilmektedir. Ek radyolojik bulgular, hem mevcut vakanın seyrini değiştirebilmekte hem de başka tedaviler için bir zemin oluşturmaktadır.
Bu sunum, radyolojik tetkik içerisinde kolaylıkla gözden kaçabilecek bulgular için farkındalık yaratmak amacıyla hazırlanmıştır.
2000 yılında İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı Konservatif Diş Tedavisi Doktora Eğitimini 2007 yılında tamamlayarak PhD/Dr unvanını, 2012 Aralık ayında ise Doç. Dr. ünvanı, 2020 yılında ise profesörlük ünvanını almaya hak kazanmıştır. olup 2012 yılında İngiltere’de King’s College Dental Institute, Guy’s Hospital bünyesinde misafir Öğretim Üyeliği yapmıştır. Prof.Dr. Sar Sancaklı; Sci, Sci Ex-panded ve Uluslararası indekslerce taranan dergilerde restoratif ve estetik dişhekimliği ile ilgili bilimsel yayınlar, atıflar ve uluslarası kitap bölümlerine sahip olup uluslararası kongre ve toplantılarda, Avrupa ülkelerinin sürekli dişhekimliği eğitim programlarında ve çok sayıda yabancı ülkede bilimsel sunumları, konferansları ve uygulamalı hands-on kurs ve workshopları ve master programlarında dersleri bu-lunmakta olup 2018 yılında “Women Dentiistry Worldwide” Kon-gresininin en iyi konuşmacı ödülüne layık görülmüştur. Halen İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları Anabilim Dalı’nda Öğretim Görevlisi olup, Restoratif Dişhekimliği Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği,Estetik Dişhekimliği Akademisi Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, TDB Dış İlişkiler Komisyon üyeliği, FDI-ERO “Continuing Medical Ed-ucation in Dentistry” Çalışma Grubu başkanlığını ve FDI Avrupa Sürekli Eğitim Direktörlüğü görevlerini sürdürmektedir.
Minimal invaziv restoratif diş hekimliğindeki güncel gelişmeler, anterior bölgede estetik rehabilitasyonun daha öngörülebilir ve konservatif yaklaşımlarla gerçekleştirilmesini mümkün kılmaktadır. Şekil bozuklukları, renk farklılıkları ve yapısal defektler; gelişmiş optik özelliklere sahip restoratif materyaller ve güncel klinik teknikler sayesinde doğal diş estetiğine son derece yakın sonuçlarla tedavi edilebilmektedir. Başarılı bir anterior estetik restorasyon; doğru morfolojik analiz, bilimsel renk yönetimi ve vaka bazında uygun teknik seçimini gerektirir. Bu sunumda, güncel direkt ve indirekt restoratif materyaller optik özellikleri ve estetik performansları açısından değerlendirilecek; ideal morfoloji ve renk uyumu için klinik yaklaşımlar ile günlük pratiği kolaylaştıran minimal invaziv teknikler ele alınacaktır.
Arş. Gör. Hasan Said Şener, 2015 yılında Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2015–2023 yılları arasında kamuya bağlı ağız ve diş sağlığı merkezlerinde diş hekimi olarak görev yaptıktan sonra, 2023 yılında Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başlamış olup, halen aynı anabilim dalında görev yapmaktadır.
Klinik ve akademik ilgi alanları arasında başta vital pulpa tedavileri olmak üzere, çocuk hastalarda izolasyon teknikleri, dijital anestezi uygulamaları ve minimal invaziv teknikler yer almaktadır.
Çeşitli ulusal ve uluslararası kongrelerde sözlü ve poster bildiriler sunmuş olup, çocuk diş hekimliği alanında bilimsel çalışmalarını sürdürmektedir.
Derin çürük lezyonlarına sahip dişlerde tedavi kararı, pulpanın biyolojik potansiyelinin doğru değerlendirilmesini gerektirir. Güncel yaklaşımlar, pulpanın yalnızca pasif bir doku olmadığını, uygun koşullar sağlandığında iyileşme kapasitesine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, minimal invaziv yaklaşımlar ve vital pulpa tedavileri giderek daha fazla önem kazanmaktadır.
Bu sunumda, pulpitisin farklı klinik evrelerinde doğru tedavi seçiminin nasıl yapılacağı ele alınacaktır. Direkt pulpa kuafajı ve pulpotomi gibi vital tedavi seçenekleri; klinik bulgular ve inflamasyon derecesine göre değerlendirilecektir.
Ayrıca anestezi, izolasyon, hemostaz ve sızdırmazlığın tedavi başarısındaki kritik rolü vurgulanacaktır. Amaç, süt ve genç daimi dişlerde pulpal vitalitenin sürdürülebilmesini sağlamak için doğru endikasyonlarla pulpanın korunması ve uygun tedavi seçimlerinin yapılmasıdır.
2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olduktan sonra bir süre özel sektörde çalıştı. 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Radyolojisi’nde başladığı doktora programını 2016 yılında ‘Panoramik Grafilerde X-ışınına Bağlı Hücre Çekirdeği ve DNA Hasarının İncelenmesi’ başlıklı tezi ile tamamladı. 2013 yılında Uzman olarak çalışmaya başladığı İstanbul Üniversitesi’nde 2022 yılında Doktor Öğretim Üyesi olarak atanmış ve aynı yıl Doçent unvanını almıştır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Teknogirişim Sermayesi Desteğiyle yürüttüğü projede geliştirilen prototip ile patent almış ve çeşitli ödüller kazanmıştır. Ayrıca iki adet faydalı modeli bulunmaktadır. Farklı kitaplarda yazılmış kitap bölümleri ve ulusal/uluslararası dergilerde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır. Mayıs 2022 tarihinden itibaren İstanbul Üniversitesi Ağız Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı’nda bölüm başkanı olarak görev yapmaktadır. Evli ve iki çocuk annesidir.
Odontogenezis tamamlandıktan sonra serre ve malesses epitel artıkları olarak bilinen parçacıklar diş etinde ve kemiklerde orijinal formatif yapıda bulunurlar. Enflamasyon veya genetik etkilerle stimüle edildikleri zaman bu kalıntılar odontojenik enfeksiyon, kist ve tümörlere değişim gösterirler.
Çenelerde görülen lezyonların tedavi planlamasında klinik, radyolojik ve patolojik bulguların birlikte yorumlanması tedavinin başarısında en önemli etkendir. Rutinde karşılaşılan klinik bulguların ve radyolojik görüntülerin alışılmışın dışında çok farklı lezyonlar olarak karşımıza çıkması olasıdır. Birçok lezyon klinisyene sürpriz yapmayı sever. Tipik klinik ve radyolojik bulgular önümüzde olsa bile bu süprizlere hazır olmalıyız. Tüm lezyonlar için en doğru yaklaşım multidisipliner bakış açısıdır. Bu durumda muayene hekiminin farklı bakış açıları geliştirmesi ve gerektiğinde birlikte çalışacağı ekibi oluşturması gereklidir. Hekim hastasını doğru tedavi etmek, gerekirse doğru yönlendirmek ve takibini sürdürmekle sorumludur.
Bu oturumda farklı disiplinlerde birlikte çalışan bir grup olarak klinik ve radyolojik olarak ön görülen tanılardan oldukça farklı histopatolojik tanılarla karşımıza çıkan olgular üzerinden kendi deneyimlerimizi aktarmaya çalışacağız. Bu oturumun sonunda her lezyona gereksiz şüphe hatta korkuyla yaklaşılmasını değil olasılıklar hakkında farkındalık geliştirmeyi amaçlıyoruz.
Prof. Dr. Karin Jepsen, 1983 yılında Almanya'daki Hamburg Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olmuş, aynı yıl Mainz Üniversitesi'nde doktora derecesini almıştır.
1983–1985 yılları arasında Hamburg Üniversitesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı'nda araştırma görevlisi olarak çalışmıştır.
1986–1988 yılları arasında Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) bursuyla ABD Kaliforniya'daki Loma Linda Üniversitesi'nde Periodontoloji ve Oral İmplantoloji lisansüstü eğitim programını tamamlamıştır.
1988 yılında ABD Ulusal Diş Hekimliği Kurulu (National Dental Board) Bölüm I ve II sınavlarını başarıyla geçmiştir.
1989–1991 yılları arasında Alman Araştırma Vakfı (DFG) desteğiyle Loma Linda Üniversitesi'nde Oral Mikrobiyoloji, Periodontoloji ve Oral İmplantoloji alanlarında doktora sonrası araştırmalar yürütmüştür.
1993–2007 yılları arasında Almanya'nın Hamburg kentinde periodontoloji ve implantoloji alanında hizmet veren kendi özel kliniğini yönetmiştir.
2008 yılında Bonn Üniversitesi'nde Doçent (Associate Professor) olarak göreve başlamıştır.
2010 yılından bu yana Almanya'daki Dresden International University Master Klinikleri ile Freiburg'da öğretim görevlisi olarak eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir.
Uluslararası hakemli bilimsel dergilerde yayımlanmış 70'in üzerinde bilimsel makalesi bulunmaktadır.
Ödüller ve Akademik Çalışmalar
Prof. Dr. Jepsen, Avrupa Periodontoloji Federasyonu'nun (EFP) düzenlediği birçok prestijli çalıştaya davetli uzman olarak katılmış; oral mikrobiyoloji, periodontal plastik cerrahi ve periodonti–ortodonti sinerjisi alanlarında kapsamlı bilimsel yayınlar yapmıştır. Ayrıca bu konularda EFP Master Clinic programlarında uzun yıllardır davetli konuşmacı olarak eğitimler vermektedir.
Evre IV periodontitisli hastalarda ciddi periodontal ataşman kaybı, vertikal kemik defektleri ve patolojik diş migrasyonu (PTM) temel klinik özellikler arasında yer alır. Bu hastalarda enfeksiyonun kontrol altına alınması, periodontal defektlerin rejeneratif yöntemlerle tedavi edilmesi ve yer değiştirmiş dişlerin yeniden hizalanması için multidisipliner bir yaklaşım gereklidir.
İnfrabony (kemik içi) defektleri ve patolojik diş migrasyonu bulunan, ortodontik tedavi gereksinimi olan Evre IV periodontitis hastalarının yönetimine ilişkin bilimsel veriler sınırlıdır. Özellikle rejeneratif periodontal cerrahi ile ortodontik tedavi arasındaki en uygun zaman aralığı uzun yıllardır tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Geçmişte bu zamanlama klinisyenler için adeta bir "gri alan" olarak değerlendirilmiştir. Bazı uzmanlar, erken yara iyileşmesini olumsuz etkilememek amacıyla aktif ortodontik diş hareketlerinin rejeneratif iyileşmenin tamamlanmasına kadar (6–12 ay) ertelenmesini önermiştir. Buna karşın, bazı çalışmalar ortodontik tedavinin cerrahiden hemen sonra veya ilk üç ay içinde başlatılmasıyla da başarılı sonuçlar elde edildiğini göstermiştir. Hatta erken ortodontik diş hareketlerinin periodontal yara iyileşmesini uyarabileceği yönünde görüşler de ileri sürülmüştür.
Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz araştırmalar, ağız hijyeni iyi olan ve iki ayda bir uygulanan destekleyici periodontal tedavi programına düzenli uyum sağlayan Evre IV periodontitis hastalarında, infrabony defektlerin rejeneratif olarak tedavi edilmesini takiben dördüncü haftada başlatılan ortodontik tedavinin başarılı klinik sonuçlar verdiğini ortaya koymuştur. Bulgularımız, rejeneratif tedaviden yalnızca dört hafta sonra ortodontik tedaviye güvenle başlanabileceğini; klinik ataşman kazancı (CAL) ve diğer periodontal parametrelerde olumlu sonuçlar elde edilirken toplam tedavi süresinin de anlamlı şekilde kısaltılabileceğini göstermektedir.
Bu klinik açıdan önemli sunumda, ileri periodontitis nedeniyle patolojik olarak yer değiştirmiş dişlerde rejeneratif periodontal tedavinin planlanması ve bunu izleyen ortodontik tedavinin uygulanmasına ilişkin temel prensipler ele alınacaktır. Ayrıca, uzun yıllardır tartışmalı olan rejeneratif cerrahi ile ortodontik tedavi arasındaki ideal zamanlama, yayımlanmış klinik çalışmalar ve güncel bilimsel kanıtlar ışığında değerlendirilecek; uzun dönem başarılı tedavi sonuçları ve hastaların ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesinin artırılması için uygulanabilir klinik öneriler paylaşılacaktır.
Sunumun Amaçları
Göteborg Üniversitesi Periodontoloji Anabilim Dalı'nda Kıdemli Öğretim Görevlisi (Senior Lecturer) olarak görev yapmaktayım.
Doktora tez çalışmamı implant tedavisiyle ilişkili komplikasyonlar üzerine tamamladım. 2021 yılında doktoramı aldıktan sonra, araştırmalarımı bu alanda sürdürerek peri-implant tedavisine odaklanan çok merkezli klinik çalışmalarda aktif olarak yer aldım.
Göteborg'daki Periodontoloji Uzmanlık Kliniği'nde Kıdemli Uzman Diş Hekimi (Senior Consultant) olarak, peri-implantitis ve periodontitis hastalarının tedavisini günlük klinik pratiğimde yürütmekteyim.
Bunun yanı sıra, Periodontoloji Uzmanlık Eğitim Programı'nın Direktörlüğünü yürütüyor ve uzmanlık öğrencilerimizin baş danışmanı (Main Supervisor) olarak akademik çalışmalarına rehberlik ediyorum.
Bu konferans, peri-implantitis hastalarının klinik yönetimine odaklanacak ve rekonstrüktif cerrahi yaklaşımlardaki güncel gelişmeleri ele alacaktır.
Göteborg Periodontoloji Anabilim Dalı'nda yürüttüğümüz çalışmalardan pratik klinik örnekler paylaşarak, implant yüzeyi dekontaminasyonu da dahil olmak üzere cerrahi olmayan ve cerrahi tedavi protokollerimizi adım adım açıklayacağım.
Buna ek olarak, implant tedavisi öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gereken klinik değerlendirmeler ve tedavi yaklaşımları da sunum kapsamında ele alınacaktır.
Prof. Dr. Koray Gençay, 1983 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuştur. Akademik kariyerine mezuniyetinin ardından İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı’nda başlamış ve 1988 yılında doktora derecesini almıştır. 1994 yılında Doçent, 2000 yılında ise Profesör unvanını alan Dr. Gençay, o tarihten bu yana aynı kürsüde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Kariyeri boyunca İstanbul Üniversitesi bünyesinde çeşitli akademik kadrolarda yer alan Dr. Gençay’ın klinik ve bilimsel çalışmaları; dental travma, dental anomaliler, koruyucu ortodonti uygulamaları ve multidisipliner olguların tedavisi üzerine yoğunlaşmaktadır. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle pedodonti alanındaki eğitim ve klinik çalışmalara katkı sağlamaya devam etmektedir.
Kongredeki paylaşımımızda benim ve birlikte çalıştığım ekip arkadaşlarımın uyguladığı tedavi çözümlerini değerlendireceğiz. Çocukluk çağında büyüme ve gelişimi etkileyen, diş ve çevre dokularda meydana gelen normalden sapmaları veya anomalileri ve bu durumların getirdiği sorunları nasıl yöneteceğimizi, prognozu nasıl iyileştirebileceğimizi konuşacağız. Kalıtsal ve edinsel dental anomaliler, travma olguları ve geç kalınmış girişimler, diş sürme bozuklukları ve oklüzyon yönetimi ile ilgili önerilerimizi ve ülke koşullarının getirdiği gerçeklerle birlikte "felaket" olgularına yönelik tedavi önerileri ve klinik sorunları tartışacağız. Özellikle teknolojinin diş hekimliğine getirdiği olanakları tedavi seçeneklerine yönelik olarak değerlendireceğiz ve bütün bunları olgular üzerinden yapacağız.
Prof. Dr. Pelin Güneri 1986 yılında Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden mezun olmuş ve 1987 yılında aynı fakültede Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı Oral Diagnoz ve Radyoloji Bilim Dalı Doktora Programı’na başlamıştır. 1995 yılında “Rekürrent Aftöz Ülserlerin Tedavisinde Kullanılan Topikal Ajanların Lokal Doku Reaksiyonlarının Karşılaştırılması” başlıklı doktora tezini tamamlayarak Dr. Med. Dent. unvanını alan Dr. Güneri, 2000 yılında Doçent, 2005 yılında ise Profesör unvanlarını kazanmıştır. Halen Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Güneri, 2013–2014 eğitim-öğretim yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nde misafir öğretim üyesi olarak ders vermiştir.
Yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda bilimsel toplantıda sunum yapan ve konferanslar veren Prof. Dr. Pelin Güneri’nin Google Scholar verilerine göre 4192 atıf alan ulusal ve uluslararası bilimsel yayınları bulunmaktadır. h-indeks değeri 35, i10-indeks değeri ise 70’tir. Çeşitli ulusal ve uluslararası bilimsel araştırma ödüllerine sahip olan Prof. Dr. Güneri, ayrıca birçok ulusal ve uluslararası katılımlı sempozyum ve konferansın düzenleme komitelerinde görev almıştır. Bunun yanı sıra, çok sayıda yerli ve yabancı bilimsel dergide hakemlik faaliyetlerini sürdürmektedir.
Prof. Dr. Güneri’nin bilimsel ilgi alanları arasında oral mukoza lezyonları, ağız kanserleri ve erken tanı yöntemleri, dijital radyoloji ile dişhekimliğinde yapay zekâ uygulamaları yer almaktadır.
Ağız kanserlerinin yaklaşık %90’ından fazlasını oluşturan oral skuamöz hücreli karsinom (OSCC), dünya genelinde önemli morbidite ve mortaliteye neden olan maligniteler arasında yer almaktadır. Özellikle Evre I ve II gibi erken dönemlerde teşhis edildiğinde %80’in üzerinde sağkalım oranları bildirilmekteyken, olguların önemli bir kısmı ileri evrelerde tanı almaktadır. Bu durumun başlıca nedenleri arasında lezyonların erken dönemde asemptomatik seyretmesi, klinik bulguların hasta ve hekim tarafından gözden kaçırılabilmesi, ayrıca tanısal süreçlerde yaşanan gecikmeler bulunmaktadır. İleri evrede teşhis edilen vakalarda ise tedavi seçenekleri daha kompleks hale gelmekte ve hastaların yaşam kalitesi ile prognozu belirgin ölçüde olumsuz etkilenmektedir.
Oral Potansiyel Malign Düzensizlikler (OPMDs), ağız kanseri gelişimi açısından risk taşıyan öncül yapılar olarak kabul edilmekte olup; lökoplaki, eritroplaki, proliferatif verrüköz lökoplaki (PVL), oral submüköz fibrozis (OSF) ve oral liken planus gibi klinik tabloları kapsamaktadır. Günümüzde geleneksel klinik muayene ve histopatolojik değerlendirme amacıyla gerçekleştirilen cerrahi biyopsi tanıda “altın standart” yöntem olmayı sürdürmektedir. Bununla birlikte, klinik tanısal doğruluğu artırmak, malign transformasyon riski taşıyan alanları belirlemek ve biyopsi bölgesinin seçiminde yol gösterici olmak amacıyla çeşitli yardımcı tanı yöntemlerinden yararlanılmaktadır. Bu yöntemler arasında vital boyama teknikleri, ışık esaslı (optik) görüntüleme sistemleri, floresans uygulamaları ve invaziv olmayan sitolojik değerlendirme yöntemleri öne çıkmaktadır.
Bu konferansta, OPMD’lerin erken tanısında kullanılan güncel yardımcı tanı yöntemleri ile tedavi yaklaşımlarındaki son gelişmelerin güncel literatür eşliğinde kapsamlı biçimde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Prof. Dr. Marko Jakovac, Zagreb Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Sabit Protez Anabilim Dalı'nda tam zamanlı profesör olarak görev yapmaktadır. Diş hekimliği eğitimini 1998 yılında Zagreb Üniversitesi'nde tamamlamış, 2005 yılında Protetik Diş Tedavisi uzmanı olmuş, 2008 yılında doktora derecesini almış ve 2023 yılında profesör unvanını kazanmıştır. 2018 yılından bu yana aynı fakültede Lisansüstü Eğitim ve Sürekli Mesleki Gelişimden Sorumlu Dekan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.
Prof. Dr. Jakovac; Protocol – Standardisation in Fixed Prosthodontics, Protokol ve Preclinical and Laboratory Fixed Prosthodontics adlı kitapların yazarı olup, çok sayıda ders kitabı bölümü ve bilimsel yayına imza atmıştır. Akademik ve klinik çalışmaları; sabit protetik tedavi, estetik diş hekimliği, minimal invaziv tedavi yaklaşımları ve oral rehabilitasyonda dijital iş akışları üzerine yoğunlaşmaktadır.
Dünya genelinde uluslararası kongrelerde ve sürekli eğitim programlarında davetli konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Jakovac, Ivoclar, Carl Zeiss ve Dentsply Sirona gibi uluslararası firmaların Key Opinion Leader (KOL) kadrosunda da görev almaktadır. Ayrıca Hırvatistan Minimal Girişimsel Diş Hekimliği Derneği'nin kurucusu ve başkan yardımcısı ile Avrupa Dijital Diş Hekimliği Akademisi'nin kurucusudur.
Akademik kariyerinin yanı sıra, Zagreb'de faaliyet gösteren Aesthetica Polyclinic ile Ae Vision Educational Centre'ın kurucusu ve yöneticisidir.
Tam Ağız Rehabilitasyonunda Protokol başlıklı bu sunum, Protokol konseptinin dört temel aşamasına dayanan standartlaştırılmış bir kompleks oral rehabilitasyon yaklaşımını ele almaktadır: Planlama, Uygulama, Üretim ve Sonlandırma.
Sunumda; doğru iletişim, minimal invaziv preparasyon yaklaşımları, analog ve dijital iş akışlarının birlikte kullanımı, geçici restorasyonlar ve nihai seramik restorasyonlar sayesinde öngörülebilir estetik ve fonksiyonel sonuçlara nasıl ulaşılabileceği gösterilecektir.
Klinik vaka örnekleri eşliğinde katılımcılar, hassasiyet, verimlilik, uzun dönem stabilite ve estetik mükemmeliyet ilkelerine odaklanan modern tam ağız rehabilitasyonu protokolleri hakkında kapsamlı bilgi edineceklerdir.
Mehmet Ali Altay DDS, PhD
1983 yılında Antalya’da doğdu. Diş hekimliği eğitimini 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde tamamladıktan sonra aynı üniversitenin Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine başladı. 2012 yılında “Düşük yoğunluklu lazer terapisinin, bifosfonatlara bağlı gelişen çene osteonekrozunun tedavisindeki destekleyici rolü” başlıklı tezini savunarak bilim doktoru ünvanını aldı. Aynı yıl içerisinde, Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda uzman doktor olarak çalışmaya başladı. 2014 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Cleveland şehrinde, Case Western Reserve Üniversitesi’ne araştırma yapmak ve eğitim almak üzere gitti ve bu üniversitenin Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Departmanı’nda bir yıl süre ile araştırma görevlisi olarak görev yaptı. 2015 yılında Türkiye’ye dönen Dr. Altay, Akdeniz Üniversitesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda Yardımcı Doçent Doktor ünvanı ile öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. 2018 yılı içerisinde Hollanda’nın Amsterdam şehri Vrije Üniversitesi’nin Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Departmanı’nda ziyaretçi öğretim üyesi olarak bulundu. Dr. Altay 2019 yılında Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Doçenti ünvanını almaya hak kazanmış olup halen Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı bünyesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Dr. Altay’ın uluslararası indekslenen dergilerde yayınlanmış kırkın üzerinde çalışması ve uluslararası yayım yapan kitabevlerince basılmış dört branş kitabında bölüm yazarlığı bulunmaktadır. Birçok branş dergisinde bölüm editör kurulu üyeliği yapmakta ve hakemlik görevleri üstlenmekte olan Dr. Altay aynı zamanda Türk Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Derneği’nin yönetim kurulu üyesi ve genel sekreteri olarak görev yapmaktadır.
Mehmet Ali Altay DDS, PhD
Kemik metabolizması üzerinde etkili olan ilaçların sistemik kullanımı, dental implantların osseointegrasyon düzeyleri, başarıları ve sağ kalımları üzerinde belirgin etkiye sahiptir. Bu durum; belirli ilaç gruplarını kullanmakta olan bireylerde dental implant uygulamalarını karmaşıklaştırabilir ve hekim tarafından dikkatle belirlenmesi ve uygulanması gereken bir takım önlem ve yaklaşımları gerekli kılar.
Bu konuşmada; dental implantlarla rehabilitasyon planlanan hastalarda mevcut/geçmiş sistemik ilaç kullanımının, tedavi başarısı üzerine kanıtlanmış ve halen merak edilen etkileri güncel literatür ve olgu sunumları ile aktarılacaktır.
Prof. Dr. Mehmet Atilla Uysal 1968 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nden 1991 yılında mezun oldu. Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz uzmanlık eğitimini 1996 yılında Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde Biyoistatistik ve Demografi yüksek lisansını bitirerek 1999 yılında bu alanda uzmanlık unvanı aldı. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'nde İşletme lisans ve İnsan Kaynakları ön lisans programlarını tamamladı; hâlen Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nde Tıp Bilişimi doktorasını sürdürmektedir. 2014 yılında doçent, 2020 yılında profesör unvanını aldı.
Başlıca çalışma alanları KOAH, astım, tütün bağımlılığı ve sigara bırakma tedavisi, solunum fonksiyon testleri, akciğer kanseri ile tıp bilişimi ve makine öğrenimi uygulamalarıdır. Çok sayıda ulusal ve uluslararası klinik araştırmada sorumlu araştırmacı olarak görev almış, tıpta uzmanlık tezleri yönetmiştir. Bilgi işlem yöneticiliği, başhekim yardımcılığı, sigara bırakma polikliniği ve solunum fonksiyon testleri laboratuvarı sorumluluğu ile klinik eğitim sorumluluğu görevlerini yürütmüş; Türk Toraks Derneği Merkez Yürütme Kurulu'nda mali sekreterlik yapmıştır. Türk Toraks Derneği, TÜSAD, ASYOD, European Respiratory Society ve American Thoracic Society üyesidir. Ulusal kongrelerde çok sayıda bildiri ödülü almıştır.
Nikotin, tütünün bağımlılık yapan ana maddesidir. Nikotin bağımlılığı beyni etkileyen karmaşık bir hastalıktır ve gelişiminde genetik faktörler önemli rol oynar. Genlerin çevresel etkilerle etkileşimi de bağımlılığın seyrini şekillendirir. Bağımlılığın beyindeki mekanizmaları daha iyi anlaşıldıkça, kişiye özel tedaviler yakın gelecekte mümkün olabilir.
Sigarayı bırakmada kullanılan başlıca ilaçlar (nikotin replasman tedavisi, vareniklin ve bupropion) etkili bulunmuştur. Sitizin gibi yeni tedaviler de umut vaat etmektedir. Tek bir ilaç yerine birkaç tedavinin birlikte kullanılması, tedavi süresinin uzatılması ve yan etkilere göre doz ayarlanması gibi yöntemler başarı oranını artırmaktadır.
Bilişsel davranışçı terapiye dayalı bireysel danışmanlık, sigarayı bırakmada etkili bir destek yöntemidir. Kişinin sigara içme davranışının arkasındaki düşünce ve nedenleri fark etmesini sağlar; bu sayede sigarayı tetikleyen etkenleri anlayıp bunlarla başa çıkma becerisi kazandırır. Amaç, davranışı kalıcı olarak değiştirmektir.
Prof. Dr. Mehmet Baybora Kayahan, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ nden 1995 yılında mezun olduktan sonra aynı fakültenin Endodonti Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini tamamladı. 2000 yılında Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı’nda çalışmaya başladı. 2002 yılında Yardımcı Doçent, 2008 yılında Doçent oldu. Mehmet Baybora Kayahan 2014-2021 yılları arasında Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı’nda Profesör olarak çalıştı. İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde 2021-2024 yılları arasında çalışan Dr. Kayahan, halen İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Diş Hekimliği Fakültesi’nde Endodonti Anabilim Dalı Başkanı olarak akademik hayatına devam etmektedir. Bir çok ulusal ve uluslararası yayını vardır. Buna ek olarak bir çok ulusal ve uluslararası kongrede ana konuşmacı olarak yer almıştır. 2016-2023 yılları arasında Türk Endodonti Derneği Başkanlığını yürütmüştür. Asya Pasifik Endodonti Konfederasyonu’nda (APEC) 2019-2021 yılları arasında Başkanlık yapmıştır. 2021-2023 yılları arasında Asya Pasifik Endodonti Konfederasyonu’nda Eğitim Komisyonu Başkanlığı yapmıştır. Diş Hekimliği Lazer Akademisi Derneği’nde 2019-2021 yılları arasında (DİLAD) Başkanlık görevini yürütmüştür. 2020 yılı itibariyle yürüttüğü Dünya Endodonti Derneği (IFEA) Eğitim Komisyonu Başkanlığına 2024 yılında üçüncü defa seçilmiştir. Avrupa Endodonti Derneği (ESE) sertifiye edilmiş üyesidir.
Kök kanal tedavisinin amacı, apikal periodontitisi önlenmek veya tedavi etmektir. Kök kanal tedavisi, yüksek başarı oranına sahip, öngörülebilir bir işlemdir. Günümüzde kök kanal tedavisi, büyütme, 3D görüntüleme, Ni-Ti eğeler, irrigasyon sistemleri, biyomateryaller ve ultrasonik aletlerin yardımıyla daha kolay bir işlem haline gelmiştir. Umutsuz görünen dişler bile kurtarılabilir. Kök kanal tedavisinin ve tedavi tekrarının dişlerin fonksiyonunu korumak için uygulanabilir ve ekonomik yöntemler olduğundan şüphe yoktur. Bu konferans, kök kanal tedavisinde kullanılan malzeme ve tekniklerdeki güncel yaklaşımlara odaklanacaktır. Kök kanal tedavisinin sonucunu etkileyen faktörler, literatür ve sunulan vakalar temelinde tartışılacaktır.
Doç. Dr. Emre Yurttutan 2008 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden Diş Hekimliği lisans derecesini almış, 2014 yılında aynı fakültede Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanında doktora ve uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2021 yılında Doçent ünvanını almış olup, halen Ankara Üniversitesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı'nda görev yapmaktadır.
Klinik ve araştırma ilgi alanları; oral implantoloji, maksillofasiyal rekonstrüksiyon, ortognatik cerrahi, ağız patolojileri, temporomandibular eklem bozukluklarının konservatif ve cerrahi tedavisi uygulamalarıdır.
Diş hekimliği pratiğinde kanama, sık karşılaşılan ve çoğu zaman fizyolojik sınırlar içinde değerlendirilebilen bir durumdur. Bununla birlikte, bazı klinik durumlarda akut ve kontrolü zor kanamalarla karşılaşılabilmekte, bu durum hızlı ve doğru müdahaleyi gerektirmektedir. Kanamanın şiddeti ve seyri, lokal faktörlerin yanı sıra hastaya ait sistemik özellikler ve kullanılan ilaçlardan etkilenmektedir.
Özellikle antikoagülan ve antiagregan tedavi altındaki hastalarda kanama yönetimi klinik açıdan daha dikkatli bir yaklaşım gerektirirken, akut kanama durumlarında uygulanacak temel müdahale basamaklarının bilinmesi klinik güvenlik açısından büyük önem taşımaktadır. Güncel yaklaşımlar, çoğu dental girişimde antitrombotik tedavinin kesilmesinden ziyade uygun lokal hemostatik önlemlerle güvenli tedavi yapılabileceğini göstermektedir.
Bu sunumda, diş hekimliğinde kanamaya yönelik güncel yaklaşımlar, akut kanama yönetiminde temel prensipler ve antikoagülan/antiagregan kullanan hastalarda klinik karar sürecini kolaylaştıran pratik bilgiler paylaşılacaktır.
Prof. Dr. Meltem Bakkal, lisans (2007) ve doktora eğitimini (2013) Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde tamamlamış, ardından Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nde göreve başlamıştır. Pedodonti alanındaki araştırmaları, molar kesici hipomineralizasyonu (MIH), minimal invaziv tedaviler ve remineralizasyon konularına odaklanmaktadır. Akademik kariyerinde ulusal ve uluslararası yayınlar ve kongre bildirileri mevcuttur. Ayrıca, pedodonti alanında lisans ve lisansüstü eğitimler vermekte ve uzmanlık öğrencilerinin tez danışmanlığını yürütmektedir.
Minimal invaziv diş hekimliği, diş dokusunu mümkün olduğunca korumayı hedefleyen modern bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşımın başlıca avantajları arasında, hastanın doğal diş yapısının korunması, tedavi sırasında ağrı ve rahatsızlığın azalması, daha kısa ve konforlu uygulamalar, restorasyonların uzun ömürlü olması ve maliyet etkinliğin artması yer almaktadır. Ayrıca, erken teşhis ve önleyici uygulamalarla çürük progresyonu engellenerek, gereksiz tedavi ve restorasyonlardan kaçınılabilmektedir. Minimal invaziv yöntemler, hem hasta hem de klinik açısından sürdürülebilir ve güvenli bir tedavi modeli sunmaktadır. Çocuk diş hekimliğinde minimal invaziv yaklaşımlar, diş dokusunu koruma ve tedavi konforunu artırma açısından kritik öneme sahiptir. Bu yöntemler sayesinde çocuk hastalarda gereksiz preparasyonlar ve travmalar azaltılır, tedavi sırasında ağrı ve kaygı minimum düzeye indirilir. Erken teşhis ve önleyici uygulamalar çürük progresyonunu engelleyerek restorasyon gereksinimini azaltır. Minimal invaziv tedaviler, çocuk hastalarda uzun dönem diş sağlığını destekler, hasta uyumunu artırır ve tedavi sürecini daha kısa ve güvenli hâle getirir. Bu sunum, hem klinik pratiğe doğrudan uygulanabilir bilgiler sunmayı hem de diş hekimliğinde koruyucu programların önemini vurgulamayı amaçlamaktadır.
01.02.1976 yılında Yunanistan’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Kocaeli’ de tamamladım.
2002-2006 yılları arasında Marmara Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu’nda hemşirelik lisans eğitimi aldım.
Yunanistan’da tamamladığım denklik işlemlerimde sonra 2008 Eylül ayında Kocaeli Özel Konak Hastanesi’nde Acil Servis Hemşiresi olarak göreve başladım. Bir yıl sonra Acil Servis Sorumlu Hemşiresi olarak atandım, aynı zamanda ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi çalışmalarında yer aldım.
2011 Ocak ayında Bayındır Sağlık Grubu Özel Bayındır İçerenköy Hastanesi’nde Süpervizör Hemşire olarak göreve başladım ve 9 ay sonra Hemşirelik Hizmetleri Yöneticisi olarak atandım. 118 yataklı, A grubu, tam teşekküllü ayaktan ve yatarak sağlık hizmeti veren Bayındır Hastanesi’nde yaklaşık 250 kişilik bir operasyonun yöneticiliğini yaptım, ulusal kalite ve denetim çalışmalarında aktif rol aldım.
2013 Eylül ayında Bayındır Sağlık grubu Diş Kliniklerin’ de Hemşirelik Hizmetleri ve Klinik Standartlar Yöneticiliği görevime başladım. Ankara’da 1, İzmir’de 1, İstanbul’da 5 olmak üzere toplamda 7 diş kliniğinde ağız ve diş sağlığı teknikerlerinin, radyoloji teknikerlerinin yöneticiliğini ve kalite süreçlerini halen sürdürmekteyim.
BÖLÜM 1: Mesleğin Dünü, Bugünü ve Yarını
1.1 Ağız ve Diş Sağlığı Teknikeri Kimdir? (Tanım, yetki ve sorumluluk alanları, sağlık sistemindeki yeri)
1.2 Dünyada Mesleğin Tarihsel Gelişimi (İlk dental yardımcılar, ABD ve Avrupa'da sistemler, sertifikasyon)
1.3 Türkiye'de ADS Teknikerliği (Mesleğin ortaya çıkışı, ön lisans programları, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri)
1.4 Geleceğin ADS Teknikeri (Dijital diş hekimliği)
BÖLÜM 2: Ağız ve Diş Sağlığı Hizmet Zincirindeki Kritik Rolümüz
2.1 Hastanın kliniğe girişinden çıkışına kadar teknikerin etkisi (Karşılama, hazırlık, tedavi desteği, enfeksiyon kontrolü, hasta eğitimi)
2.2 Klinik verimliliğinde teknikerin katkısı (Zaman yönetimi, hekim zamanı kazandırma, randevu verimliliği)
2.3 Hasta memnuniyetinde teknikerin rolü (Güven, iletişim, empati, kaygılı hasta yönetimi)
BÖLÜM 3: Ekip Çalışması ve Multidisipliner Yaklaşım
3.1 Modern diş kliniği bir takım oyunudur (Diş hekimi, ADS teknikeri, sterilizasyon personeli, hasta danışmanı, yönetim)
3.2 Ekip üyesi olmanın gereklilikleri (Sorumluluk bilinci, hesap verebilirlik, güvenilirlik, profesyonellik)
3.3 İletişim hataları ve sonuçları
BÖLÜM 4: Hasta Güvenliği ve Klinik Risk Yönetimi
4.1 Hasta Güvenliği Nedir? (Sağlıkta kalite, tıbbi hata, ramak kala olaylar)
4.2 Diş kliniklerinde en sık rastlanan riskler ve önleme gücü (Kontrol listeleri, çift kontrol sistemi)
BÖLÜM 5: Kalite Kültürü ve Profesyonel Davranış
5.1 Kalite nedir ve Toplam Kalite Yönetiminin beklentileri
5.2 İş yeri disiplini, zaman yönetimi ve meslek etiği
BÖLÜM 6: Performansı Yüksek ADS Teknikeri Nasıl Olur?
6.1 Ortalama ve yüksek performanslı çalışan arasındaki fark (İnisiyatif alma, sürekli öğrenme, problem çözme)
6.2 Yönetici gözüyle başarılı tekniker profili
BÖLÜM 7: Zor Durumlar, Krizler ve Profesyonel Müdahale
7.1 Klinikte karşılaşılan zor durumlar ve kriz yönetimi (Hasta, yakın ve ekip kaynaklı krizler)
7.2 Kriz anında ADS teknikerinin rolü, öfkeli hasta iletişimi ve ramak kala olaylardan öğrenmek
1965 yılında İzmirde doğdum. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden 1987 yılında mezun oldum. “Kalsiyum hidroksit ve sodyum hipokloritin irrigasyon materyali olarak incelenmesi” isimli doktora tezimi 1994 yılında tamamladım. 1998 yılında Endodonti doçenti oldum. 2004 yılından bu yana Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalında profesör olarak görev yapmaktayım. İzmir diş hekimleri odasında beş dönem yönetim kurulu üyeliği yaptım. E.Ü Diş hekimliği fakültesinde iki dönem fakülte kurulu üyeliği, bir dönem yönetim kurulu üyeliği yaptım. 2020-2024 yılları arasında E.Ü Diş Hekimliği Fakültesinde Dekan Yardımcısı olarak görev yaptım. Aynı zamanda Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin bilimsel yayın organı olan “International Archieves of Dental Sciences” Dergisinin editörlük görevini yürütmekteyim. 2000 yılından bu yana İzmir Diş Hekimleri Odası bünyesinde kurulan Bilimsel Komitelerde görev aldım. Bu süre zarfında İzmir Diş Hekimleri Odasının 32 adet Uluslararası kongresinde bilimsel komite başkanı olarak görev yaptım. International Asssociation of Dental Research (IADR), Türk Endodonti Derneği, Balkan Stomatoloji Derneği, Restoratif Diş Hekimliği Derneği gibi meslek örgütlerine üyeyim. Restoratif Diş Hekimliği ve Endodonti ile ilgili 82 tanesi SCI tarafından taranan dergilerde yayınlanmış uluslararası makale olmak üzere 100’ün üzerinde yayına sahip olup, uluslararası ve ulusal kongrelerde çok sayıda tebliğ ve poster sunumu yaptım. Restoratif Diş Tedavisi ve endodonti alanında çok sayıda konferans ve kurs verdim. Halen restoratif diş tedavisi ile ilgili farklı konularda kurs ve konferanslar vermeye devam etmekteyim.
Beyaz ve sağlıklı dişler, orofasiyal estetiğin en önemli bileşenlerinden birini teşkil etmektedir. Günümüzde diş beyazlatma uygulamaları, yalnızca patolojik renklenmeler sonucu estetik kayıplar yaşayan bireyler için değil, aynı zamanda diş renginden memnun olmayan ve daha beyaz dişlere sahip olmayı arzulayan birçok kişi için de öncelikli bir tercih haline gelmiştir. Diş renklenmelerinin etiyolojisi ile tedavi yöntemlerinin kapsamlı bir şekilde ele alınacağı bu sunumda, güncel tedavi yaklaşımları, kullanılan materyaller ve tedavi başarısını artıran faktörler detaylı bir biçimde incelenecektir.
1962 yılında İstanbulda doğdum, 1985 yılında İ.Ü. Diş hekimliği Fakültesinden mezun oldum.
1987 yılında Patoloji Kürsüsüne volenter asistan olarak girdim. 1995 yılında doktora programımı tamamladım. 2008 yılında doçent, Oral Patoloji uzmanlık dalı olarak kabul edilince 2019 da Oral Patoloji uzmanı oldum. 2021 de profesör oldum. 1988’den 2022 tarihine kadar İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü Tümör Patolojisi Bilim Dalında görev yaptım. 2022 tarihinde Oral Patoloji Anabilim Dalı kurulması ile Diş Hekimliği Fakültesine ekip olarak geçtik.
152 Uluslararası makale, 47 ulusal makale, 5 kitap bölümü yazdım. Uluslararası alanda 2247 sitasyon aldım. Halen İ.Ü. Diş Hekimliği Fakültesi Oral Patoloji Anabilim Dalında görev yapmaktayım.
41 yıldır Diş Hekimi Esra Türker Olgaç ile evliyim; bir oğlumuz, bir kızımız ve 2 torunumuz var.
Odontogenezis tamamlandıktan sonra serre ve malesses epitel artıkları olarak bilinen parçacıklar diş etinde ve kemiklerde orijinal formatif yapıda bulunurlar. Enflamasyon veya genetik etkilerle stimüle edildikleri zaman bu kalıntılar odontojenik enfeksiyon, kist ve tümörlere değişim gösterirler.
Çenelerde görülen lezyonların tedavi planlamasında klinik, radyolojik ve patolojik bulguların birlikte yorumlanması tedavinin başarısında en önemli etkendir. Rutinde karşılaşılan klinik bulguların ve radyolojik görüntülerin alışılmışın dışında çok farklı lezyonlar olarak karşımıza çıkması olasıdır. Birçok lezyon klinisyene sürpriz yapmayı sever. Tipik klinik ve radyolojik bulgular önümüzde olsa bile bu süprizlere hazır olmalıyız. Tüm lezyonlar için en doğru yaklaşım multidisipliner bakış açısıdır. Bu durumda muayene hekiminin farklı bakış açıları geliştirmesi ve gerektiğinde birlikte çalışacağı ekibi oluşturması gereklidir. Hekim hastasını doğru tedavi etmek, gerekirse doğru yönlendirmek ve takibini sürdürmekle sorumludur.
Bu oturumda farklı disiplinlerde birlikte çalışan bir grup olarak klinik ve radyolojik olarak ön görülen tanılardan oldukça farklı histopatolojik tanılarla karşımıza çıkan olgular üzerinden kendi deneyimlerimizi aktarmaya çalışacağız. Bu oturumun sonunda her lezyona gereksiz şüphe hatta korkuyla yaklaşılmasını değil olasılıklar hakkında farkındalık geliştirmeyi amaçlıyoruz.
1985 yılında Burdur’da doğmuştur. 2002 yılında TED Ankara Koleji’nden mezun olmuş; 2007 yılında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ndeki eğitimini birincilikle tamamlayarak diş hekimi ünvanı almıştır. Aynı yıl TÜBİTAK bursu alarak Gazi Üniversitesi Ortodonti Anabilim Dalı’nda başladığı doktora eğitimini 2012 yılında tamamlamıştır. 2013 yılında YÖK bursu ile misafir öğretim üyesi olarak Florida Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde akademik çalışmalarıma devam eden Dr. Canıgür Bavbek, 2017 yılında doçent, 2023 yılında profesör ünvanını almıştır. Doktora eğitimine başladığı 2007 yılından bu yana Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı’nda akademik çalışmalarına devam etmekte; 2025 yılından itibaren de Anabilim Dalı Başkanı olarak bölümdeki görevlerini yürütmektedir.
EOS, IADR ve TOD gibi mesleki kuruluşların aktif bir üyesi ve Türk Ortodonti Derneği 2024-2026 dönemi yönetim kurulu üyesidir. Acta Odontologica Turcica Dergisi’nde ortodonti bölüm editörlüğü görevini yürütmekte olan Prof. Dr. Canıgür Bavbek’in temel araştırma konuları arasında ortodontide şeffaf plak tedavileri ile havayolu ve uyku apnesinin ortodontik bölgeyle ilişkisi yer almaktadır.
Ortodonti alanında son yıllarda yaşanan teknolojik ve materyal biyomateryal gelişmeleri, tedavi protokollerini köklü bir biçimde değiştirmiştir. Özellikle şeffaf plak sistemleri, estetik beklentisi yüksek erişkin ve genç hastalarda öngörülebilir ve konforlu tedavi seçenekleri sunmaktadır. Bu sunumda, şeffaf plak tedavilerinin biyomekanik prensipleri, vaka seçim kriterleri ve klinik başarıyı etkileyen faktörler güncel bilimsel literatür eşliğinde değerlendirilecektir.
Prof. Dr. Neslihan ŞİMŞEK 1982 yılında Malatya´da doğdu. 2000-2005 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi´nde lisans eğitimi, 2005-2009 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı’nda doktora eğitimi aldı. 2009 yılında İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne kurucu öğretim üyesi ve yardımcı doçent olarak atandı. 2015 yılında aynı üniversitede Doçent, 2020 yılında Profesör unvanını aldı. Dr. ŞİMŞEK Endodonti Anabilim Dalı Başkanlığının yanı sıra, Malatya Klinik Araştırmalar Etik Kurul Üyeliği ve birçok kurullarda görev almıştır. 2022-2025 yılları arasında İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı olarak görev yapmıştır. Prof. Dr. Neslihan ŞİMŞEK’in 50’den fazla uluslararası ve ulusal dergilerde yayınlanmış eseri; 100’den fazla uluslararası ve ulusal bildirisi, kitap bölümleri bulunmaktadır. TÜBİTAK ve Bilimsel Araştırma Projeleri olmak üzere birçok projede yürütücü ve araştırmacı olarak yer almıştır. 10 doktora ve uzmanlık tezi danışmanlığı tamamlamış olup, halen yürüttüğü çok sayıda uzmanlık tez danışmanlıkları mevcuttur. Türk Endodonti Derneği ve Avrupa Endodonti Derneği (ESE) üyesidir. Endodonti bilimi ile beraber yürütülen multidisipliner çalışmalar, mikro-ct teknikleri, ağrı yönetimi, sistemik ilaç uygulamaları ve mekanik preparasyon yöntemleri ilgi alanları arasındadır. Mesleki konularda çeşitli televizyon programlarına katılmıştır. Dr. ŞİMŞEK evli ve 2 çocuk annesidir.
Başarılı kanal tedavisi yalnızca teknik bilgiye değil; doğru tanı, etkili planlama ve klinik disipline dayanan bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bu konuşmada özellikle genç diş hekimlerine yönelik olarak endodontik başarının temel belirleyicileri klinik deneyim eşliğinde ele alınacaktır. Vaka seçiminden radyografik değerlendirmeye, izolasyonun öneminden çalışma boyunun doğru belirlenmesine kadar tedavi sürecinin kritik aşamaları sistematik biçimde değerlendirilecektir. Ayrıca kök kanal anatomisinin doğru yorumlanması, irrigasyon protokollerinin etkin uygulanması, mekanik şekillendirme sırasında yapılan yaygın hatalar ve obturasyon kalitesinin uzun dönem prognoza etkisi üzerinde durulacaktır. Klinik uygulamalarda sık karşılaşılan komplikasyonlar, zaman yönetimi sorunları ve hasta iletişiminin tedavi başarısına katkısı gerçek vaka deneyimleri üzerinden tartışılacaktır. Bunun yanında genç hekimlerin başlangıç döneminde sıklıkla yaptığı teknik ve karar verme hataları analiz edilerek daha öngörülebilir ve sürdürülebilir endodontik sonuçlar için pratik öneriler sunulacaktır. Amaç, yalnızca teorik bilgi aktarmak değil; klinik güven gelişimini destekleyen uygulanabilir bir endodontik yaklaşım ortaya koymaktır.
Prof. Dr. ONUR GÖNÜL
Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilimdalı
İstanbul/Türkiye
Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi'nden 2002 yılında mezun olmuştur. 2009 yılında Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı'nda doktora tezini tamamlayarak doktor ünvanı almıştır. Prof.Dr. Onur Gönül'ün, uluslararası ve ulusal indekslerde taranan dergilerde yayınlanan 40' ın üzerinde makalesi, uluslararası kitaplarda yayınlanan 11 adet kitap bölümü, çeşitli uluslararası ve ulusal kongre, sempozyum ve toplantılarda yazılı ve sözlü olarak sunulan 120'nin üzerinde bildirisi mevcuttur. Mesleki ilgi alanında, dental implantoloji, oral bölgede sert ve yumusak doku rekonstruksiyonları, ortognatik cerrrahi gibi konular bulunan Dr. Gönül, halen Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi'nde çalışmalarına devam etmektedir.
Prof. Dr. ONUR GÖNÜL
Dental implant uygulamalarında, ilgili sahada yeterli kemik hacmi bulunması tedavinin prognozunu direkt olarak etkilemektedir. Ancak bir çok vakada klinisyenler kalıtsal yada edinsel olarak kazanılmış alveoler kret yetersizlikleriyle karşılaşmaktadır. Uzun dönem başarı için implantasyondan önce yada eş zamanlı olarak bu yetersizliklerin giderilmesi ve kemik dokunun uygun hale getirilmesi icim günümüzde bir çok tedavi seçeneği bulunmaktadır. Sunumda vaka örnekleri eşliğinde endikasyondan, teknik bilgiye ve komplikasyonlara en sık kullanılan sert doku augmentasyon yöntemleri irdelenecektir.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1993 yılında mezun oldu. Göğüs hastalıkları uzmanlık eğitimini 2000 yılında Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’nda tamamladı. Gaziantep, Adnan Menderes ve İstanbul Bilim Üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı. 2004 yılında yardımcı doçent, 2012 yılında doçent ve 2018 yılında profesör unvanını aldı.
Adnan Menderes Üniversitesi’nde “Tıpta İnsan Bilimleri” programın bilimsel sorumluluğunu ve Türk Toraks Derneği’nin eğitimden sorumlu Okul Başkanı olarak Merkez Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini üstlendi. Halen Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu Yürütme Kurulu görevini sürdüren Dr. Osman Elbek’in, göğüs hastalıkları alanında ulusal ve uluslararası alanda yayınlanmış makale, bildiri ve yayımlanmış kitap bölümleri mevcuttur. Mayıs 2026 itibariyle h indeksi 12 (WOS) / 19 (Google Akademik)’dur.
Dr. Osman Elbek’in göğüs hastalıkları alanı dışında bulunan kimi kitap ve kitap bölümlerinden bazıları şöyledir: Neoliberalizm ve Mahremiyet (2011, Metis Yayınları), Tıp Bu Değil (2012, İthaki Yayınları), Kapitalizm Sağlığa Zararlıdır (2013, Hayykitap), Türkiye’de Sağlık Siyaset Piyasa (2015, Notabene Yayınları), Sağlığın Sosyal Hali (2019, Notabene Yayınları) ve Pandeminin Düşürdüğü Maskeler “COVID-19 Salgınının Muhasebesi” (2021, İletişim Yayınları).
Kapitalizm Sağlığa Zararlıdır kitabının editörü ve Pandeminin Düşürdüğü Maskeler kitabının eş editörü olan Dr. Elbek halen sağlık politikası konusu ağırlıklı olmak üzere Birikim’de yazılar yazmaktadır.
Osman Elbek
Tütün endüstrisi 1970’li yılların başından beri kenevir (esrar) üretimi ile yakından ilgilenmiştir. Şirketler, kenevirin içilebilir ya da solunabilir ürünlerini, klasik sigaralar bakımından hem bir tehdit, hem de yeni bir ürün geliştirmek için fırsat olarak değerlendirmiştir. Bu yıllarda bir tütün şirketinin CEO’su olan George Weissman, “[Esrarın] kullanımına karşı olmama rağmen, yakın gelecekte yasallaştırılabileceğini kabul ediyorum… Dolayısıyla, bu elverişli koşullar altında şu konuları inceleme fırsatına sahip olmalıyız: Potansiyel bir rekabet unsuru, olası bir ürün ve bu aşamada hükümetle iş birliği yapmak” sözleriyle tütün şirketlerinin 70’lerdeki konu nasıl yaklaşması gerektiğini özetlemiştir.
İkibinli yıllara gelindiğinde ise tütün şirketleri kenevir (esrar) üreten şirketlerle daha yakından ilgilenmeye, kenevir şirketlerine yatırım yapmaya ve hatta bu şirketleri tümden satın almaya başladılar. Tütün şirketlerinin kenevir üretimine yatırım yapmalarının ve/veya kenevir üreten şirketleri satın almalarının altında yatan temel motivasyon; dünya genelinde sigara başta olmak üzere geleneksel tütün ürünlerinin hacimlerindeki azalma, tütün ve esrar şirketlerinin altyapı benzerliklerinin yaratacağı sinerji, ikili kullanım olarak tütün ve kenevir kullanımının çoğu zaman birlikte oluşu ve tütün şirketlerinin kendilerini “sorumlu” ve “halk sağlığına duyarlı” bir şirketmiş gibi gösterme istekleri yatmaktadır.
Bugün itibarıyla tütün şirketleri tarafından kenevir (esrar) üreten şirketlere yönelik olarak yönetici atamaları, sermaye yatırımları ve ürün çeşitlendirme politikaları uygulanmaktadır. Tütün şirketlerinin kenevir şirketleriyle entegrasyon modelindeki hedefleri; dünya genelinde sigara kullanımının azalmasının neden olduğu şirket zararlarını giderme, Ar-Ge ve ölçek ekonomisi sayesinde yüksek kâr marjına ulaşma ve kenevir (esrar) içiminde geliştirecekleri teknolojik patenti ekonomik yarara çevirme oluşturmaktadır.
Sigara ve püro gibi geleneksel tütün ürünleri, dünya genelinde, Türkiye’de en yüksek pazara sahip tütün şirketinin sadece yüzde 60’ını, TEKEL’i satın alarak Türkiye’de tütün pazarının ikincisi konumuna ulaşan tütün şirketinin ise yüzde 79’unu oluşturmaktadır. Başka bir ifadeyle tütün endüstrisi, günümüzde sigara ya da püro gibi geleneksel tütün ürünleri üretimi yerine elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri, oral nikotin ve nikotin keseleri gibi yeni ürünlere doğru bir yönelim içerisindedir. Öte yandan yakın gelecekte bu ürün portföyüne kenevir (esrar) içiminin de ekleneceğine kuşku yoktur. Sözleşmeli çiftçilik yoluyla hammadedenin kolay tedariği, sigara makinelerinin kenevir (esrar) üretimine hızla uygun hale getirilecek olması ve biyosentez sayesinde bitki kökenli olmayan esrar üretimi tütün şirketlerinin azalan kâr oranlarını arttıracaktır. Zaten dünya genelinde kenevir üretimi ve kullanımına yönelik kısıtlamalar, hemen her ülkede, “tıbbi kenevir kullanımı” gerekçe gösterilerek serbestleştirilmekte ve tütün şirketlerinin yakın gelecekteki yeni ürünlere uygun zemin hazırlanmaktadır.
Oysa bir bağımlılığı önlemek, onu kontrol altına almaktan ve tedavi etmekten daha kolay ve daha insanidir. Türkiye’de kenevir (esrar) kullanımı, son yıllarda artış göstermekle birlikte henüz sigara ya da diğer tütün ürünleri gibi yaygın biçimde kullanılmamaktadır. Ancak tütün ve kenevir (esrar) şirketlerinin ittifakı, yakın gelecekte Türkiye’yi de Kuzey Amerika gibi kenevir (esrar) kullanımının yaygınlaştığı bir ülke haline getirme tehlikesi taşımaktadır.
Hekimler ve halk sağlığı savunucuları, bağımlılığın yeni yüzünü görerek ve bilerek sağlık hakkının yanında taraf olmalıdırlar.
İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde diş hekimliği eğitimini almış ve 1960 yılında D.D.S. derecesini elde etmiştir.
Başarılar:
Günümüz:
Dr. Sandallı, yakın zamanda İstanbul Dental Center adlı diş polikliniğini kurmuş olup, burada farklı branşlarda 6 diş hekimi ile birlikte çalışmaktadır. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde diş hekimlerine Oral İmplantoloji ve Periodontoloji alanlarında kurslar ve konferanslar vermektedir. 2005 yılından bu yana New York University College of Dentistry’de ziyaretçi öğretim görevlisi olarak kabul edilmiştir. Avukat Tülin Sandallı ile evli olup Ece ve Ege adında iki çocuğu, Teoman, Efe ve Eren adında 3 torunu vardır.
1960’lı yıllarda diş hekimliği, büyük ölçüde mekanik enstrümantasyona dayanan, görüntüleme olanakları sınırlı ve biyomateryal çeşitliliği düşük bir disiplin olarak uygulanmaktaydı. Tanı ve tedavi süreçleri daha çok klinik deneyime bağlı olup, teknolojik destek oldukça kısıtlıydı. Günümüzde ise diş hekimliği, dijital teknolojilerin entegrasyonu ile köklü bir dönüşüm geçirmiştir. CAD/CAM sistemleri, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT) ve intraoral tarayıcılar sayesinde hem teşhis hem de tedavi planlaması yüksek hassasiyetle gerçekleştirilebilmektedir. Yapay zekâ destekli sistemler, hastalıkların erken teşhisinde ve klinik karar süreçlerinde önemli katkılar sağlamaktadır. Osseointegrasyon prensiplerinin anlaşılmasıyla implantoloji daha öngörülebilir ve güvenilir hale gelmiştir. Lazer teknolojileri, piezoelektrik cerrahi ve minimal invaziv yaklaşımlar, hastaların konforunu artırırken iyileşme sürelerini kısaltmaktadır. Ayrıca nanoteknoloji ve rejeneratif tıp uygulamaları, özellikle PRF ve kök hücre temelli tedaviler ile doku iyileşmesi hızlanmakta ve tedavi başarı oranları artmaktadır. Dijital iş akışları sayesinde protez üretimi ve restoratif işlemler daha hızlı, estetik ve fonksiyonel sonuçlar sunmaktadır. Bu gelişmeler, diş hekimliğini yalnızca restoratif bir alan olmaktan çıkararak multidisipliner ve ileri teknolojiye dayalı bir sağlık bilimi haline getirmiştir.
Prof. Dr. Güneri 1986 yılında Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden mezun olmuş ve 1987 yılında aynı fakültede Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı Oral Diagnoz ve Radyoloji Bilim Dalı Doktora Programı’na başlamıştır. 1995 yılında “Rekürrent Aftöz Ülserlerin Tedavisinde Kullanılan Topikal Ajanların Lokal Doku Reaksiyonlarının Karşılaştırılması” başlıklı doktora tezini tamamlayarak Dr. Med. Dent. unvanını alan Dr. Güneri, 2000 yılında Doçent, 2005 yılında ise Profesör unvanlarını kazanmıştır. Halen Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Güneri, 2013–2014 eğitim-öğretim yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nde misafir öğretim üyesi olarak ders vermiştir.
Yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda bilimsel toplantıda sunum yapan ve konferanslar veren Prof. Dr. Pelin Güneri’nin Google Scholar verilerine göre 4192 atıf alan ulusal ve uluslararası bilimsel yayınları bulunmaktadır. h-indeks değeri 35, i10-indeks değeri ise 70’tir. Çeşitli ulusal ve uluslararası bilimsel araştırma ödüllerine sahip olan Prof. Dr. Güneri, ayrıca birçok ulusal ve uluslararası katılımlı sempozyum ve konferansın düzenleme komitelerinde görev almıştır. Bunun yanı sıra, çok sayıda yerli ve yabancı bilimsel dergide hakemlik faaliyetlerini sürdürmektedir.
Prof. Dr. Güneri’nin bilimsel ilgi alanları arasında oral mukoza lezyonları, ağız kanserleri ve erken tanı yöntemleri, dijital radyoloji ile dişhekimliğinde yapay zekâ uygulamaları yer almaktadır.
Ağız kanserlerinin yaklaşık %90’ından fazlasını oluşturan oral skuamöz hücreli karsinom (OSCC), dünya genelinde önemli morbidite ve mortaliteye neden olan maligniteler arasında yer almaktadır. Özellikle Evre I ve II gibi erken dönemlerde teşhis edildiğinde %80’in üzerinde sağkalım oranları bildirilmekteyken, olguların önemli bir kısmı ileri evrelerde tanı almaktadır. Bu durumun başlıca nedenleri arasında lezyonların erken dönemde asemptomatik seyretmesi, klinik bulguların hasta ve hekim tarafından gözden kaçırılabilmesi, ayrıca tanısal süreçlerde yaşanan gecikmeler bulunmaktadır. İleri evrede teşhis edilen vakalarda ise tedavi seçenekleri daha kompleks hale gelmekte ve hastaların yaşam kalitesi ile prognozu belirgin ölçüde olumsuz etkilenmektedir.
Oral Potansiyel Malign Düzensizlikler (OPMDs), ağız kanseri gelişimi açısından risk taşıyan öncül yapılar olarak kabul edilmekte olup; lökoplaki, eritroplaki, proliferatif verrüköz lökoplaki (PVL), oral submüköz fibrozis (OSF) ve oral liken planus gibi klinik tabloları kapsamaktadır. Günümüzde geleneksel klinik muayene ve histopatolojik değerlendirme amacıyla gerçekleştirilen cerrahi biyopsi tanıda “altın standart” yöntem olmayı sürdürmektedir. Bununla birlikte, klinik tanısal doğruluğu artırmak, malign transformasyon riski taşıyan alanları belirlemek ve biyopsi bölgesinin seçiminde yol gösterici olmak amacıyla çeşitli yardımcı tanı yöntemlerinden yararlanılmaktadır. Bu yöntemler arasında vital boyama teknikleri, ışık esaslı (optik) görüntüleme sistemleri, floresans uygulamaları ve invaziv olmayan sitolojik değerlendirme yöntemleri öne çıkmaktadır.
Bu konferansta, OPMD’lerin erken tanısında kullanılan güncel yardımcı tanı yöntemleri ile tedavi yaklaşımlarındaki son gelişmelerin güncel literatür eşliğinde kapsamlı biçimde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden 2005 yılında mezun olan Dr. Atalı, Marmara Üniversitesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Doktora Programı’nı 2011 yılında “Beyazlatma Ajanları ve Beyazlatıcı Diş Macunlarının Kompozit Rezinlerin Yüzey Özelliklerine Olan Etkisinin İncelenmesi” başlıklı doktora tezi ile bitirerek, “Dr. Med. Dent” unvanını aldı. 2011-2015 yılları arasında Arş. Gör Dr.; 2015-2017 Yrd. Doç. Dr. olarak çalıştı. 2017 yılında “Doç. Dr.” ve 2024 yılında “Prof. Dr.” unvanını aldı. Dental materyaller, genetik ve çürük risk faktörleri, koruyucu ve minimal invaziv diş hekimliği uygulamaları, beyazlatma tedavileri ile ilgili klinik ve laboratuvar çalışmalarını multidisipliner olarak sürdürmektedir. Restoratif Diş Hekimliği Derneği (RDD), International Association for Dental Research (IADR), The International Academy for Adhesive Dentistry (IAAD), Diş Hekimliği Eğitim Programları Akreditasyon Derneği (DEPAD), Sağlık Biyoteknolojisi Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (SABİOTEK) ve Sigma Xi Bilimsel Araştırma Onur Topluluğu üyesidir.
Minimal invaziv tedavi seçenekleri arasında yer alan diş beyazlatma, rezin infiltrasyon, mikroabrazyon uygulamaları ile ilgili endikasyonlar, kontraendikasyonlar, tedavi planlaması, bu tedavilerin kombine kullanımına ilişkin yaklaşımlar ve remineralizasyon ajanlarının rolü tartışılacaktır. Diş beyazlatma amacıyla tercih edilen tezgâh üstü ürünlerin içerikleri ve kullanım şekilleri ile uygulanan tedavilerin diş sert dokuları üzerindeki etkileri de değerlendirilecektir.
Teşhis ve tedavi takibinde, klinik ve radyolojik muayenenin yanı sıra kullanılan floresans ölçüm yöntemleri incelenecektir. Güncel bilimsel verilere dayalı tedavi önerileri, klinik vakalar eşliğinde sunulacaktır. Ayrıca, beyazlatma tedavisiyle birlikte uygulanan minimal invaziv yaklaşımlarda izlenen protokoller hem klinik hem de laboratuvar çalışmalarıyla desteklenerek paylaşılacaktır.
Prof. Dr. Safa Tuncer, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Lisans eğitimini 2004, doktora çalışmalarını ise 2010 yılında İstanbul Üniversitesi'nde tamamlayan Dr. Tuncer, aynı kürsüde 2015 yılında Doçent, 2022 yılında ise Profesör unvanını almıştır. Restoratif diş hekimliği alanında temel olarak restoratif materyallerin fiziksel ve kimyasal özellikleri, adeziv diş hekimliği, minimal invaziv yaklaşımlar üzerine yoğunlaşmıştır.
Direkt posterior restorasyonlarda başarılı bir arayüz oluşturulması, yalnızca sıkı bir kontak elde etmekle sınırlı değildir; doğru kontur, uygun çıkış profili ve periodontal uyum da gerektirir. Ancak klinikte açık veya aşırı sıkı kontak, hatalı kontur, gingival taşkınlık, matriks deformasyonu ve yetersiz separasyon gibi sorunlar sık görülür. Bu sunumda iyi bir kontak ve kontur oluşturmak için kullanılan matriks ve kama sistemleri, separasyon halkaları ve güncel yardımcı yöntemler değerlendirilecektir. Ayrıca farklı klinik durumlarda sistem seçimini etkileyen faktörler ve restoratif başarının artırılmasına yönelik pratik, uygulanabilir ve kanıta dayalı öneriler tartışılacaktır.
Adı Soyadı: SELİM ERKUT
Doğum Tarihi: 2 Nisan 1968
Öğrenim Durumu:
Görevler:
Halihazırda Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır.
Dental implantolojide değişen ve gelişen tedavi yaklaşımlarının değerlendireceği bu konuşmada, klinik çalışmaların ve klinik hasta takiplerinin ortaya koyduğu sonuç ve öneriler değerlendirilecektir.
Aynı zamanda yıllara uzanan hasta takipleri desteği ile optimum yaklaşımlar tartışılacaktır.
Sema Belli
Dr. Belli, İstanbul Marmara Üniversitesi'nden mezun olmuş ve Konya Selçuk Üniversitesi, Diş hekimliği Fakültesi, Konservatif Diş Tedavisi Bilim Dalı’nda doktora derecesini almıştır. Sonrasında Selçuk Üniversitesi, Diş hekimliği Fakültesi’nde Endodonti Anabilim Dalı'nı kurmuş ve 10 yıldan fazla bir süre Anabilim Dalı Başkanlığını yürütmüştür.
Kompozit rezinler, adezivler, cam veya polietilen fiber destekli restorasyonlar, geniş çürüklerin konservatif restorasyonu, endodontik tedavi görmüş dişlerin restorasyonu, post ve kor restorasyonlar, sonlu eleman stres analizi, endodontik yüzeylere adezyon, biyomimetik diş hekimliği, kök kanal tedavisi görmüş dişlerde stres azaltıcı restoratif yaklaşımlar (fiberler kullanılarak), biyouyumluluk, sürdürülebilir diş hekimliği konularında geniş kapsamlı yayınlar yapmış ve konferanslar vermiştir.
Dr. Sema Belli, 2017-2021 yılları arasında IADR Avrupa Bölümü'nde (CED-IADR) Türkiye’yi temsilen yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış, görev süresi boyunca genç araştırmacılara yönelik "(Sözlü/Poster) Sunumlar İçin İpuçları ve Püf Noktaları" konulu kurslar düzenlemiş ve CED-IADR Ödülleri'nin başkanlığını ve organizasyonunu üstlenmiştir. On yılı aşkın bir süre Türk Endodonti Derneği'nde yönetim kurulu üyesi ve Diş Hekimliği Fakültesi’nde ERASMUS Koordinatörü olarak görev yapan araştırıcı halen Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde tam zamanlı profesör olarak çalışmaktadır.
Endodontik tedavi görmüş dişlerde uzun dönem başarı yalnızca kanal tedavisinin kalitesiyle değil, kalan diş dokusunun korunması ve biyomekanik açıdan doğru restore edilmesiyle de ilişkilidir. Geleneksel yaklaşım uzun yıllar post kullanımını rutin bir gereklilik olarak kabul etmiş olsa da güncel literatür endodontik tedavili dişlerde esas belirleyicinin post varlığı değil, korunabilmiş sağlam dentin miktarı ve restorasyon tasarımı olduğunu göstermektedir. Panelin bu bölümünde endodontik tedavili dişlerin kırılmaya karşı dayanımı; madde kaybı, kavite genişliği ve oklüzal yükler göz önüne alınarak biyomekanik açıdan değerlendirilecektir. Ayrıca fiberlerin stres dağılımını nasıl modifiye ettiği, katastrofik kırıkları azaltmadaki potansiyeli ve biyomimetik restoratif yaklaşımlar içindeki yeri klinik örneklerle anlatılacaktır. Bu sunumun amacı, teorik biyomekanik bilgiler ile günlük klinik gerçeklik arasındaki dengeyi ortaya koyarak; klinisyenlerin endodontik tedavili dişlerde daha öngörülebilir, daha koruyucu ve daha planlı restoratif kararlar verebilmesine katkı sağlamaktır.
Prof. Dr. Senem Selvi Kuvvetli, 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. Doktora eğitimini İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı’nda 2002 yılında tamamladı. Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladıktan sonra, 2012 yılında Doçent ve 2019 yılında Profesör ünvanını aldı. 2018-2024 yılları arasında European Academy of Paediatric Dentistry Türkiye Councillor olarak görev yaptı. 2016 yılından bugüne Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır. 2014-2024 yılları arasında Genel Sekreter olarak Yönetim Kurulu’nda görev yaptığı Türk Pedodonti Derneği’nde Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam etmektedir. 2025 yılında International Association of Paediatric Dentistry Eğitim Komitesi üyesi olarak görevlendirildi. Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmış 40’tan fazla makalesi, ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelerde 100’den fazla sözlü ve poster bildirisi, 1 kitap bölümü çevirisi ve 3 kitap bölümü yazarlığı bulunmaktadır.
Çocuk diş hekimliği pratiğinde koruyucu ve invaziv olmayan tedavi seçenekleri gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu sunumda çocuk hastalarda davranış yönetimi, çürük risk değerlendirmesi ve pedodontide güncel materyal kullanımları ele alınacaktır.
Dr. Öğr. Üyesi Sinem Büşra Kıraç Can, 1993 yılında Eskişehir’de doğmuştur. Diş hekimliği eğitimini 2016 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde almıştır. 2017 yılında Marmara Üniversitesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda başladığı uzmanlık eğitimini 2023 yılında tamamlamıştır.
2023–2024 yılları arasında aynı anabilim dalında uzman diş hekimi olarak görev yapmış, Mart 2025 itibarıyla Dr. Öğr. Üyesi olarak akademik çalışmalarına devam etmektedir.
Ulusal ve uluslararası kongrelerde çok sayıda sunumu bulunan Dr. Kıraç Can’ın, hakemli dergilerde yayımlanmış 8 bilimsel makalesi ve 1 bilimsel projesi bulunmaktadır.
Mesleki ilgi alanları; implantoloji, ortognatik cerrahi, maksillofasiyal travma cerrahisi ve temporomandibular eklem cerrahisidir.
Diş çekimi, oral ve maksillofasiyal cerrahide en sık uygulanan işlemlerden biridir; ancak her vaka farklı bir zorluk ve risk düzeyi taşır. Klinik olarak kolay görünen çekimler bile; anatomik farklılıklar, dişin konumu, kök yapısı ve hastaya ait faktörler nedeniyle beklenenden daha zor hale gelebilir. Bu sunumda, diş çekimleri basitten komplekse doğru ele alınacak ve her aşamada karşılaşılabilecek komplikasyonlar sistematik şekilde incelenecektir. Özellikle alveolit, enfeksiyon, kanama, sinir hasarı ve komşu yapıların zarar görmesi gibi komplikasyonların nedenleri ve risk faktörleri üzerinde durulacaktır. Amaç, cerrahi zorluk arttıkça değişen riskleri ortaya koymak, komplikasyonları daha iyi öngörmek ve klinik süreci daha kontrollü yönetebilmektir.
1982–1985
Almanya, Hamburg Üniversitesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi (Assistant Professor).
1986–1988
Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) bursuyla, ABD Kaliforniya'daki Loma Linda Üniversitesi'nde Periodontoloji Lisansüstü Eğitim Programını tamamladı.
1989
Hamburg'da özel muayenehane açtı.
1990–1991
Alman Araştırma Vakfı (DFG) bursuyla Loma Linda Üniversitesi Mineral Metabolizması Laboratuvarı'nda doktora sonrası araştırmacı (Postdoctoral Fellow) olarak görev yaptı ve aynı üniversitede Periodontoloji ve İmplant Diş Hekimliği alanında Master of Science programını tamamladı.
1990
ABD Periodontoloji Uzmanlık Sertifikasını aldı.
1992
Loma Linda Üniversitesi'nden Master of Science (MSc) derecesini aldı.
1991–2001
Almanya, Kiel Üniversitesi Koruyucu Diş Tedavisi ve Periodontoloji Anabilim Dalı'nda Doçent (Associate Professor) olarak görev yaptı.
1999
American Board of Periodontology Diplomatı unvanını aldı.
2002
Almanya Bonn Üniversitesi Tıp Merkezi'nde Periodontoloji, Operatif ve Koruyucu Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı ve Profesörü olarak atandı.
2005
Almanya Ulusal Bilimler Akademisi Leopoldina üyeliğine seçildi.
2008
İsviçre Bern Üniversitesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanlığına davet edildi.
2009–2021
Journal of Clinical Periodontology dergisinde Yardımcı Editör (Associate Editor) olarak görev yaptı.
2012–2017
Avrupa Periodontoloji Federasyonu (EFP) Yönetim Kurulu Üyesi.
2015–2016
Avrupa Periodontoloji Federasyonu (EFP) Başkanı.
2017
Periodontal ve Peri-implant Hastalıklar ile Durumların Yeni Sınıflandırılması konulu AAP/EFP Dünya Çalıştayı'nın Eş Başkanı.
2018
Amsterdam'da düzenlenen EuroPerio 9 Kongresi'nin Bilimsel Başkanı.
2018
American Academy of Periodontology (AAP) tarafından Special Citation Award ödülüne layık görüldü.
2019
International Association for Dental Research (IADR/PRG) tarafından Regenerative Periodontal Medicine Award ile onurlandırıldı.
2019, 2021 ve 2022
Avrupa Periodontoloji Federasyonu (EFP) tarafından düzenlenen Avrupa Çalıştaylarında; Evre I–III ve Evre IV periodontitisin tedavisi ile peri-implant hastalıklarının önlenmesi ve tedavisine yönelik S3 Düzeyi Klinik Uygulama Kılavuzlarının hazırlanmasında Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak görev aldı.
2022
American Academy of Periodontology (AAP) tarafından R. Earl Robinson Periodontal Regeneration Award ödülünü aldı.
2023–günümüz
Periodontology 2000 dergisinde Yardımcı Editör (Associate Editor) olarak görev yapmaktadır.
2023
Avrupa Periodontoloji Federasyonu (EFP) Distinguished Scientist Award ve American Academy of Periodontology (AAP) Clinical Research Award ödüllerine layık görüldü.
2024
Bonn'da düzenlenen "100 Years of German Periodontology" Jübile Kongresi'nin Bilimsel Başkanı.
2025
Alman Periodontoloji Derneği (DG PARO) Onursal Üyesi seçildi.
Sınıf II ve III periodontal furkasyon tutulumları, diş kaybı riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Bu tür defektlerin tedavisinde furkasyon bölgesinin rejenerasyonunu hedefleyen çeşitli cerrahi yaklaşımlar uygulanabilmektedir. Alternatif olarak, kök rezeksiyonu gibi rezektif tedavi yöntemleri de tercih edilebilir. Son yıllarda geliştirilen vital kök rezeksiyonu teknikleri, kanal tedavisi gerektirmeden uygulanabilme avantajı sunmaktadır.
Bu sunumda, farklı tedavi yaklaşımlarının endikasyon ve kontrendikasyonları gözden geçirilecek, güncel cerrahi teknikler ele alınacak ve klinisyenlere uygun tedavi seçiminin yapılmasına yönelik karar verme sürecinde yol gösterici bilgiler sunulacaktır.
Doç. Dr. Sıla Nur USTA
Doç. Dr. Sıla Nur Usta, lisans eğitimini 2017 yılında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde tamamlamıştır. 2021 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı’ndan mezun olarak uzman diş hekimi unvanını almıştır. Uzmanlık eğitimi sırasında ve sonrasında İspanya’nın Granada Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’nda bilimsel çalışmalarda bulunmuş olup, akademik eğitimine aynı bölümde 2024 yılında başladığı doktora programı kapsamında devam etmektedir. 2022–2025 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı’nda Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapmış, 2025 yılı itibarıyla da Doçent unvanını almıştır. Bilimsel çalışmalarını endodonti alanında minimal invaziv yaklaşımlar, biyolojik temelli tedavi stratejileri ve endodonti eğitiminde ileri teknolojilerin kullanımı üzerine yoğunlaştıran Dr. Usta’nın, ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış birçok bilimsel yayını bulunmaktadır. 2023 yılından bu yana Turkish Endodontic Journal’da Yardımcı Editör olarak görev yapmaktadır.
ÖZET
Modern endodonti, derin ve aşırı derin çürük lezyonlarının yönetiminde geleneksel radikal yaklaşımlardan, doku koruma odaklı minimal invaziv stratejilere doğru bir paradigma değişimi yaşamaktadır. Bir yüzyılı aşkın süredir klinik pratikte yer alan vital pulpa tedavilerinin uygulanması (VPT), özellikle son yirmi yılda rejeneratif endodontinin yükselişi ve biyoaktif hidrolik simanların geliştirilmesiyle birlikte daha yaygın hale gelmiştir. Güncel kanıta dayalı bulgular VPT’nin yalnızca çürükten etkilenmiş matür dişlerde değil, aynı zamanda irreversibl pulpitis belirtileri ve semptomları gösteren dişlerde de uygulanabileceğini ortaya koymaktadır. Pulpanın gerçek inflamatuvar durumunu doğru ve objektif bir şekilde teşhis etmedeki limitasyonlar; klinisyenlerin tedavi planlaması ve karar verme süreçlerinde subjektif tanı araçları kullanmasına yol açmakta, bu da hastalara sunulan tedavilerde büyük farklılıklara ve öngörülemez sonuçlara neden olmaktadır. Bu sunum; enfeksiyon, inflamasyon ve onarım arasındaki karmaşık etkileşimi irdeleyerek, VPT’nin mevcut durumunu kanıta dayalı verilerle değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte, materyal seçiminden klinik karar verme algoritmalarına kadar geniş bir çerçevede, VPT'nin diş hekimliği pratiğinde daha uygulanabilir ve öngörülebilir bir seçenek haline gelmesini sağlayacak gelecek odaklı çözüm stratejileri sunulacaktır.
Dr. Taha Özyürek, 2010 yılında Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olmuş ve 2015 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde Endodonti alanında doktora derecesini tamamlamıştır. 2018 yılına kadar aynı üniversitede tam zamanlı araştırma görevlisi olarak çalışmış, ardından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde Endodonti Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmıştır. 2021 yılından bu yana Bahçeşehir Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde profesör ve Endodonti Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda Bahçeşehir Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Sürekli Eğitim Programı Direktörü ve Araştırma Laboratuvarı Direktörü olarak da görev yapmaktadır.
Dr. Özyürek’in araştırmaları ağırlıklı olarak nikel-titanyum eğelerin mekanik özellikleri ve endodontik irrigasyon teknikleri üzerine yoğunlaşmış olup, bu konularda ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde 100’den fazla makale yayımlamıştır. 2020 yılından bu yana Stanford Üniversitesi tarafından “Dünya Çapında En Etkili Bilim İnsanları” listesinde yer almaktadır. Ayrıca, Journal of Endodontics, International Endodontic Journal ve Australian Endodontic Journal gibi prestijli dergilerde hakemlik yapmaktadır.
Dr. Özyürek, birçok ülkede konferanslar ve uygulamalı kurslar vermiştir ve Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB), Türk Endodonti Derneği (TED) ve Avrupa Endodonti Derneği (ESE) üyesidir.
Kök kanal tedavisinin başarısı, kanal anatomisinin doğru temizlenmesi ve dezenfekte edilmesine bağlıdır. Nikel-titanyum (NiTi) döner alet teknolojisindeki gelişmeler, kanal şekillendirmeyi daha güvenli ve öngörülebilir hale getirmiştir. Bu sunumda NiTi eğelerin metalurjik özellikleri, kırılma dirençleri ve güncel aktivasyonlu irrigasyon protokollerinin klinik etkinliği değerlendirilecektir.
Prof. Dr. Uzay Koç Vural, 1999 yılında lisans eğitimine başlamış ve 2005 yılında mezun olmuştur. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı'nda doktora eğitimine başlamış ve doktora derecesini 2014 yılında tamamlamıştır. Akademik kariyerine aynı anabilim dalında devam eden Prof. Dr. Uzay Koç Vural, 2017 yılında Yardımcı Doçent, 2018 yılında Doçent ve 2025 yılında Profesör unvanını almıştır. Halen Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak akademik ve bilimsel çalışmalarını sürdürmektedir. Çalışma alanları arasında anterior estetik restorasyonlar, adeziv diş hekimliği, enjeksiyon tekniği ile direkt restorasyonlar, kompozit rezin materyalleri ve minimal invaziv restoratif tedaviler yer almaktadır. Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel makalesi, kitap bölümleri, ödülleri ve davetli konferans konuşmaları bulunmaktadır.
Özet
Anterior bölgede direkt kompozit veneer restorasyonlarında enjeksiyon tekniği, dijital ve konvansiyonel tedavi planlamalarının klinik ortama yüksek doğrulukla aktarılmasını sağlayan, restoratif işlemlerin standardizasyonunu destekleyen güncel bir yaklaşımdır. Şeffaf silikon indeksler aracılığıyla önceden planlanan anatomik formun minimal operatör bağımlılığı ile uygulanabilmesi, tekniğin öngörülebilirliğini ve tekrarlanabilirliğini artıran temel özelliklerinden biridir.
Yüksek dolduruculu enjekte edilebilir kompozit rezinlerin geliştirilmesiyle birlikte enjeksiyon tekniği, estetik rehabilitasyonda daha geniş bir kullanım alanı kazanmış; minimal invaziv yaklaşımı, anatomik doğruluğu ve klinik verimliliği nedeniyle güncel restoratif diş hekimliğinde giderek daha fazla ilgi gören bir seçenek haline gelmiştir.
Enjeksiyon tekniğinin bilimsel altyapısı, güncel materyal gelişmeleri, klinik endikasyonları, avantajları ve sınırlılıkları mevcut literatür doğrultusunda değerlendirilerek, tekniğin anterior direkt kompozit veneer restorasyonlarındaki güncel yeri ortaya konulacaktır.
1998 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuş ve aynı üniversitenin Oral İmplantolojisi Anabilim Dalı’nda doktora çalışmalarına başlamıştır. Hollanda Nijmegen Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen "Peri-implant dehissens defektlerinde kalsiyum fosfat esaslı greft materyalinin etkinliğinin histolojik ve histomorfometrik analizi" başlıklı doktora tezini 2003 yılında tamamlamıştır. Finlandiya Oulu Üniversitesi ve Avusturya FH Campus Wien Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen aynı anabilim dalında Profesör olarak görev yapmaktadır. 2 uluslararası patente sahiptir. H indeksi: 18, i10 indeksi: 26, 01.01.2025 itibarıyla yayın adedi 311. Ulusal ve uluslararası düzeyde verdiği mesleki konferans sayısı: 78 dir.
Dental implantolojide bilgisayar destekli tasarım ve üretim (CAD/CAM) ile 3D cerrahi rehberlerin kullanımı, implant yerleşiminde yüksek hassasiyet ve güvenlik sağlamaktadır. Bu sunumda peri-implant sert ve yumuşak doku defektlerinde greft materyallerinin biyolojik davranışı ve rejeneratif cerrahi yaklaşımlar değerlendirilecektir.
Akademik yaşamının 35. yılına giren Dr. Zafer Çehreli, Uluslarası Dental Travmatoloji Derneği Direktörlüğünü (2018-2024), Eğitim Komisyonu Başkanlığını (2016-2022), ve Seçilmiş Başkanlığını (2022-2024) yürütmüştür. Amerikan Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi, Uluslarası Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi ve Uluslararası Diş Hekimliği Araştırmaları Derneği’nin aktif üyesi olan Zafer Çehreli, Uluslarası Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi Pulpa Tedavi Rehberleri ve Uluslararası Dental Travmatoloji Derneği Tedavi Rehberleri ve Kök Rezorpsiyon Rehberi Çalışma grubu üyesidir. Pediatrik ve Rejeneratif Endodonti, Dental Travmatoloji ve Pediatrik Estetik Diş Hekimliği, Dr. Çehreli’nin odaklandığı klinik ve araştırma konuları arasında yer almakta olup, bu konularda 100’ü aşkın uluslararası ve 200’ü aşkın ulusal davetli konferans ve çok sayıda uygulamalı eğitim vermiştir.
Travmatik dental yaralanmalarda acil müdahale, hem kısa hem de uzun dönem sonuçların belirlenmesinde kritik rol oynar. Zamanında ve uygun şekilde uygulanan tedavi, iyileşme başarısını artırırken pulpa nekrozu, kök rezorpsiyonu ve periodontal doku kaybı gibi komplikasyonların görülme riskini azaltır. Travmaya maruz kalan dişlerin doğru konumlandırılması, uygun splint uygulamaları ve enfeksiyonun önlenmesi, iyileşme sürecini destekleyen temel yaklaşımlar arasında yer alır. Bu sunumda, avülsiyon ve lüksasyon yaralanmalarında erken ve etkili müdahalelerin yara iyileşmesine olan katkıları incelenecek, ayrıca uzun dönem başarıyı artırmaya yönelik stratejiler tartışılacaktır.
Dr. Zeynep Afra Akbıyık Az, Fatih/İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini 2009 yılında İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladı. 2009–2014 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Ardından 2016–2022 yılları arasında aynı fakültede Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi – Ağız Hastalıkları alanında doktora eğitimi aldı.
Şu anda İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü’nde görev yapmaktadır. Akademik çalışmalarını ağız, diş ve çene cerrahisi, oral patoloji, dental implantoloji, yapay zeka destekli oral kanser taramaları, dental implant operasyonlarında başarı kriterleri ve hemofili hastalarında dental implant uygulamaları alanlarında yürütmektedir.
SCI/SCI-E kapsamındaki uluslararası hakemli dergiler başta olmak üzere uluslararası ve ulusal hakemli dergilerde makaleleri yayımlandı. Ulusal ve uluslararası kongrelerde bildiriler sundu ve akademik kitap bölümlerine katkı sağladı. Uluslararası Türkiye Hemofili Kongresi ve Uluslararası Tıpta Bilişim Kongresi gibi bilimsel toplantılarda davetli konuşmacı olarak yer aldı. Erasmus programı kapsamında İtalya’da Seconda Università degli Studi di Napoli’de eğitim aldı ve uluslararası implantoloji araştırmalarında yer aldı.
Oral Reconstruction Global Symposium, European Association of Oral Medicine, European Association for Osseointegration ve European Association for Cranio-Maxillo-Facial Surgery gibi uluslararası mesleki kuruluşlarda üyelikleri bulunmaktadır.
Ağız, diş ve çene cerrahisinde dijital planlama ve yapay zeka uygulamaları, teşhis doğruluğunu artırırken cerrahi müdahalelerin risklerini azaltmaktadır. Bu sunumda özel hasta gruplarında (hemofili hastaları vb.) implantoloji uygulamaları ve dijital kanser tarama protokolleri incelenecektir.
Dr. Özge Doğanay, 2011 yılında Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuş; 2012–2017 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamlamıştır.
2021 yılında doçentlik unvanını almış olup, halen Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda görev yapmaktadır.
2019 yılında International Association of Oral and Maxillofacial Surgeons araştırma bursu kapsamında, Şikago’daki Illinois Üniversitesi ve Northwestern Memorial Hastanesi’nde çalışmalar yürütmüştür.
Ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış makaleleri, kongre bildirileri, kitap bölümü yazarlıkları ve çevirilerinin yanı sıra patent ve faydalı model tescilleri bulunmaktadır.
Dr. Doğanay’ın başlıca ilgi alanları; ortognatik cerrahi, maksillofasiyal travmalar, sinir yaralanmaları, implantoloji ile sert ve yumuşak doku onarımlarıdır.
Üçüncü molar cerrahisi, klinisyenler tarafından en sık gerçekleştirilen ayaktan cerrahi işlemlerden biridir. Bununla birlikte, “her 20 yaş dişi çekilmeli mi?” sorusu, hem klinisyenler hem de hastalar arasında güncelliğini koruyan tartışmalı bir konudur. Geleneksel yaklaşımlar sıklıkla profilaktik çekimi desteklerken, güncel kanıta dayalı veriler daha seçici ve hasta odaklı bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Bu sunumda, gömülü üçüncü molarların çekimine ilişkin güncel uygulamalar ele alınarak, gerçek endikasyonlar ve kontrendikasyonlar sistematik olarak değerlendirilecektir. Ayrıca, cerrahi karar sürecinde kritik öneme sahip olan risk analizi; hasta yaşı, sistemik durum, dişin pozisyonu, komşu anatomik yapılarla ilişkisi ve cerrahi komplikasyon olasılıkları çerçevesinde değerlendirilecektir.
Sunum kapsamında, klinik pratikte uygulanabilir karar algoritmaları sunularak, bireyselleştirilmiş tedavi planlamasının önemi ortaya konulacaktır. Böylece gereksiz cerrahilerin önlenmesi, komplikasyon riskinin azaltılması ve hasta güvenliğinin artırılması hedeflenmektedir.
ÖZGEÇMİŞ
13.09.1988 yılı Erzurum doğumlu olan Prof. Dr. İbrahim Şevki Bayrakdar, lisans ve doktora eğitimini Atatürk Üniversitesi’nde tamamlayarak 2015 yılında Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi uzmanı olmaya hak kazandı. 2016 yılında Dr. Öğr. Üyesi olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Diş Hekimliği Fakültesi’nde öğretim üyeliğine başlayan Dr. Bayrakdar, 2019 yılında Doçent ünvanı aldı ve halen aynı üniversitede görevini sürdürmektedir. 2020 yılında ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi’nde kurmuş olduğu Dental Yapay Zeka laboratuvarında diş hekimliğinde yapay zeka araştırmalarına odaklanan Dr. Bayrakdar, 2022-2023 yılları arasında University of Mississippi Medical Center School of Dentistry’de yapay zeka alanında araştırmalar yürütmüştür. 100’den fazla uluslararası makalesi bulunan Dr. Bayrakdar, Oral Diagnoz ve Maksillofasiyal Radyoloji Derneği (ODMFR), European Academy of Dento-Maxillofacial Radiology (EADMFR), International Association of Dento-Maxillofacial Radiology (IADMFR) dernekleri aktif üyesidir ve ODMFR ile IADMFR’nin başkan yardımcılığı görevini yürütmektedir. Ayrıca, ESOGÜ Teknokenti bünyesinde diş hekimliğinde yapay zekâ teknolojileri geliştiren CranioCatch A.Ş. adlı şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanıdır.
ÖZET
Diş hekimliğinde yapay zekâ uzun yıllar boyunca “geleceğin teknolojisi” olarak değerlendirilmiştir. Ancak günümüzde bu yaklaşım geçerliliğini yitirmiştir. Yapay zekâ artık yalnızca teorik bir potansiyel değil, klinik pratiğin içinde aktif olarak yer alan ve karar süreçlerini doğrudan etkileyen bir gerçekliktir.
Bu konuşmada, yapay zekâ teknolojilerinin özellikle dental görüntüleme alanında nasıl konumlandığı ve klinik iş akışlarını nasıl dönüştürdüğü ele alınacaktır. Otomatik görüntü analizi, bulgu tespiti ve karar destek sistemleri aracılığıyla yapay zekâ; tanı süreçlerinde hız, tutarlılık ve standardizasyon sağlamaktadır. Bu dönüşüm yalnızca teknik bir gelişim değil, aynı zamanda klinik yaklaşımın yeniden tanımlanması anlamına gelmektedir.
Sunumda, yapay zekânın klinik uygulamalardaki mevcut kullanım alanları, sağladığı avantajlar ve beraberinde getirdiği sınırlılıklar dengeli bir perspektifle değerlendirilecektir. Özellikle klinik karar süreçlerinin nasıl evrildiği ve diş hekiminin bu yeni ekosistemdeki rolünün nasıl değiştiği üzerinde durulacaktır.
Sonuç olarak, yapay zekâ diş hekimliğinin geleceği değil, bugünü temsil etmektedir. Bu dönüşümde belirleyici olan unsur, teknolojinin kendisinden ziyade, klinisyenlerin bu teknolojiyi nasıl konumlandırdığı ve entegre ettiğidir.
Prof. Dr.Şaziye SARI
1968 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara Kurtuluş Lisesi’nde tamamladı.1990 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde lisans eğitimini bitirip aynı yıl aynı fakültenin Pedodonti Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine başladı. 1997 yılında doktorasını tamamlayarak 2003 yılında doçent ünvanını aldı. 2009 yılında profesör oldu. Pulpa biyolojisi, patolojisi ve pedodontide endodontik tedaviler, agenezis ve erken tedavi yaklaşımları, dental arkta yer kayıpları,yer tutucular ve yer kazandırıcılar, çocuklarda TME disfonksiyonları, kontrollü daimi diş çekimleri ilgi alanlarıdandır. Çok sayıda uluslararası ve ulusal yayınlarının yanısıra Prof.Sarı’nın çok sayıda kitap bölüm yazarlığı, çeviri kitap editörlüğü ve kendi alanında kitap yazarlığı ve editörlüğü bulunmaktadır. Son yıllarda Erasmus+ , Avrupa Birliği ve TİKA aracılığıyla uluslararası eğitim ve kapasite geliştirme projelerinde yürütücülük yapmaktadır. Hala Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalın’da görevine devam etmektedir.
Süt, karışık ve daimi dişlenme dönemlerinde dişlerin erken kaybı; ark uzunluğunda azalma, komşu dişlerde devrilme, karşıt dişlerde uzama, sürme yönünün bozulması ve maloklüzyon gelişimi gibi önemli klinik sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuk diş hekimliğinde dişsiz boşluğun doğru değerlendirilmesi ve uygun zamanda müdahale edilmesi, hem mevcut oklüzal dengenin korunması hem de gelecekteki ortodontik problemlerin ve protetik ihtiyacın önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu panelde, pedodontide boşluk yönetiminin temel ilkeleri; klinik karar verme süreçleri ve güncel uygulama yaklaşımı çerçevesinde ele alınacaktır.
Panel kapsamında, yer tutucuların ve yer kazandırıcıların endikasyonları, kontrendikasyonları, avantajları, sınırlılıkları ve klinik uygulama basamakları sistematik biçimde tartışılacaktır. Sabit ve hareketli yer tutucular olgu seçimi, takip gereklilikleri ve olası komplikasyonlar açısından değerlendirilecektir. Bunun yanında çocuk hastalarda protetik rehabilitasyon gerektiren durumlar da estetik, fonksiyon, konuşma ve psikososyal etkiler yönünden gözden geçirilecektir.
Panelin son bölümünde, karışık dişlenme döneminde yer analizi, erken müdahale planlaması ve dijital teknolojilerin boşluk yönetimindeki yeri üzerinde durulacaktır. Böylece katılımcılara, erken diş kayıplarının yalnızca bir boşluk problemi değil; büyüme-gelişim, oklüzyon ve uzun dönemli tedavi planlamasıyla yakından ilişkili çok boyutlu bir klinik durum olduğu vurgulanacaktır. Panelin, günlük klinik pratiğe yol gösteren ve kanıta dayalı karar vermeyi destekleyen bütüncül bir bakış açısı sunması amaçlanmaktadır.
Prof. Dr. Şebnem Türkün, 1991 yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun oldu. 1998 yılında Restoratif Diş Tedavisi alanında doktora derecesini aldı, 2004 yılında Doçent, 2009 yılında ise Profesör unvanını kazandı. Halen Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı'nda tam zamanlı Profesör olarak görev yapmaktadır.
Başlıca ilgi alanları arasında adeziv diş hekimliği, estetik restoratif materyaller ve bunların klinik performansları, antibakteriyel restoratif materyaller, cam iyonomer restoratifler, biyoaktif restoratif materyaller ve minimal invaziv diş hekimliği yer almaktadır. Uzmanlık alanıyla ilgili ulusal ve uluslararası pek çok makale yayımlamış, çok sayıda kongreye davetli konuşmacı olarak katılmış ve uygulamalı kurslar gerçekleştirmiştir.
Uluslararası Diş Araştırmaları Derneği (IADR) ve başkan yardımcılığını yürüttüğü Restoratif Dişhekimliği Derneği (RDD) üyesidir. Dr. Türkün, 12 yıldır Avrupa Konservatif Diş Hekimliği Federasyonu (EFCD) yönetim kurulu üyesidir. Ayrıca 2021 yılından bu yana IADR’ın Kıta Avrupası Bölümü’nde (CED) Türkiye'yi temsil eden yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmakta ve 2023'ten beri IADR'da CED Konsey Üyeliği görevini sürdürmektedir. Dr. Türkün, ulusal ve uluslararası kitaplarda birçok bölüm yazarlığı yapmış ve pek çok diş hekimliği kitabının çeviri editörlüğünü üstlenmiştir.
Evli ve bir erkek çocuk annesidir.
Estetik uygulamalar çağımız diş hekimliğinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bu tür uygulamalarda genellikle materyal seçimi ve teknikler sıklıkla ön plandadır ancak doğru bir estetik analiz yapılmadan uygulanacak her tedavi uzun vadede sorgulanacak hale gelebilecektir. Bu sunumun amacı, ilk muayene aşamasında ve estetik uygulamalar öncesinde yapılacak olan görüşme sırasında dikkat etmemiz gereken durumları sistemik bir şekilde ele almak ve klinik örnekler ile değerlendirmektir. Bunun yanı sıra, direkt uygulamalar sırasında doğru materyal ve teknik seçimine ilaveten, kullanılacak el aletlerine de değinilecektir.
Tıp tarihi ve etiği uzmanı. 1993-2021 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etiği Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi ve anabilim dalı başkanı olarak görev yaptı. 2021 yılından bu yana Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etiği Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır.
1994-2021 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu üyeliğinde bulunmuştur. Tıp ve İnsan Bilimleri (Medical Humanities), özellikle de "Sanatta Tıp" alanı temel ilgi alanları arasındadır. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Anabilim Dalı'nda tıp tarihi ve biyoetik derslerinin yanı sıra "Sanatta Tıp", "Edebiyat ve Tıp" ve "Klasik Müzik ve Tıp" seçmeli derslerini vermiştir. Araştırma etiği, insan üzerinde deneyler ve sanatta tıp konularında uluslararası ve ulusal yayınları bulunmaktadır. IDEALS (Uluslararası Diş Hekimliği Etiği ve Hukuku Derneği) kurucu üyesi, Türk Tıp Tarihi Kurumu, Türkiye Biyoetik Derneği ve Uluslararası İkonodiagnoz Derneği (ISI) üyesidir.
Batı resim sanatı “Tıp ve İnsan Bilimleri” (Medical Humanites) açısından, gerek diş hekimleri, gerekse Diş hekimliği öğretimi adına pek çok görsel malzemenin kaynağını oluşturur. Bu görsel malzemeler geç orta çağdan günümüze, artarak süregelmiştir. Bu sunumda, sözü edilen zaman dilimi içinde batı resim sanatında yer alan görsel malzemeler, diş hekimliği (Dişçilik) ve uygulamaları, diş hekimi ve hastanın beden dili, diş hekimliğinin (Dişçiliğin) uygulandığı mekanlar, şarlatan dişçiler ve uygulamaları açısından sunularak tartışılacaktır.
Doç. Dr. Mustafa Yılmaz, 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuş, doktora eğitimini ise aynı üniversitenin Periodontoloji Anabilim Dalı’nda 2013 yılında tamamlamıştır. 2018–2020 yılları arasında Biruni Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. 2021–2022 yılları arasında Finlandiya’daki Turku Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde misafir araştırmacı olarak uluslararası akademik çalışmalarda bulunmuştur. 2025 yılı itibarıyla İstanbul Üniversitesi’ne yeniden atanmış olup, akademik görevini burada sürdürmektedir. Bilimsel çalışmalarını ağırlıklı olarak periodontal ve peri-implant hastalıklarda patogenez ve tedavi yaklaşımları üzerine yoğunlaştırmaktadır.
2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini bitirdikten sonra 2005 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim dalında ‘Ortognatik Cerrahi Geçiren Erişkin Hastalarda Postoperatif Analjezide İntraoperatif Diklofenak-Sodyum ile Tramadolun Karşılaştırılması’ konulu tez çalışması ile doktora ve uzmanlık eğitimini tamamladı. 2009 yılında Halifax Novascotia Kanada Dalhousie Üniversitesinde ‘Oral and Maxillofacial Surgery, Primary and Secondary Cleft Lip and Palate Surgery, Orthognatic surgery and Facial Reconstruction ‘ ile ilgili fellowship (yan dal) eğitimimi tamamladı. 2012’de Doçent, 2018’de Profesör ünvanını aldı. 81 uluslararası yayın, 42 ulusal, 45 ulusal 23 uluslararası davetli konuşmacılığı, 138 uluslar arası bildirisi ve 200 ‘ün üstünde atıfı bulunan Prof. Dr. Ayşegül M. Tüzüner halen Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş Çene Cerrahisi Anabilim Dalında Başkanılığı yapmaktadır.Ayrıca kendisi ICPF ‘International Cleft Lip and Palate Foundation’ board üyesi ve ICMFS ‘International Collage of Maxillofacial Surgery ‘ Türkiye temsilcisidir.
Odontojenik enfeksiyonlar dental, periodontal veya periapikal kaynaklı lokal enfeksiyonlar olarak başlayan ancak fasiyal ve derin boyun boşlukları aracılığıyla hızla yayılarak yaşamı tehdit eden komplikasyonlara neden olabilen ciddiyetle değerlendirilmesi gereken hastalıklardır.
Bu sunum odontojenik enfeksiyonların mikrobiyolojik temeli, oral mikrobiyom, ödem-selülit-apse ayrımı, fasiyal boşluklar, derin boyun boşlukları, görüntüleme yöntemleri ve tedavi yaklaşımları literatür verileri ile birlikte ele alınacak. Ayrıca klinik fotoğraf ve video örnekleri ile enfeksiyonun gelişmesi ve tedavi protokolleri güncel veriler eşliğinde tarşılıcaktır.
Odontojenik enfeksiyonlar trismus, disfaji, dispne, stridor, ateş, diyabet, çoklu boşluk loj tutulumu ve inflamatuvar belirteç yüksekliği komplikasyon riski açısından önemli bulgular olarak değerlendirilmektedir. Hava yolu obstrüksiyonu, orbital ve intrakraniyal yayılım, mediastinit, osteomiyelit ve sepsis odontojenik enfeksiyonların ciddi sonuçları arasında yer almaktadır. Antibiyotik tedavisi tek başına yeterli olmayıp etken dişin eliminasyonu, apse drenajı ve enfekte materyalin değerlendirilmesi gereklidir.
Odontojenik enfeksiyonların yönetiminde erken tanı, hava yolu değerlendirmesi, uygun görüntüleme, kaynak kontrolü, antibiyotik seçimi ve multidisipliner yaklaşım morbidite ve mortalitenin azaltılmasında kritik öneme sahiptir.
Anahtar kelimeler: Odontojenik enfeksiyon, sepsis, kaynak kontrolü, derin boyun enfeksiyonu, oral mikrobiyom
Doç. Dr. Gülbike Demirel, 2004 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olmuştur. Restoratif Diş Tedavisi alanındaki doktora eğitimini aynı üniversitede tamamlayarak 2011 yılında doktora unvanını almıştır. 2020 yılında Restoratif Diş Tedavisi alanında doçent unvanını almış, aynı yıl İsviçre'deki Cenevre Üniversitesi'nde dijital diş hekimliği alanında External Researcher olarak akademik çalışmalar yürütmüştür. Halen Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Bilimsel ilgi alanları adeziv diş hekimliği, direkt ve indirekt restorasyonlar, dijital diş hekimliği, CAD/CAM teknolojileri, dental materyaller ve minimal invaziv restoratif yaklaşımlardır. Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel çalışması bulunan Demirel, aynı zamanda European Annals of Dental Sciences dergisinde Yardımcı Editör olarak görev yapmakta olup araştırma, eğitim ve klinik uygulamalarını restoratif diş hekimliği alanında sürdürmektedir.
Aşırı madde kaybına uğramış dişlerin restorasyonu, yalnızca uygun restoratif materyalin seçilmesine değil, biyomekanik prensiplere dayalı kapsamlı bir tedavi planlamasına bağlıdır. Günümüzde restoratif yaklaşım, diş dokusunun korunmasını esas alan adeziv felsefe doğrultusunda şekillenmekte; preparasyon tasarımı tedavinin temelini oluştururken materyal seçimi bu biyomekanik gereksinimlerin bir sonucu olarak değerlendirilmektedir. Bu sunumda, indirekt restorasyonların planlanması biyomekanik rehberli sistematik bir yaklaşım çerçevesinde ele alınacaktır.
İlk olarak restorasyondan önce dişin mevcut biyomekanik durumu değerlendirilecek; kalan mine miktarı, dentin kalitesi, cusp kaybı, pulpal durum, ferrule etkisi, marjinlerin lokalizasyonu, mevcut çatlaklar ve oklüzal yükler gibi klinik parametrelerin tedavi planına etkisi tartışılacaktır. Ardından preparasyon tasarımının optimizasyonu kapsamında immediate dentin sealing (IDS), finish line tasarımları, butt-joint yaklaşımı, chamfer ve shoulder preparasyonları, internal line angle düzenlenmesi, preparasyon diverjansı, kutu preparasyonlarının gerekliliği, restorasyon kalınlığı ve marjin yerleşimi güncel bilimsel kanıtlar doğrultusunda değerlendirilecektir.
Preparasyon tasarımının belirlediği biyomekanik gereksinimler doğrultusunda güncel indirekt restoratif materyaller; cam seramikler, rezin seramikler ve hibrit seramikler mekanik özellikleri, adeziv davranışları ve klinik kullanım alanları açısından karşılaştırılacaktır. Ayrıca subtractive (milling) ve additive (3D printing) üretim teknolojileri, kullanılan materyaller, avantajları, sınırlılıkları ve gelecekteki klinik potansiyelleri üretim yöntemleri perspektifinden ele alınacaktır. Sunum, biyomekanik değerlendirmeden preparasyon tasarımına, materyal ve üretim yöntemi seçiminden adeziv simantasyona kadar uzanan klinik bir karar algoritması ile tamamlanacaktır.
Prof. Dr. Hülya Koçak Berberoğlu, İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olduktan sonra, aynı fakültede 1992 yılında doktora, 1994 yılında doçent ve 2001 yılında da profesörlük ünvanını almıştır.
2017-2020 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız -Diş- Çene Cerrahisi Anabilim / Bilim dalında kürsü başkanlığı görevinde bulunmuştur. 2021-2022 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Diş Hekimliği Fakültesi dekan yardımcılığı görevinde bulunmuştur. Halen İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız-Diş – Çene cerrahisinde öğretim üyeliğine devam etmektedir.
Çalışma konuları başlıca odontojenik kistler ve tümörler , çenelerde görülen kistik lezyonlar, gömülü diş cerrahisi, dental implant cerrahisi, lokal anestezi ve diş hekimliğinde acil medikal durumlar üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu alanlarda klinik ve akademik üretimi bir arada yürütmekte olup, ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel yayınlara katkı sağlamaktadır.
Akademik üretiminin önemli bir bölümünü kitap ve kitap bölümleri oluşturmaktadır. Quintessence tarafından yayımlanan Diş Hekimliğinde Lokal Anestezi, Diş Hekimleri İçin 20 Yaş Dişleri Klinik Rehberi ve Diş Hekimleri İçin Acil Medikal Durumlar Klinik Rehberi adlı eserde yazar olarak yer almıştır. Bu eserler, diş hekimliğinde klinik uygulamaya yönelik temel başvuru kaynakları arasında değerlendirilmektedir.
Bilimsel çalışmaları, oral cerrahi pratiğinde karşılaşılan patolojilerin tanı ve tedavisine odaklanmakta; klinik deneyim ile akademik bilgi üretimini bütünleştiren bir yaklaşım çerçevesinde şekillenmektedir.
Odontogenezis tamamlandıktan sonra serre ve malesses epitel artıkları olarak bilinen parçacıklar diş etinde ve kemiklerde orijinal formatif yapıda bulunurlar. Enflamasyon veya genetik etkilerle stimüle edildikleri zaman bu kalıntılar odontojenik enfeksiyon, kist ve tümörlere değişim gösterirler.
Çenelerde görülen lezyonların tedavi planlamasında klinik, radyolojik ve patolojik bulguların birlikte yorumlanması tedavinin başarısında en önemli etkendir. Rutinde karşılaşılan klinik bulguların ve radyolojik görüntülerin alışılmışın dışında çok farklı lezyonlar olarak karşımıza çıkması olasıdır. Birçok lezyon klinisyene sürpriz yapmayı sever. Tipik klinik ve radyolojik bulgular önümüzde olsa bile bu süprizlere hazır olmalıyız. Tüm lezyonlar için en doğru yaklaşım multidisipliner bakış açısıdır. Bu durumda muayene hekiminin farklı bakış açıları geliştirmesi ve gerektiğinde birlikte çalışacağı ekibi oluşturması gereklidir. Hekim hastasını doğru tedavi etmek, gerekirse doğru yönlendirmek ve takibini sürdürmekle sorumludur.
Bu oturumda farklı disiplinlerde birlikte çalışan bir grup olarak klinik ve radyolojik olarak ön görülen tanılardan oldukça farklı histopatolojik tanılarla karşımıza çıkan olgular üzerinden kendi deneyimlerimizi aktarmaya çalışacağız. Bu oturumun sonunda her lezyona gereksiz şüphe hatta korkuyla yaklaşılmasını değil olasılıklar hakkında farkındalık geliştirmeyi amaçlıyoruz.
1979 yılında Çorlu’da doğdu. Orta ve lise öğrenimini Bilge Kağan Koleji’nde tamamlayarak 1997 yılında mezun oldu. 1997 yılında eğitimine başladığı İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden 2002 yılında mezun olarak aynı fakültenin Ağız-Diş-Çene Hastalıkları ve Cerrahisi A.B.D’nda doktora programına başladı. 2008 yılında doktora tezini tamamlayarak, Diş hekimliği Doktoru unvanını aldı. Aynı yıl, Almanya Osnabrück’te Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Bölümünde 6 ay süreyle fellowship yaptı. Ayrıca, dudak-damak yarıklı hastalar ve maksillofasiyal travma konularında deneyim kazanmak için Filipinler’de çalışmalar yaptı. 2012 yılında Doçentlik ünvanını, 2022 yılında Profösörlük ünvanını aldı. Halen İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne Ağız-Diş-Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı’nda görevine devam etmektedir.
Ağız, diş ve çene cerrahisinde rutin bir işlemden ileri derecede maksillofasiyal travmaya kadar uzanan geniş klinik spektrumda, beklenmeyen komplikasyonlar ve yetersiz veya gecikmiş müdahaleler basit bir klinik problemi yönetimi oldukça güç bir tabloya dönüştürebilmektedir. “Cerrahi felaket” olarak nitelendirilebilecek bu durumlarda başarılı sonuç yalnızca cerrahi teknikle değil; doğru değerlendirme, uygun zamanlama, yeterli ekipman, multidisipliner yaklaşım ve komplikasyon geliştiğinde uygulanacak doğru kurtarma stratejisiyle ilişkilidir.
Bu sunumda, farklı nedenlerle kompleks hale gelmiş maksillofasiyal olgular üzerinden cerrahi komplikasyonların önlenmesi ve yönetimi ele alınacaktır. Trafik kazası sonrası gelişen ciddi maksillofasiyal travmanın rekonstrüksiyonundan roket saldırısı sonucunda oluşan geniş maksillofasiyal defektin yönetimine kadar yüksek enerjili travmalar değerlendirilecektir. Bunun yanında, çene tümörü bulunan bir hastada gelişen patolojik kırık ve segment deplasmanı gibi ileri komplikasyonların cerrahi yönetimi tartışılacaktır.
Kompleks olguların her zaman büyük cerrahilerden kaynaklanmadığını göstermek amacıyla, rutin bir üçüncü molar çekimi sonrasında gelişen oroantral ilişki ve buna sekonder maksiller sinüzit olgusu üzerinden küçük bir komplikasyonun zamanında ve doğru yönetilmediğinde nasıl daha ciddi bir probleme dönüşebileceği gösterilecektir. Ayrıca Gorlin–Goltz sendromlu, çok sayıda odontojenik keratokisti bulunan ve daha önce drenaj/dekompresyon uygulanmasına rağmen yeterli küçülme sağlanamayan bir hastanın, ekipman ve tedavi olanaklarının yetersizliği nedeniyle merkezimize yönlendirilmesinin ardından sedasyon altında aşamalı ve bölgesel cerrahi yaklaşımı sunulacaktır.
Son olarak implant cerrahisinde karşılaşılabilecek anatomik, intraoperatif ve postoperatif komplikasyonlar ile bunların önlenmesi ve yönetimine yönelik klinik yaklaşımlar tartışılacaktır. Farklı etiyolojilere sahip bu olgular üzerinden, maksillofasiyal cerrahide felaket kavramının yalnızca olayın başlangıçtaki büyüklüğüyle değil, komplikasyonun erken tanınması, doğru planlama ve uygun kurtarma yaklaşımının uygulanmasıyla ilişkili olduğu vurgulanacaktır.
Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji AD
Eğitim
2001 – Diş Hekimliği Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi
2007 – Periodontoloji Doktorası, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022 – Kök Hücre Bilimleri Yüksek Lisansı, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü
Akademik ve İdari Görevler
2001–2007 – Araştırma Görevlisi, Hacettepe Üniversitesi DHF Periodontoloji AD
2007–2012 – Öğretim Görevlisi, Hacettepe Üniversitesi DHF Periodontoloji AD
2010 – Ziyaretçi Öğretim Üyesi, Sommerman Laboratuvarı, University of Washington,
2012–2013 – Yardımcı Doçent, Hacettepe Üniversitesi DHF Periodontoloji AD
2013–2019 – Doçent, Hacettepe Üniversitesi DHF Periodontoloji AD
2016–Günümüz – Hacettepe Üniversitesi Hayvan Deneyleri Etik Kurulu Üyesi
2018–2021 – Temel Bilimler Bölüm Başkanı, Hacettepe Üniversitesi DHF
2019–Günümüz – Hacettepe Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu Üyesi
2021–2024 – Periodontoloji AD Başkanı Hacettepe Üniversitesi
2021–Günümüz – Türk Periodontoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sayman
Eğitim Faaliyetleri
Lisans ve lisansüstü düzeyde temel ve ileri implantoloji dersleri
Meffert İmplant Enstitüsü Eğitim Programları Eğitmeni (2014–2018)
Straumann Grubu eğitim programlarında eğitmen
Davetli Konuşmalar
İlaca Bağlı Çene Osteonekrozu (MRONJ)
İmplant Diş Hekimliğinde Etik
İmplant Diş Hekimliğinde Komplikasyonlar
Periodontal Hastalıklar, Beslenme ve Mikrobiyom
Periodontal Hastalıkların Sistemik Sağlık Üzerine Etkileri
Erken Dönem İmplant Kayıpları
Bilimsel İlgi Alanları
Kemik Biyolojisi
Rejeneratif Periodontal Tedaviler
Biyomalzemeler
Dental İmplantoloji
Dental implantlar, doğru endikasyon ve uygun biyolojik-protetik planlama ile günümüz diş hekimliğinin en başarılı tedavi seçeneklerinden birini oluşturur. Ancak implant endikasyonlarının giderek genişlemesi, biyolojik olarak korunabilecek dişlerin çekilerek implant uygulanmasının daha sık tercih edilmesi ve peri-implant hastalıklarının artışı; hasta-hekim güvenini, meslektaşlar arasındaki ilişkileri ve implant tedavisine yönelik toplumsal algıyı yeniden sorgulamayı gerektirir. Bu oturumda implant tedavisindeki başarı kavramı yalnızca osseointegrasyon açısından değil, uzun dönem biyolojik, fonksiyonel, ekonomik ve etik sürdürülebilirlik açısından ele alınacaktır.
Yeterli sert ve yumuşak doku koşulları sağlanmadan gerçekleştirilen implant cerrahileri, yetersiz oral hijyene sahip bireylerde implant uygulanması, hatalı implant pozisyonu ve protetik tasarım nedeniyle idamesi güç restorasyonlar ile bunların peri-implantitis gelişimindeki rolleri güncel bilimsel kanıtlar ışığında değerlendirilecektir. Bunun yanında, biyolojik olarak korunma potansiyeli bulunan dişlerin hangi koşullarda çekilmesi gerektiği, implant ve doğal dişlerin uzun dönem sağkalımlarını karşılaştıran güncel bilimsel veriler eşliğinde tartışılacaktır. Diş çekimi kararının yalnızca kısa dönem başarı beklentisine değil; mevcut bilimsel kanıtlara, hastaya özgü risk faktörlerine ve alternatif diş koruyucu tedavi seçeneklerine dayanmalıdır. Hekimler açısından tedavi kararlarını etkileyen ekonomik beklentiler, artan rekabet ortamı, diş hekimi sayısındaki hızlı artışın oluşturduğu mesleki baskılar ile restoratif, endodontik ve periodontal konservatif tedavilere olan ilgi ve yetkinlikteki değişimin implant endikasyonlarına olası etkileri de değerlendirilecektir. Bunun yanında, hekim yönlendirmesi ile hastaların hızlı, konforlu ve estetik sonuç beklentileri implant tedavisine yönelimi artıran faktörler arasında yer almaktadır. Ancak hem hekimler hem de hastalar açısından implant tedavisinin gerçekten düşünüldüğü kadar ekonomik avantaj sağlayıp sağlamadığı; uzun dönem bakım gereksinimleri, peri-implantitis tedavisi, protetik restorasyonların yenilenmesi, sekonder cerrahiler, implant yenileme gereksinimleri ve etik sorumluluklar dikkate alınarak gerçekçi bir maliyet-kazanç perspektifiyle değerlendirilmelidir.
Fonksiyonel ve sağlıklı dişlerin mümkün olduğunca ağızda tutulmasını esas alan biyolojik yaklaşımın korunması ve implant tedavisinde gerçek başarının ancak doğru endikasyon, uygun cerrahi ve protetik planlama ile sürdürülebilir idame koşulları altında mümkün olduğu unutulmamalıdır. Bu sunumda, diş hekimlerinin toplumla kurduğu güvene dayalı sosyal sözleşmenin, meslek etiğinin ve meslektaş dayanışmasının giderek ticari rekabet eksenine kaymasının doğurabileceği riskler tartışılacak; kanıta dayalı, koruyucu ve etik temelli bir diş hekimliği anlayışının güçlendirilmelidir.
Peri-implantitis, dental implantların uzun dönem başarısını tehdit eden ve biyolojik ile teknik komplikasyonların iç içe geçtiği en önemli klinik sorunlardan biridir. Hastalığın giderek artan prevalansı, implant tedavisindeki başarı kavramının yalnızca osseointegrasyon ile sınırlandırılamayacağını göstermektedir. Bu açılış konuşması, panelin bilimsel çerçevesini oluşturarak peri-implant dokuların sağlığı, peri-implant hastalıklarının güncel tanımları, sınıflandırılması ve tanı kriterlerini özetlemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca implant çevresindeki suprakrestal ataçmanın biyolojik önemi, yeterli sert ve yumuşak doku hacminin peri-implant doku stabilitesindeki rolü ve hastalığın biyolojik özelliklerinin tedaviyi neden güçleştirdiği güncel literatür doğrultusunda değerlendirilecektir. Peri-implantitis tedavisinde implant yüzeyinin etkin dekontaminasyonu, biyofilm kontrolü ve doku rejenerasyonuna ilişkin temel güçlükler de ele alınacaktır. Açılış konuşması, başarılı bir tedavinin yalnızca tek bir cerrahi veya protetik girişime bağlı olmadığını; doğru tanı, uygun tedavi endikasyonu, disiplinler arası iş birliği ve kanıta dayalı klinik karar verme sürecinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayacaktır. Panel boyunca protetik faktörler, cerrahi olmayan tedavi ve cerrahi yaklaşımlar güncel bilimsel kanıtlar doğrultusunda tartışılarak peri-implantitis tedavisine yönelik bütüncül ve multidisipliner bir bakış açısı sunulacaktır.
Prof. Dr. Çağrı DELİLBAŞI, 1992 yılında TED Ankara Koleji’nden, 1997 yılında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. 1997-2001 yılları arasında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı’nda Doktora yaptı. 2001-2003 yılları arasında Japonya Kültür ve Eğitim Bakanlığı bursu ile Osaka Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde araştırmacı olarak bulundu. 2003-2011 yılları arasında Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Öğretim Üyesi olarak görev yaptı. Halen İstanbul Medipol Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda Öğretim Üyesi olarak görevini yürütmektedir. Yurt içi ve yurt dışı çok sayıda sunum ve yayını bulunmaktadır.
Doğum yeri ve tarihi: Ankara, 27.10.1975
Tel: (532)4538608
e-mail: bbasaran@istanbul.edu.tr, borabas@yahoo.com
İstanbul Erkek Lisesi (1986-1993)
İstanbul Tıp Fakültesi (1993-1999)
İstanbul Tıp Fakültesi KBB Hastalıkları ABD Uzmanlık Eğitimi (1999-2004)
10/2004-09/2005 KTBK Girne Asker Hastanesi
10/2005-12/2009 Özel Kadıköy Şifa Ataşehir Cerrahi Tıp Merkezi
01/2010- İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları AD
02/2018- Özel İstanbul Florence Nightingale Hastanesi (Kurumsal anlaşma ile mesai dışı)
• TKBBC Yeterlilik Sınavı (Aralık 2007)
• KBB Doçentliği (Eylül 2014 – İstanbul Üniversitesi)
• Fellow of the European Board of Otorhinolaryngology, Head & Neck Surgery (Kasım 2015)
• KBB Profesörlüğü (Ağustos 2021 – İstanbul Üniversitesi)
• Baş boyun kanser cerrahisi
• Baş boyun mikrocerrahi rekonstruksiyonu
• Transoral lazer cerrahisi
• Tükürük bezi tümörleri
• Tiroid tümörleri
• Paranazal sinüs hastalıkları
• Baş Boyun Cerrahisi Derneği (Başkan 2024-)
• Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği
• Türk Tabipler Birliği
• Larengoloji Derneği (Yönetim kurulu üyesi)
• Baş Boyun Kanserleri Derneği
• İstanbul KBB-BBC Uzmanları Derneği
• EHNS-European Head and Neck Society
Bu panelin ikinci konuşmasında, “HPV İlişkili Orofarengeal Kanser (OPC) Nasıl Tanınır” konusu tartışılacaktır: Sunumda HPV ilişkili OPC’de semptom ve belirtiler, tanı yöntemleri, klasik OPC den farkları anlatılacaktır. Ayrıca bir diş hekimi hangi durumda, nelerden şüphelenip böyle bir hastayı kulak burun boğaz hekimine yönlendirmelidir, konuyla ilgili bilgi verilecektir.
Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunudur. Aynı üniversitenin Protetik Diş Tedavisi Anabilim dalında “Bilgisayarlı Tomografi Yardımıyla İmplant Yerleştirilecek Bölgenin Tespiti ve Uygulanacak İmplant Tipinin Seçimi” konulu doktora çalışmasını tamamlayarak “Doktor” ünvanını almıştır.
İtalya’nın Milano şehrinde düzenlenen 17.Avrupa Protez Birliği (EPA) Kongresinde Quintessence ödülünü kazanmıştır. Almanya’nın Köln Üniversitesinde Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş tedavisi Anabilim Dalında asistan değişim programıyla bir süre Oral İmplantoloji konusunda çalışmıştır.
2009 yılında Profesör ünvanını almıştır. Halen A.Ü.Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalında Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.
Oral İmplantoloji, Dijital Diş Hekimliği, TME Disfonksiyonları ve Tedavisi, Bağlayıcı Ajanlar, CAD/CAM sistemleri, Dental Materyaller ve Seramikler gibi bir çok konuda yurtiçi ve yurtdışı yayın, dergi hakemlikleri ve konferansları, yayınlanmış yurtiçi/yurtdışı projeleri bulunmaktadır.
Periimplantitis, günümüzde implant tedavisinin uzun dönem başarısını tehdit eden en önemli biyolojik komplikasyonlardan biri olarak kabul edilmektedir. Geleneksel yaklaşım, periimplantitis gelişimini büyük ölçüde bakteriyel biyofilm ve konak yanıtı ile açıklarken, güncel bilimsel kanıtlar hastalığın ortaya çıkmasında ve ilerlemesinde protetik faktörlerin sanılandan çok daha belirleyici olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çağdaş implant tedavisi yalnızca başarılı bir cerrahi uygulama ile değil, biyolojik prensiplere dayanan restoratif planlama ve protetik tasarım ile değerlendirilmelidir. Başka bir ifadeyle, periimplantitis çoğu zaman klinik olarak ortaya çıkmadan çok önce, protetik planlama aşamasında şekillenmeye başlamaktadır.
Bu konferansın temel amacı, periimplant sağlığını belirleyen modifiye edilebilir protetik faktörleri güncel bilimsel kanıtlar ışığında değerlendirmek ve periimplantitisin önlenmesinde protez uzmanının rolünü yeniden tanımlamaktır. Sunumda, "prosthetically driven implant therapy" kavramı çerçevesinde implant üstü restorasyonun yalnızca fonksiyon ve estetik sağlayan pasif bir yapı olmadığı; aksine periimplant dokuların biyolojik davranışını yönlendiren aktif bir tedavi bileşeni olduğu vurgulanacaktır.
Özellikle restoratif çıkış profili (restorative emergence profile), çıkış açısı, biyolojik kontur, kritik ve subkritik kontur tasarımı, restorasyon konturları ve temizlenebilirlik (cleansability) kavramları güncel literatür eşliğinde ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Restorasyonun yumuşak doku mimarisini nasıl yönlendirdiği, plak retansiyonunu nasıl etkilediği ve periimplant mukozanın uzun dönem stabilitesine katkısı biyolojik mekanizmalarıyla birlikte tartışılacaktır.
Sunumun önemli bölümlerinden birini implant pozisyonu ile restorasyon tasarımı arasındaki ayrılmaz ilişki oluşturacaktır. Cerrahi aşamada yapılan küçük konumlandırma hatalarının aşırı konturlu restorasyonlara, artmış çıkış açısı değerlerine ve hastanın etkin plak kontrolü sağlayamadığı restorasyonlara neden olabileceği; bunun ise periimplant inflamasyon için uygun biyolojik ortam hazırladığı güncel kanıtlarla değerlendirilecektir. Bu kapsamda "restorative-driven implant placement" yaklaşımının yalnızca estetik değil, biyolojik bir gereklilik olduğu vurgulanacaktır.
Bu konferansın temel mesajı, periimplantitis tedavisinin yalnızca hastalık geliştikten sonra uygulanan cerrahi ve rejeneratif girişimlerden ibaret olmadığıdır. Günümüzde giderek güçlenen bilimsel kanıtlar, periimplant dokuların uzun dönem stabilitesinin büyük ölçüde restorasyon tasarımına, biyolojik uyumlu protetik planlamaya ve hastanın sürdürülebilir ağız hijyeni sağlayabileceği restorasyonların oluşturulmasına bağlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle başarılı bir periimplantitis yönetimi, hastalık geliştikten sonra değil; implant planlaması, abutman seçimi, restorasyon tasarımı ve bireyselleştirilmiş bakım protokollerinin oluşturulduğu ilk günden başlamaktadır. Geleceğin implant tedavisinde başarı, yalnızca osseointegrasyonu sağlamakla değil, biyolojik prensiplere uygun protetik tasarım sayesinde periimplant sağlığını ömür boyu sürdürebilmekle ölçülecektir.
Dr. Dt. B. Serdar AKDENİZ, Ortodonti Uzmanı
2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde lisans, 2013 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti A.D.’da doktora eğitimini tamamlamıştır. Doktora eğitimi sırasında Barselona Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde gözlemci olarak görev yapmış ve eğitim almıştır. Sağlık Bakanlığı’na bağlı çeşitli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinde kısa süre ortodonti uzmanı olarak çalıştıktan sonra 2014-2016 yılları arasında Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti A.D’da ve eş zamanlı olarak Başkent Üniversitesi Konya Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde uzman hekim olarak görev yapmıştır. 2016-2022 yılları arasında Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği A.D.’da öğretim üyesi ve Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev almıştır. Ayrıca 2018 yılında Prof.Dr.Çağrı URAL ve Dr.Necati KALELİ ile beraber kurduğu DentalAG Tıbbi Araştırma Geliştirme Limited Şirketi’nin yöneticisi olarak dijital diş hekimliği alanında araştırma geliştirme çalışmaları yürütmektedir, Çağrı URAL ile beraber 2020 yılında DentalAG tarafından oluşturulan diş hekimliği fotoğrafçılığı ekipmanları markası PhotoDENTAL®’in ürün tasarım ekibinin başındadır.
2019 yılında Katip Çelebi-Newton Fonu tarafından Leaders in Innovation Fellowship eğitimi için seçilmiş, İngiltere Kraliyet Mühendislik Akademisi’nden “LIF Fellow” ünvanı almış ve Londra’daki çalışmaları ile ‘Rising Star’ ödülü kazanmıştır.
2020 yılında Quintessence yayınevi tarafından “Diş Hekimleri İçin Temel Fotoğrafçılık” isimli kitabı yayınlanmıştır.
2022 yılından beri Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti A.D’da öğretim üyesi görevine devam etmektedir.
Şeffaf plak alanında yapmış olduğu çalışmalarından dolayı 2023 ve 2025 yıllarında Türk Ortodonti Derneği tarafından verilen araştırma ödüllerini kazanmıştır.
Ülkemizde ve uluslararası alanda ileri şeffaf plak mekanikleri ve dental fotoğrafçılık konularında özel kurslar düzenleyerek bilgi ve deneyimlerini meslektaşları ile paylaşmaktadır.
Türk Ortodonti Derneği ve Avrupa Ortodonti Derneği aktif üyesidir. Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümü mezunudur. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Assoc. Prof. Dr. Adem Az was born in Üsküdar, Istanbul. He completed his secondary education at Istanbul High School in 2009. In 2015, he graduated from Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, and began his medical career in the Emergency Department of Fatsa State Hospital, his first place of appointment.
In 2017, he began his residency training in Emergency Medicine at the University of Health Sciences, Haseki Training and Research Hospital. In 2019, he enrolled in the PhD Program in History of Medicine and Ethics at Istanbul University, Institute of Health Sciences. After completing his residency training in 2021, he was appointed as an Emergency Medicine Specialist at Istanbul Beylikdüzü State Hospital.
In 2025, he received the title of Associate Professor in the field of Emergency Medicine. Since February 2024, he has been serving as Deputy Chief Physician at the University of Health Sciences, Haseki Training and Research Hospital.
Assoc. Prof. Dr. Adem Az has published 42 articles in international peer-reviewed journals, 32 of which are indexed in SCI-E, as well as 12 articles in national peer-reviewed journals and 18 book chapters in international and national books.
He was born in 1984 in Istanbul. He graduated from Gebze Anatolian High School in 2002. He graduated from Marmara University Faculty of Dentistry in 2009. He worked as a dentist in a military hospital between 2009-2010 and then in private hospitals until 2018. He completed his periodontology residency training at Recep Tayyip Erdoğan University Faculty of Dentistry in 2021. Between 2021-2022, he worked as an assistant professor at İstanbul Kent University Faculty of Dentistry. He is currently working as a dentist in a private clinic. He is married and has one child.
The aim of this talk is to convey the rationale, purpose and technique of non-surgical periodontal therapy to the audience in the light of current literature. When necessary, a summary will be given on topics such as the character, etiology and classification of periodontal diseases.
Periodontitis is a disease characterized by the destruction of tooth-supporting structures. The main findings are radiologically detectable bone loss, clinically observable attachment loss, periodontal pocket and gingival bleeding. If intervened early and carefully, periodontitis can be prevented or treated in many cases. Unfortunately, if not treated properly, at first tooth loss and then consequences that negatively affect function, aesthetics, general health and quality of life may be encountered.
According to the current guideline of the European Federation of Periodontology, the therapy is applied in incremental approach in the patient diagnosed with periodontitis according to the stage and degree of the disease. As a first step, the patient is informed about the causes of the disease, current condition, risk factors, treatment options and possible outcomes. The patient's awareness and compliance with treatment are aimed to be increased. In the first two steps of treatment, supragingival and subgingival mechanical cleaning, control of risk factors and patient motivation are addressed. In cases where adequate recovery cannot be achieved at the end of the second-step treatment, surgery and other advanced methods are applied.
These initial treatment steps, which will be discussed under the title of non-surgical periodontal therapy in this talk, are applied in every periodontitis patient and if achieved, reduce the need for more difficult and costly further treatments. Due to this importance, new equipment and techniques that will increase the efficiency of treatment, as well as mechanical principles and tools that are known to be effective and that we still cannot give up, will be discussed in the talk.
Dr. Atila Ertan is a Professor of Prosthodontics at Hacettepe University, Ankara, Turkey. He received his DDS from Hacettepe University and after receiving his PhD degree in 2001, he started his career as a prosthodontics resident at the same university. He visited ACTA, Amsterdam as a visiting researcher in 2005. In addition to teaching, Dr. Ertan is also doing research focused on dental materials and new dental technologies. Additionally, he also gives workshops and hands on courses on implant dentistry, esthetic dentistry and dental photography.
Assoc.Prof.Dr.Akif Demirel
Akif Demirel graduated from Ankara University Faculty of Dentistry in 2012, where he started his undergraduate education in 2007, and started his specialty training process in the Department of Pedodontics at the same faculty in 2013. In 2016, he completed his Specialization in Dentistry thesis and get the title of Pediatric Dentist. In 2017, he started to work as a lecturer in the same department. In 2021, he get the title of Assistant Professor and again in 2021, he get the title of Associate Professor. His academic interests include endodontic treatments of primary teeth, congenital tooth agenesis and treatment approaches, space management in pediatric dentistry, masticatory function and stress analysis, dental anomalies, caries management and restorative approaches. Assoc. Prof. Dr. Akif Demirel, who is a member and director of Turkish Society of Pediatric Dentistry, is currently working as a faculty member at Ankara University Faculty of Dentistry, Department of Pediatric Dentistry.
Premature loss of primary or permanent teeth during the primary, mixed, or permanent dentition periods may lead to important clinical consequences such as loss of arch length, tipping of adjacent teeth, overeruption of opposing teeth, eruption disturbances, and the development of malocclusion. Therefore, accurate assessment and timely management of edentulous spaces in pediatric dentistry are essential for preserving occlusal balance and preventing future orthodontic complications and prosthetic needs. This panel will address the fundamental principles of space management in pediatric dentistry within the framework of clinical decision-making and contemporary treatment approaches.
The panel will systematically discuss the indications, contraindications, advantages, limitations, and clinical application steps of space maintainers and space regainers. Different treatment options including fixed and removable space maintainers will be evaluated in terms of case selection, follow-up requirements, and possible complications. In addition, situations requiring prosthetic rehabilitation in pediatric patients will be reviewed with respect to esthetics, function, speech, and psychosocial outcomes.
In the final part of the panel, emphasis will be placed on space analysis in the mixed dentition, early intervention planning, and the role of digital technologies in space management. In this way, participants will be reminded that premature tooth loss is not merely a space-related issue, but a multidimensional clinical condition closely associated with growth and development, occlusion, and long-term treatment planning. The panel aims to provide a comprehensive perspective that can guide daily clinical practice and support evidence-based decision-making.
Associate Professor Ali Altındağ was born in Ankara in 1984 and graduated from the Faculty of Dentistry at Selçuk University in 2007. He completed his specialty training in the Department of Oral and Maxillofacial Radiology at Ankara University Faculty of Dentistry in 2018 with his thesis entitled “Evaluation of Operator and Patient Doses Resulting from Exposures Performed with a Handheld Dental X-ray Device.”
Dr. Altındağ joined the Faculty of Dentistry at Necmettin Erbakan University as a faculty member in 2020 and received the title of Associate Professor in 2024. He currently continues his academic and scientific studies at the same institution. His research interests focus on dental imaging, cone-beam computed tomography (CBCT), artificial intelligence applications, and maxillofacial anatomy and pathologies.
Panoramic radiography is a widely used imaging modality that enables the evaluation of teeth, jaws, maxillary sinuses, and surrounding anatomical structures on a single image. It provides important advantages in the detection of impacted teeth, large lesions, developmental anomalies, and certain pathological findings. However, panoramic radiographs also have several limitations due to superimposition, distortion, ghost image formation, and positioning errors. In particular, small lesions, early bone changes, and certain anatomical details may not always be clearly visualized.
This presentation aims to discuss the diagnostic advantages and limitations of panoramic radiography, commonly encountered imaging errors, and clinically important findings that may easily be overlooked, in the light of current literature.
Prof. Dr. Ali Cemal Tınaz was born in 1967 in Aydın, Turkey. He completed his primary and secondary education in the same city. In 1984, he began his undergraduate studies at the Faculty of Dentistry, Gazi University, and graduated in 1989. Following graduation, he worked as a private dentist for three years and completed his compulsory military service.
In 1992, he returned to academia and completed his doctoral studies in 1998. He was awarded the title of Associate Professor in 2003 and was promoted to Professor in 2007.
In 2011, he established his own dental clinic while serving as a part-time faculty member. He currently continues his research and educational activities at the Department of Endodontics, Faculty of Dentistry, Gazi University.
Prof. Dr. Tınaz is a member of the European Society of Endodontology and the Turkish Endodontic Society. He served as Head of the Department of Endodontics at Gazi University Faculty of Dentistry between 2017 and 2020. He also served one term as a member of the Executive Board of the Turkish Endodontic Society. Additionally, he was a member of the Executive Board of the Ankara Chamber of Dentists during its 18th and 19th terms and served as Chair of the Education Commission.
He is married and has two children.
One of the well-established facts in contemporary endodontics is the high long-term success rate of primary root canal treatments. The literature reports success rates ranging between 92% and 94% in 10-year follow-up studies for primary treatments, while retreatment procedures performed after failure demonstrate success rates of approximately 82–87 over similar observation periods.
Achieving and further improving these outcomes requires not only strict adherence to endodontic protocols but also accurate identification of the causes underlying the failure of primary root canal therapy. Common reasons for failure include missed canals, inadequate apical sealing, localized morphological irregularities on dentinal walls that remain uninstrumented, and insufficient preparation and irrigation of isthmuses and canal ramifications, leading to inadequate debridement.
This presentation aims to comparatively evaluate the effectiveness of the dental operating microscope, with its high magnification and advanced illumination capabilities, and dental loupes in detecting and managing the aforementioned challenges. The clinical advantages and limitations of microscope and loupe use will be discussed through selected case photographs and videos, highlighting the impact of enhanced visualization on clinical decision-making and treatment outcomes in root canal retreatment procedures.
Prof. Ali Cekici completed his Ph.D. at the Department of Periodontology, Istanbul University, in 2007. He completed his two-year postdoctoral research at Harvard University The Forsyth Institute in Boston, USA, in 2012. Currently, he serves as a full professor at the Department of Periodontology, Faculty of Dentistry, Istanbul University.
His clinical and research interests are in non-surgical periodontal treatment, peri-implant diseases, periodontal immunology, and prosthetic-periodontal interdisiplinary treatments. He has published numerous articles in distinguished scientific reputable peer-reviewed journals in the field of periodontology. He is lecturing in National and International Congresses. As his scientific articles are cited frequently in literature, Prof. Cekici has established a strong reputation within the academic community.
Prof. Cekici also holds key leadership roles as the President of the Turkish Society of Periodontology, Executive Board Member of the Istanbul University Dentistry Faculty and as a member of the Scientific Affairs Committee of the European Federation of Periodontology (EFP).
The classification of periodontal diseases has undergone numerous modifications over the years. Introduced by the 2017 World Workshop and established as the current gold standard, the new periodontal disease classification system has introduced significant new perspectives. In addition to defining periodontal health, the most substantial changes have occurred in the diagnosis of periodontitis.
This presentation will explore the definition of periodontal health and the clinical application steps of "Staging" and "Grading" concepts for periodontitis through various case examples. Integrating systemic conditions, smoking status, and biological risks into the diagnostic process plays a pivotal role in transitioning from a "one-size-fits-all" approach to the concept of "personalized (patient-specific) treatment." Furthermore, the management of supportive periodontal therapy (SPT) based on the current disease classification in clinical practice will be emphasized.
The primary objective of this session is to discuss, through practical examples, how this seemingly complex classification system can be applied quickly and effectively in daily dental practice, providing an updated roadmap from diagnosis to treatment for both general practitioners and specialists. This approach, which integrates scientific evidence with clinical decision-making, is fundamental to maintaining long-term periodontal health and preserving peri-implant tissues.
Prof. Aliye Akcalı is Dean of the Faculty of Dentistry at Dokuz Eylül University and serves as Chair of the Department of Periodontology and the Department of Dental Biomaterials at the Institute of Health Sciences. She received her dental degree, specialty training in Periodontology, and PhD from Ege University. Her clinical work focuses on periodontology and implantology, with particular emphasis on soft tissue regeneration. She also has experience in biomedical research and host defense mechanisms.
Diabetes mellitus is a systemic risk factor affecting periodontal and peri-implant tissues that must be carefully considered at all stages of dental implant therapy. Chronic hyperglycaemia alters the host inflammatory response, microvascular function, and wound healing, and may therefore negatively influence postoperative healing and long-term peri-implant health. This panel will address the planning, surgical, and postoperative phases of dental implant therapy in individuals with diabetes mellitus, within the broader context of peri-implant health and disease.
The preoperative part will focus on glycaemic control, assessment of HbA1c and patient habits, management of comorbidities, medication adjustments, and practical criteria for appropriate case selection. Intraoperative and early postoperative protocols aimed at reducing infection risk, supporting wound healing, and guiding prosthetic restoration choices in patients with diabetes will be discussed. Long-term follow-up will be considered with an emphasis on maintenance frequency and the management of peri-implant risk and glycaemic control. The aim is to provide participants with a risk-based, evidence-informed, and clinically applicable framework that encompasses both preoperative and postoperative phases of implant surgery in individuals with diabetes mellitus.
Born in Sakarya in 1980, Alp Saruhanoğlu graduated from Istanbul University Faculty of Dentistry in 2023. After graduation, he began his PhD studies in Oral and Maxillofacial Surgery Department at the same university and successfully presented his doctorate in 2009. He received the title of Associate Professor in 2015 and has worked in various capacities within the Oral and Maxillofacial Surgery Department at Istanbul University for the past 23 years since his graduation. Professionally, he is interested in oral mucosal diseases, biopsy procedures, and oral surgery, and has numerous scientific publications in these areas. Dr. Alp Saruhanoğlu is married and has one child.
Early diagnosis of suspicious oral lesions is one of the most important factors determining the prognosis of oral cancers. In patients with oral cancer, early detection not only improves prognosis but also significantly enhances quality of life. Biopsy is indicated for lesions exhibiting clinical features such as non-healing ulceration persisting for more than two weeks, induration, erythroplakia or leukoplakia. Although biopsy is a surgical procedure, it is a technique that can be routinely performed by every dentist with apporopriate knowledge of anatomy, as well as adequate materials and equipment. Proper biopsy technique and timing are crucial in guiding clinicians toward an accurate and early diagnosis.
The aim of this presentation is to support dentists in achieving early diagnosis through biopsy, specially in suspicious cases.
He was born in Istanbul in 1986. He graduated from Cağaloğlu Anatolian High School in 2004 and from the Faculty of Dentistry at Istanbul University in 2009. In 2010, he started his doctoral studies at the Department of Oral Implantology, Faculty of Dentistry, Istanbul University. In 2015, he was awarded the degree of Doctor of Medical Dentistry (Dr. Med. Dent.) after successfully defending his doctoral thesis entitled “Clinical and Radiographic Evaluation of Two Implants with Different Macro-Geometries Under Early and Conventional Loading Protocols.”
In 2025, he was awarded the title of Associate Professor and currently continues his academic career at the Department of Oral Implantology, Faculty of Dentistry, Istanbul University.
His main fields of interest include the effects of implant macro-geometry and loading protocols on implant success, contemporary approaches to the etiology and treatment of peri-implantitis, and the application of three-dimensional technologies in guided tissue regeneration.
He is fluent in English and has an intermediate level of German proficiency.
He is an active member of the European Association for Osseointegration and the Turkish Oral Implantology Association.
He is married and the father of two children.
It is estimated that peri-implantitis affects a quarter of all dental implants and a third of patients receiving implant therapy. Progression of the disease is a major risk for long term survival and success of dental implants. If left untreated, peri-implantitis may result in progressive bone loss, severe soft tissue inflammation and ultimately implant failure.
The main goal in peri-implantitis treatment is to remove the bacterial biofilm from the peri-implant pocket and implant surface, to control the inflammation and to create a biologically favorable surface that may support re-osseointegration. Several surgical and non-surgical methods have been proposed to achieve success. In cases where non-surgical treatment is ineffective, surgical intervention may be indicated, with the choice of approach determined by defect morphology, accessibility of the implant surface, and clinical conditions. In this context, resective and regenerative surgical approaches can be used in conjunction with various implant surface decontamination methods such as mechanical debridement, implantoplasty, air-abrasion systems, titanium or chitosan brushes, laser-assisted treatments, and photodynamic therapy. However, some of these approaches have shown limited efficacy in the complete removal of biofilm and others may induce irreversible changes to the surface of the implant.
Recent studies have shown that the electrochemical biofilm removal technology (GalvoSurge®) has been developed and used as a new way of minimal invasive cleaning of the surface of implants. This technique is based on the electrochemical conductivity of titanium. Through this process, it is possible to remove microorganisms and biofilm from the surface of the implant, causing a significant reduction in the bacterial biofilm. One of the main advantages of this technique is its capacity for cleaning the surface without altering its structure.
In this presentation, the latest information on the surgical treatment of peri-implantitis as well as the current evidence on the effectiveness of the application of newly electrochemical cleaning for treating peri-implantitis will be presented. Clinical examples with photographs will be used for illustration purposes.
Assoc. Prof. Anıl ÖZYURT, DDS, PhD
After graduating from Gazi University Faculty of Dentistry in 2010, Assoc. Prof. Anıl ÖZYURT completed his PhD in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at the same institution in 2014. During his doctoral studies, he served as a visiting scholar at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at the University of North Carolina. Following his postgraduate education, he worked for nearly a year as the first Oral and Maxillofacial Surgery specialist at the Erzurum Oral and Dental Health Center, after which he served as an Assistant Professor at Trakya University Faculty of Dentistry.
With over 50 national and international scientific publications and presentations, Assoc. Prof. Anıl ÖZYURT currently serves as the Head of the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Dokuz Eylül University. In addition to his academic career, he is an international diving instructor and a semi-professional musician, performing as a vocalist and bass guitarist. His primary scientific and clinical interests include maxillofacial trauma, orthognathic surgery, and advanced dental implantology.
Late-term pathologies developing after the completion of the osseointegration phase and subsequent functional loading represent major challenges in dental implantology, frequently requiring advanced surgical intervention. The most critical clinical entity encountered during this period is peri-implantitis, characterized by progressive crestal bone loss, deep periodontal pocketing, and purulent exudate. Due to the absence of the protective histological barriers that naturally surround a biological tooth, peri-implant bone defects manifest as anatomically deeper and more aggressive lesions, necessitating the meticulous and complete debridement of infected granulation tissue. Following the decontamination of the implant surface using mechanical and chemical agents, resective or regenerative surgical protocols are deployed based on the specific morphology of the defect. On the other hand, fixture fractures resulting from uncontrolled stresses that exceed the biomechanical thresholds of the implant body constitute the most radical late-term complication. In these cases, where conservative treatment is non-viable, explantation of the implant must be performed utilizing specialized techniques that minimize trauma to the surrounding supporting bone structure, followed by the subsequent reconstruction of the alveolar ridge to facilitate secondary implantation.
She graduated from Istanbul University, Faculty of Dentistry in 2003. She completed her doctoral training in Orthodontics at the Department of Orthodontics, Istanbul University, Faculty of Dentistry in 2010. Since 2023, she has been working as an Assistant Professor at the same faculty and continues her academic studies. Her main research and clinical interests include cleft lip and palate, impacted tooth eruption, multidisciplinary treatment approaches, skeletal anchorage systems, and clear aligner therapy. She has published research articles in national and international peer-reviewed journals and has presented her work at various national and international congresses and symposiums.
Orthodontic treatment is a fundamental component in multidisciplinary dental care that directly influences the success of restorative and periodontal therapies. Alignment of teeth into ideal positions, elimination of crowding, and correction of arch form contribute to the establishment of a functionally and biomechanically balanced occlusion.
From a restorative perspective, orthodontic intervention facilitates more conservative tooth preparation and improves marginal adaptation, thereby enhancing the long-term success of restorations. From a periodontal standpoint, proper alignment of teeth reduces plaque-retentive areas, improves oral hygiene effectiveness, and decreases the risk of gingival inflammation and periodontal disease. In addition, controlled orthodontic forces may help minimize traumatic loading on periodontal tissues, supporting periodontal stability.
Orthodontic treatment should not be considered merely a complementary step but rather a key determinant in achieving predictable outcomes in restorative and periodontal therapies. Early orthodontic evaluation within a multidisciplinary treatment plan significantly contributes to long-term clinical success.
Prof. Dr. Bahadır Kan was born in 1982 in Eskişehir. He graduated from the Faculty of Dentistry at Hacettepe University in 2005 and began his academic career as a Research Assistant in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Hacettepe University. In 2011, he completed his doctoral thesis titled “A Comparative Histomorphometric and Radiological Evaluation of the Effects of Low-Level Laser Therapy on Distraction Osteogenesis: An Experimental Study”, earning the titles of Specialist Dentist and PhD.
Following his military service, he was appointed as an Assistant Professor in 2012 at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Faculty of Dentistry, Kocaeli University. He was promoted to Associate Professor in 2017 and to Professor in 2022. In 2018, he resigned from his position as Head of Department and transitioned to working in his private clinic.
Prof. Dr. Kan continued his academic career between 2019 and 2021 at Biruni University, between 2021 and 2025 at Istanbul Okan University, and between 2025 and 2026 at Kocaeli Health and Technology University.
He is a member of several national scientific organizations, including the Turkish Association of Oral and Maxillofacial Surgery, the Association of Oral and Maxillofacial Surgeons, and the Turkish Society for Laser Dentistry, as well as international organizations such as AO, the Academy of Osseointegration, and the International Team for Implantology (ITI). Prof. Dr. Kan has authored numerous articles published in indexed international and peer-reviewed national journals.
His research interests include reconstruction of maxillomandibular defects and bone regeneration techniques, advanced dental implant surgery, orthognathic surgery, and oral soft tissue surgery. Prof. Dr. Bahadır Kan is married and has two children.
Digital transformation has fundamentally reshaped implantology in dentistry. The creation of a virtual patient and the planning of surgery in a digital environment enable the entire treatment process—from initial planning to surgical execution—to become more predictable, safer, and more patient-centered. Today, with the use of cone beam computed tomography (CBCT), intraoral and facial scanners, and advanced AI-supported software that integrates these datasets, the patient’s anatomy can be accurately reconstructed in three dimensions. This allows the surgical plan to be finalized preoperatively in accordance with the desired prosthetic outcome, enabling treatment with fewer complications and more predictable results.
Digital planning also makes it possible to simulate both esthetic and functional outcomes in advance. This enhances patient communication and increases confidence in the proposed treatment. Based on these digital datasets, the ideal implant position can be determined with high precision. Implant procedures performed using surgical guides or navigation systems minimize the margin of error while reducing surgical complexity. As a result, clinician comfort is improved, and patients benefit from a less invasive procedure with faster recovery.
In this presentation, digital implantology will be discussed not only as a technological advancement but as a comprehensive approach that enhances clinical success, reduces complications, and maximizes patient satisfaction, along with its advantages and limitations.
Prof. Dr. Banu Gürkan Köseoğlu graduated from the Faculty of Dentistry at Istanbul University in 1989.
In 1994, she successfully completed her doctoral education at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery of the same faculty with her thesis entitled “Immunohistochemical Investigation of Epidermal Growth Factor Receptor (EGFR) in Epidermoid Carcinoma and Odontogenic Cyst Epithelium of the Oral Cavity.”
Prof. Dr. Köseoğlu received the title of Associate Professor in 1999 and was promoted to the rank of Professor in 2006. She has supervised numerous undergraduate graduation theses as well as seven doctoral dissertations.
Prof. Dr. Banu Gürkan Köseoğlu has authored numerous articles, conference papers, books, and book chapters published in national and international scientific journals. She is also the author of three books entitled Local Anesthesia in Dentistry, Clinical Guide to Third Molars for Dentists, and Medical Emergencies for Dentists.
After the completion of odontogenesis, epithelial remnants known as the rests of Serres and Malassez remain within the gingival tissues and jaw bones in their original formative structure. When stimulated by inflammatory or genetic factors, these remnants may transform into odontogenic infections, cysts, and tumors.
In the treatment planning of jaw lesions, the combined interpretation of clinical, radiological, and pathological findings is the most important factor affecting treatment success. Clinical findings and radiological images routinely encountered in practice may present as lesions that are far different from what is usually expected. Many lesions tend to surprise the clinician. Even when typical clinical and radiological findings are present, we must always be prepared for such surprises. The most appropriate approach for all lesions is a multidisciplinary perspective. In this context, the examining clinician should develop different perspectives and, when necessary, establish the appropriate multidisciplinary team for collaboration. The clinician is responsible for treating the patient appropriately, making the correct referrals when required, and maintaining follow-up care.
In this session, as a group working collaboratively across different disciplines, we will attempt to share our experiences through cases in which the histopathological diagnoses were considerably different from the clinically and radiologically presumed diagnoses. By the end of this session, our aim is not to encourage unnecessary suspicion or fear toward every lesion, but rather to develop awareness regarding the range of possible diagnoses.
Dr. Berk Bilgen graduated from the Faculty of Dentistry, Istanbul University, and completed his PhD in 2023 in the Department of Prosthodontics, at the same university. He is currently a Research Assistant in the Istanbul University. His research primarily focuses on orofacial pain, temporomandibular disorders, the morphology and function of the masticatory muscles, magnetic resonance imaging, and bruxism. He has authored several scientific articles published in national and international indexed journals in these fields. He has presented oral presentations at national and international scientific congresses. He has also contributed as a chapter translator to scientific textbooks on temporomandibular disorders and bruxism. In addition, he has been invited as a speaker at scientific meetings on the diagnosis and management of temporomandibular disorders.
Prosthetic treatment in older adults is not merely a rehabilitation process aimed at restoring lost esthetics and oral function. Successful prosthetic rehabilitation in geriatric patients can positively influence social participation, self-confidence, and overall quality of life. Recent evidence suggests that appropriate prosthetic treatment may enhance social interaction and quality of life, exert positive effects on cognitive function, improve musculoskeletal performance, and contribute to healthy aging in this patient population. However, successful treatment in older adults depends not only on the application of appropriate clinical techniques but also on a comprehensive understanding of the patient's physical and cognitive capacity, psychological status, expectations, and living conditions. Effective communication and a patient-centered approach are therefore fundamental determinants of treatment outcomes.
A patient-centered approach should be the cornerstone of removable prosthodontic treatment in older adults. Careful assessment of patient expectations, effective communication, appointment scheduling tailored to their physical and cognitive capacities, and strategies to enhance adaptation to removable prostheses are essential for achieving favorable long-term outcomes. In addition, common challenges encountered in geriatric patients, including xerostomia, reduced motor skills, cognitive impairment, systemic diseases, diminished motivation, and unrealistic expectations, should be carefully considered during treatment planning. Adopting individualized treatment strategies to address these factors can strengthen the patient-clinician relationship, improve prosthesis acceptance and satisfaction, and ultimately contribute to more predictable prosthetic treatment outcomes.
Associate Professor Kocaeli University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery
Berkay TOKUÇ graduated from Marmara University, Faculty of Dentistry in 2014 and completed his specialty education in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Faculty of Dentistry, Kocaeli University in 2019. Since 2020, he has been working as a faculty member in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Kocaeli University, Faculty of Dentistry. In 2022, he was appointed as Vice Dean of the faculty, and in 2024, he was appointed as an Associate Professor in Oral and Maxillofacial Surgery.
His professional interests include alveolar bone augmentation, biomaterials, maxillofacial implants, and orthognathic surgery. He is a member of the International Association of Oral and Maxillofacial Surgery and Turkish Association of Oral and Maxillofacial Surgery.
Diabetes mellitus is considered an important systemic risk factor in oral and maxillofacial surgical procedures because of its effects on wound healing, immune response, and bone metabolism. However, contemporary clinical practice no longer considers diabetes itself an absolute contraindication to oral and maxillofacial surgery or dental implant therapy; instead, decision-making increasingly relies on metabolic control, associated complications, and the individual patient risk profile.
This presentation will address the planning and surgical management of implant treatment in patients with diabetes from an oral and maxillofacial surgery perspective. The role of glycemic control and HbA1c levels in patient selection; potential risks related to infection, wound healing, and osseointegration; the timing of dental implant surgery; and treatment strategies for cases requiring advanced bone augmentation will be discussed. In addition, perioperative risk assessment in tooth extraction, impacted tooth surgery, and other dentoalveolar procedures will be considered, with the aim of providing an evidence-based and practical approach to surgical treatment planning in patients with diabetes based on metabolic control, the extent of the planned procedure, and the individual risk profile.
Dr. Betül Gedik is a faculty member in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Istanbul University Faculty of Dentistry. She completed her dental and doctoral education at Istanbul University. Her academic interests include oral and maxillofacial surgery, dental implantology, regenerative therapies, biomaterials, artificial intelligence applications in dentistry, and clinical research.
She has conducted research abroad and established international academic collaborations with multidisciplinary research groups. She has been an invited speaker and session chair at national and international scientific meetings and serves as a reviewer for peer-reviewed international journals. Her research focuses on integrating clinical practice with translational research to advance evidence-based oral and maxillofacial surgery.
Antimicrobial resistance is one of the most significant global health challenges of our time, making rational antibiotic use a shared responsibility across all healthcare disciplines. Dentistry is among the fields with a high rate of antibiotic prescribing, although growing evidence indicates that routine antibiotic use in many oral surgical procedures provides little or no additional clinical benefit. Therefore, prescribing decisions should be guided by current evidence and clinical guidelines rather than routine practice.
This lecture will review contemporary evidence on antibiotic use in oral and maxillofacial surgery, focusing on the management of odontogenic infections, surgical prophylaxis, third molar surgery, dental implant procedures, and patients with systemic risk factors. Appropriate indications, antibiotic selection, timing, dosage, and duration of therapy will be discussed in light of current international guidelines, together with common clinical controversies encountered in daily practice.
The lecture aims to translate current evidence into clinical decision-making, highlighting strategies that reduce unnecessary antibiotic prescribing, improve patient safety, and contribute to the global effort against antimicrobial resistance.
Marmara Universitesi
Department of Pediatric Dentistry
Marmara University
Prof Dr B. Kargul graduated from the Faculty of Dentistry at Marmara University in 1986 and was appointed Professor in 2004. Her research expertise includes epidemiology, caries research in children, preventive dentistry, dental materials. She has published article in more than 200 peer-reviewed journals and has over 350 presentations at national and international congresses. She has received more than 40 awards for her research at international congresses. She has awarded a scholarship from Austrian Academic Exchange Service, Department of Development Cooperation to support her study project in 1999. In 2007 awarded a scholarship from TC White Visiting Scholarship, Royal College of Physicians and Surgeons of Glasgow, UK. She participated as a project partner in the Erasmus+ 2019-1-RO01-KA202-063820 Oral Special Care Academic Resources (OSCAR) project in 2019. She serves as the Coordinator of the Erasmus+ project titled "Pain-free dental injection" (PaFein+) teaching model and it's effect on dental treatment of children (2023-1-TR01-KA220-HED-000155608). She is currently holds the position of Full Professor in the Department of Pediatric Dentistry, Dental School, Marmara University, Istanbul-Turkey. She also continues her research as a Visiting Professor at Queen Mary University of London.
Minimally invasive dentistry (MID) prioritizes the preservation of tooth structure through early diagnosis and preventive management. Remineralization strategies are central to this approach, particularly in the treatment of non-cavitated carious lesions. Remineralization plays a central role in minimally invasive dentistry by enabling the preservation of tooth structure and delaying or preventing operative interventions.
Evidence suggests that remineralization therapies are widely regarded as effective for arresting and reversing early enamel lesions, thereby reducing the need for operative interventions. Advances in remineralization agents, including casein phosphopeptide–amorphous calcium phosphate (CPP-ACP), bioactive materials, and calcium glycerophosphate (CaGP), have enhanced the potential for enamel remineralization.
Clinicians with greater exposure to MID principles are more likely to integrate remineralization approaches into routine clinical practice.
In conclusion, the integration of advanced remineralization technologies enhances clinical implementation while reinforcing a conservative, patient-centered approach to caries management.
Assoc. Prof. Betül Şen Yavuz graduated from the Faculty of Dentistry at Marmara University in 2013 and completed her specialty training in Pediatric Dentistry at the same institution in 2017. She completed her Bachelor's Degree in Child Development at Istanbul University in 2023 and her Master's Degree in Biological Data Science at Istanbul Medeniyet University in 2025. She was awarded the title of Associate Professor in January 2025 and currently continues her academic career at the Department of Pediatric Dentistry, Faculty of Dentistry, Marmara University.
She has authored numerous scientific publications, book chapters, and conference presentations in national and international peer-reviewed journals. She serves as an Editor for Scientific Reports and as an Associate Editor for the European Journal of Research in Dentistry. She is also a member of the Education Commission of the Turkish Society of Paediatric Dentistry.
Her research interests include minimally invasive dentistry, the diagnosis and management of early caries lesions, optical coherence tomography, molar-incisor hypomineralization (MIH), developmental dental anomalies, dental trauma, and artificial intelligence applications in pediatric dentistry. She is married and has one child.
Minimally invasive treatment approaches aim to control the progression of dental caries while preserving healthy tooth structure by adhering to the principles of biological tissue conservation. This presentation will review current minimally invasive treatment options, including selective caries removal, the Hall technique, silver diamine fluoride (SDF) applications, resin infiltration, and glass hybrid restorations, in light of the current scientific evidence. The indications, clinical outcomes, and treatment algorithms of these approaches will be discussed. Supported by clinical case examples and recent literature, this session aims to provide participants with an evidence-based and practical perspective on the appropriate selection and application of minimally invasive treatment strategies in clinical practice.
He graduated from the Faculty of Dentistry at Ege University in 1986, earning the title of “Dentist,” and began a doctoral program in the Department of Restorative Dentistry and Endodontology at the same faculty.
In 1990, he received a YÖK scholarship and conducted preliminary research for his doctoral thesis at the Department of Endodontics, ACTA School of Dentistry.
In 1994, he completed his thesis and received the title of “Dr. Med. Dent.”
In 1996, he received a TÜBİTAK research scholarship and conducted a series of studies at the Department of Endodontics, School of Dentistry, University of Connecticut.
In 1998, he was appointed as “Associate Professor.”
In 1999, he was selected as the “Most Active Researcher” by the Hans Genet Foundation and the European Endodontic Association.
In 2001, he received a grant from the Campbell Foundation and conducted a series of studies on fungal infections in endodontics at the Department of Endodontics, UCLA School of Dentistry.
In 2004, he was promoted to “Professor.”
He has 19 completed national and international projects, and his collaborative research has received 14 awards at the national or international level to date.
Over 150 of his national and international articles have been published. He has delivered more than 300 lectures and courses both domestically and internationally.
His research has received over 2,500 citations, and his H-index (WOS) stands at 28.
He has authored one book, served as the translation editor for another book, and contributed chapters to four additional books.
Since October 2025, he has continued his academic career as a faculty member and Chair of the Department of Endodontics at İzmir Tınaztepe University.
In endodontics, the practitioner deals with inflammatory and/or infectious conditions mostly in a daily level. In most of these circumstances, subsiding of symptoms and healing are accomplished with local intervention because it is feasible to reach infection source by means of cleaning, shaping and disinfection of root canals. However, on some occasions, patients may suffer more serious symptoms such as diffuse swelling, cellulitis, fever, lymphadenopathy, malaise and fatigue. When this is the situation, antibiotics may be prescribed as an adjunct to endodontic treatment modalities. In this context, it is very important for the practitioner to prescribe the type, dose and duration of antibiotics. All of these three criteria are very important because resistance to ABs and serious side effects are worldwide problems.
In this presentation, all information related to the aforementioned factors will be presented and discussed in detail.
Education & Academic Career:
Dr. Efeoğlu graduated from Ege University Faculty of Dentistry in 1997, completed his PhD (2003) and clinical specialty (2013) in Oral Surgery at Ege University. He is a Member of the Faculty of Dental Surgery at the Royal College of Surgeons of England (MFDS Eng). He served as a researcher, dentist, and faculty member at the University of Leeds (UK), Ege University, and Dokuz Eylül University (DEU), becoming a Professor at DEU in 2021.
Administrative Experience:
He has held major executive roles, including Dean of the DEU Faculty of Dentistry (2021–2023), Head of Clinical Sciences, and member of the Faculty Board, University Executive Board, and Senate.
Areas of Expertise & Publications:
His clinical and research interest focuses on temporomandibular joint (TMJ) disorders, medication-related osteonecrosis of the jaw (MRONJ), implantology, odontogenic cysts and tumors, and surgical biomaterials. He has published over 50 articles in national and international peer-reviewed journals, authored book chapters, and presented more than 60 papers at scientific conferences.
This presentation addresses the surgical management of temporomandibular joint (TMJ) pathologies and good clinical practice within an evidence-based framework. TMJ disorders are classified by frequency: myofascial pain, internal derangement/arthralgia, and fracture-dislocation are common; degenerative joint disease, ankylosis, and condylar hyperplasia are less common; tumors and infective arthritis are rare. The evidence pyramid (meta-analysis to animal studies) and grading of recommendations (A-D) are outlined. A literature review covers arthrocentesis, arthroscopy, PRP/hyaluronic acid injections, discopexy techniques, discectomy, ORIF for condylar fractures, ankylosis reconstruction (autogenous grafts, distraction osteogenesis), and total joint prosthesis outcomes and complications through illustrative cases are presented. The lecture concludes by emphasizing a patient-centered, multidisciplinary approach, thorough informed consent, and long-term follow-up as pillars of good clinical practice in the management of TMJ disease.
Prof. Dr. Cenker Zeki Koyuncuoğlu graduated from the Faculty of Dentistry, Istanbul University in 2004. In the same year, he commenced his PhD training in the Department of Periodontology and completed his doctoral degree in 2010. Following the completion of his compulsory military service at Gülhane Military Medical Academy, Ankara, between 2011 and 2012, he joined the Faculty of Dentistry at Istanbul Aydın University as a full-time academic staff member. During his academic career, he has held several administrative positions, including Administrative Director and Vice Dean. He was awarded the title of Associate Professor in 2021. Since 2015, Dr. Koyuncuoğlu has served as a Board Member of the Turkish Anti-Smoking Association. He currently serves as the Chair of the Community Oral Health Education Commission of the Turkish Dental Association. He is an active member of the Turkish Society of Periodontology (TPD) and the European Federation of Periodontology (EFP). He has also served as the academic advisor of the Dişe Dokunur İşler Student Club for the past seven years.
His main clinical and research interests include regenerative periodontal and mucogingival surgery, minimally invasive periodontal surgery, esthetic crown lengthening procedures, rational antimicrobial use in dentistry, surgical implant dentistry, and the treatment of peri-implant diseases. Dr. Koyuncuoğlu is a frequent invited speaker at national scientific meetings and hands-on courses in periodontology and implant dentistry. In 2021, he co-edited the book Periodontology Quick Notes (Periodontoloji Akıl Notları) together with Prof. Dr. Özen Tuncer, published by Güneş Medical Publishing. He has authored more than 35 scientific articles published in national and international peer-reviewed journals.
He is married and has two children.
Rational Antibiotic/Antimicrobial Use in Periodontology: Current Evidence-Based Approaches
Antimicrobial resistance is one of the most significant global public health threats today, and the unnecessary or inappropriate use of antibiotics in dental practice contributes substantially to this growing problem. Contemporary periodontal therapy is primarily based on biofilm control and mechanical debridement, while systemic antibiotics, analgesics, antiseptics, and other pharmacological agents should be prescribed only when supported by scientific evidence. These agents provide clinical benefits only when used for appropriate indications, with the correct drug, dosage, and duration. Therefore, rational antimicrobial use has become an indispensable component of contemporary periodontal practice.
The aim of this presentation is to enhance the current knowledge of dental practitioners regarding rational antimicrobial use in periodontology, increase awareness of reducing unnecessary antibiotic prescribing, and promote evidence-based prescribing practices that prioritize patient safety.
The presentation will review the fundamental principles of rational antimicrobial use in periodontology in light of current scientific evidence and international clinical guidelines. Particular emphasis will be placed on the appropriate indications for systemic antibiotics in periodontal therapy, situations in which antibiotics should not be used as a substitute for mechanical treatment, strategies to prevent antimicrobial resistance, antibiotic prophylaxis, the role of locally delivered antimicrobial agents, and patient-centered prescribing principles. In addition, findings from studies conducted in Türkiye on rational antibiotic use in dentistry will be discussed, together with common prescribing errors encountered in daily clinical practice and evidence-based recommendations for their prevention.
Prof. Dr. Ülev Deniz ERDİNÇLER
Undergraduate Degree: 1977–1983 Trakya University Faculty of Medicine
Medical Specialization: 1986–1990 Istanbul University Cerrahpaşa Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine
Sub-specialization: 2002–2004 Istanbul University Cerrahpaşa Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Division of Geriatrics
Associate Professor: 1997 Cerrahpaşa Faculty of Medicine
Professor: 2004 Cerrahpaşa Faculty of Medicine
Has been working at Cerrahpaşa Faculty of Medicine since 1986 and has served as the Head of the Division of Geriatrics since 2017.
Areas of Interest: Nutrition, sarcopenia, frailty, dementia, osteoporosis, incontinence, polypharmacy.
The population in Turkey is aging rapidly. According to Turkish Statistical Institute (TUİK) data, the population over 65 years of age, which was 9.5% in 2020, increased by 20.5% in 5 years, reaching 11.1% in 2025. Oral diseases are one of the most common chronic disease groups worldwide; the WHO Global Oral Health Status Report 2022 emphasizes that approximately 3.5 billion people are affected by oral diseases and that oral health is a direct determinant of general health and healthy aging. Oral health in the elderly is not an isolated dental problem; it is a geriatric care area intertwined with frailty, nutrition, cognition, systemic inflammation, and drug burden.
Aging is not merely a chronological concept. The decrease in homeostasis and adaptive capacity explains why changes in organ systems occur at different levels in each elderly person. Frailty involves a decrease in adaptive capacity. Frailty, a fundamental topic in geriatrics, should be considered not only physically but also in terms of cognitive, social, and oral frailty.
Malnutrition is a geriatric syndrome whose frequency increases with aging, leading to increased morbidity and mortality. One of the risk factors for malnutrition is oral health. Oral frailty is an age-related, progressive decline in oral function (such as chewing, swallowing, and speaking) and is considered an early indicator of general physical frailty and malnutrition; it is largely reversible.
A geriatric perspective enables dentists to strike a balance between overtreatment and undertreatment, defining the treatment goal not as ideal restoration, but as pain control, infection control, preservation of chewing and swallowing function, and improvement of quality of life. Oral frailty is a potentially reversible condition in its early stages, and early recognition offers a significant opportunity for intervention. Consequently, oral health in the elderly is a multidisciplinary issue intersecting with areas such as oral frailty, malnutrition, systemic inflammation, polypharmacy, and drug-induced jaw necrosis, and collaboration between geriatricians and dentists is a vital part of healthy aging.
The aim of this session is to provide dentists with a geriatric perspective that evaluates elderly patients not only in terms of chronological age, but also in terms of biological age, frailty, functional capacity, cognitive status, medication burden, and quality of life goals.
Keywords: geriatrik dentistry, oral frailty, inflammaging, polifarmacy, patient-centred care
Assoc. Prof. Dr. Derya Gürsel Sürmelioğlu completed her undergraduate dental education at Ankara University Faculty of Dentistry and her specialty training at the Department of Restorative Dentistry, Gaziantep University Faculty of Dentistry. She completed a Mastership program in Laser Dentistry at AALZ (Aachen Dental Laser Center) in Aachen, Germany, and also holds a Homeopathy Diploma from the London College of Homeopathy.
In addition to her academic career, she has worked in numerous private and public institutions. Within the field of Restorative Dentistry — with a particular focus on Aesthetic and Minimally Invasive Dentistry — she has authored more than 120 academic presentations at the national and international levels, over 50 articles and book chapters in indexed journals, and has contributed to many projects carried out in collaboration with various institutions.
She currently continues her work as an Associate Professor at Gaziantep University Faculty of Dentistry and remains actively engaged in providing training in the fields of Restorative Dentistry and Homeopathy.
The posterior region demands careful material and technique selection in direct restorations due to high occlusal forces and difficulties in moisture control. But which material should we choose? This presentation compares composite resins, bulk-fill and flowable composites, glass-ionomer-based materials, and amalgam not only in terms of strength and aesthetics, but also with regard to biocompatibility and toxicity. Issues such as the mercury debate surrounding amalgam, residual monomer release from composites, and BPA will be addressed in light of current evidence, and the clinical decision-making process will be discussed within this framework. Biomimetic approaches that extend restoration longevity, stress-absorbing layers that mimic the natural elasticity of the tooth, and the contribution of fiber reinforcement to fracture resistance will be emphasized. Key steps including conservative caries removal, adhesive application, and the management of polymerization stress will also be presented, with the aim of providing clinicians with a practical, evidence-based guide for decision-making.
Prof. Dr. Duygu Tuncer began her undergraduate education at Hacettepe University Faculty of Dentistry in 1999 and graduated in 2004. In the same year, she started her PhD education at the Department of Restorative Dentistry at Hacettepe University Faculty of Dentistry and completed it in 2011. In the same year, she began working at Başkent University Faculty of Dentistry. She was awarded the title of Associate Professor in April 2016. Between 2011 and 2017, she worked at Başkent University Faculty of Dentistry, and between 2017 and 2020, she served at Ankara Yıldırım Beyazıt University Faculty of Dentistry in the Departments of Restorative Dentistry. In April 2024, she was appointed as a Professor at Lokman Hekim University Faculty of Dentistry. She is currently continuing her academic work at the same faculty. Dr. Duygu Tuncer is married and a mother of three children.
Direct composite restorations occupy an important place in modern dentistry due to their minimally invasive approach and superior esthetic potential. However, achieving long-term clinical success is directly related to proper patient selection, accurate indication, and careful treatment planning. The correct use of adhesive systems, effective isolation, and appropriate material selection are fundamental factors determining the durability and marginal integrity of the restoration.
During the clinical procedure, layering techniques, proper polymerization strategies, and the accurate reproduction of anatomical form directly influence both esthetic and functional outcomes. In addition, meticulous finishing and polishing procedures improve surface quality, thereby reducing plaque accumulation and discoloration. Preventing potential complications and managing them at an early stage play a critical role in extending the longevity of restorations.
In conclusion, success in direct composite restorations is a multifactorial process shaped by the integration of material knowledge and clinical skill, with careful attention to detail. This presentation aims to comprehensively address practical tips and current approaches to enhance clinical success.
Assoc. Prof. Elif Çiftçioğlu graduated from Istanbul University Faculty of Dentistry in 2000. She completed her PhD in Endodontics in 2007 at the Department of Endodontics, Istanbul University. She holds a Bachelor’s degree in Business Administration from Anadolu University and a Master’s degree in Health Management from the Institute of Social Sciences, Bahçeşehir University. In 2024, she was appointed Associate Professor at the Department of Endodontics, Istanbul Okan University. Dr. Çiftçioğlu has been serving as a faculty member at the Department of Endodontics, Faculty of Dentistry, Istanbul Okan University since 2014, and has published articles in national and international peer-reviewed journals and presented her work at scientific meetings.
Endodontic treatments are dynamic procedures in which various complications may arise despite proper planning and execution. The complex nature of root canal anatomy, the clinician’s experience, and the techniques employed play a decisive role in the development of these complications. Instrument fracture, instrument ingestion, perforations, and irrigation accidents are among the major challenges that may adversely affect treatment outcomes.
In this presentation, complications that may be encountered during endodontic treatment will be discussed in light of current literature and clinical cases. Emphasis will be placed on diagnosis, preventive strategies, and effective management approaches when complications occur. The aim is to enable clinicians to accurately analyze the problems they encounter and to improve treatment success by applying appropriate intervention methods.
Assoc. Prof. Emre Durcan, MD, is a faculty member in the Division of Endocrinology and Metabolism, Department of Internal Medicine, at Istanbul University-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Faculty of Medicine. He completed his medical education at Istanbul University Cerrahpaşa Faculty of Medicine, followed by residency training in Internal Medicine and fellowship training in Endocrinology and Metabolism at the same institution.
His clinical and academic interests include obesity medicine, diabetes and metabolic disorders, advanced obesity pharmacotherapy, incretin-based therapies, pituitary diseases, and endocrine-metabolic complications of obesity. He has participated as an investigator in national and international multicenter clinical studies and continues to conduct academic work mainly in the fields of obesity, diabetes, metabolism, and neuroendocrinology.
He is a member of the European Society of Endocrinology, the European Association for the Study of Obesity, the Turkish Society of Endocrinology and Metabolism, the Turkish Association for the Study of Obesity, and the Turkish Diabetes Society. He also serves as an Editorial Board Member for BMC Endocrine Disorders.
M. Erhan Çömlekoğlu is a graduate of Ege University, School of Dentistry where he received his DDS degree. He attended Prosthesis Program of Graduate Study offered by Institute of Health Sciences at Ege University and graduated with Ph.D. degree at Prosthodontics. He is a Professor and resident at the Department of Prosthodontics, School of Dentistry at Ege University, İzmir, Turkey.
He completed several scientific projects supported by national and international institutions. He was honoured more than 30 national and international scientific awards. With these projects he authored more than 70 articles in peer-reviewed scientific journals in the field of adhesive and implant dentistry and established CAD/CAM restorative laboratory at the dental school.
His clinical practice is limited to Prosthodontics at the Department of Prosthodontics, School of Dentistry, Ege University. Dr. Çömlekoğlu is intensely involved in scientific research regarding adhesive dentistry and implant dentistry. His current research interest particularly covers implant-periodontium interactions and their clinical outcomes.
Digital dentistry has significantly transformed daily clinical practice by offering speed, comfort, and improved predictability. Intraoral scanners, CAD/CAM systems, and digital planning software have made treatment workflows more efficient. However, several key challenges persist in clinical settings. Clinicians frequently encounter difficulties in accurately capturing subgingival margins, reduced accuracy in full-arch impressions, and occlusal discrepancies. In addition, data transfer incompatibilities between systems and closed software ecosystems complicate workflows and lead to time loss.
Moreover, the learning curve associated with digital systems and operator-dependent variability can limit the standardization of outcomes. Although digital communication between clinic and laboratory offers advantages, incomplete or inaccurate data transfer may negatively affect restoration success.
To address these challenges, clinician-centered strategies should be prioritized. The use of hybrid workflows (conventional + digital) in appropriate indications can improve outcomes, particularly in borderline cases. Expanding clinical training, standardizing scanning protocols, and promoting open data exchange between systems are essential steps. Furthermore, clinicians must have a thorough understanding of their digital systems and make appropriate case selections. In conclusion, when supported by proper clinical judgment and experience, digital dentistry remains a powerful and reliable tool.
Prof. Dr. ESRA CAN
One of the critical problems frequently encountered in developed societies in recent years and affects all age groups is tooth wear. Tooth wear, which has a multifactorial origin, occurs due to a combination of chemical and mechanical factors resulting from internal and external factors and is progressive. In particular, treating tooth wear, which occurs together with parafunctional habits and erosion and causes loss of vertical dimension in the patient, creates a very challenging clinical situation for dentists. The current treatment approach in tooth wear is using adhesive systems and restorative materials that show high and long-term bonding potential to dental hard tissues, and the application of additive adhesive restorations that protect the remaining dental hard tissue. In this presentation, the etiological factors of different types of tooth wear, ceramic veneers composite and partial indirect adhesive restorations (PIAR) performed in these cases, and their prognoses will be discussed in the light of scientific data and clinical cases.
She graduated from Ankara University Faculty of Dentistry with second place honors and received her Doctor of Science degree in Prosthetic Dentistry from the same faculty. Following her doctorate, she worked abroad on biomaterials and surface analysis. Subsequently, she worked as a lecturer, associate professor, and professor at Gazi University Faculty of Dentistry. She is currently a faculty member in the Department of Prosthetic Dentistry at Gazi University Faculty of Dentistry. She led projects that provided the first digital equipment to Gazi University Faculty of Dentistry. She has patented and registered inventions in her field. She has received first and second place awards in international scientific events for her research. She has conducted projects supported by the Ministry of Development, TÜBİTAK, YÖK, and universities. She is a member of the scientific board in various committees of the Ministry of Health. Her research focuses on implant-supported treatments, digital dentistry, aesthetic treatments, CAD/CAM treatments, adhesive systems, color, biomaterials, and artificial intelligence in prosthetic dentistry. She actively performs Classical Turkish Music, including at events organized by the Ministry of Culture.
The predictability and widespread use of implant therapy have substantially expanded prosthetic treatment options while also influencing clinical decision-making for natural teeth with a questionable prognosis. Today, when faced with a tooth with extensive structural loss, the question is no longer simply, “How can I restore this tooth?” but also, “Should I preserve it?” The fact that a tooth is technically restorable does not necessarily imply a predictable long-term prosthetic prognosis; likewise, the availability of implant therapy alone does not justify abandoning a natural tooth.
This presentation will discuss the prosthetic boundaries between tooth preservation and extraction in teeth with extensive structural loss, based on clinical experience. Emphasis will be placed on whether the remaining tooth structure can provide an adequate biomechanical foundation for the definitive restoration, to what extent prosthetic treatment can expand these boundaries, and whether additional interventions truly contribute to long-term prognosis. The aim is to distinguish between what is technically feasible and what is clinically predictable.
Rather than advocating the preservation of every severely compromised tooth or defining rigid thresholds for extraction, this presentation will explore which teeth truly deserve a second chance, when that second chance can translate into predictable prosthetic treatment, and when letting go becomes the more appropriate clinical decision.
Full Professor and Head of Endodontics, Director of Master of Endodontics. University of Rome, La Sapienza.
International lecturer and researcher, He is author of more than 500 scientific articles, books and chapters in other books. He has lectured (more than 500 presentations) in courses, universities, and has been invited as a main speaker in the most important international (congress worldwide. He has focused his interests on endodontic materials and clinical endodontics.
He is actively cooperating with many manufacturers all over the world to develop new technologies, operative procedures and materials for root canal treatment.
Official Italian member of ANSI/ADA and ISO Committees for Endodontic Materials. Active member of IADR, Italian Society of Endodontists (SIE), Italian Accademy of of Endodontiscs (AIE) and European Society of Endodontology (ESE), He is chief editor of Annali di stomatologia , AIE official Journal and be is currently President of ESE 2026-2027.
Maintains a private practice limited to Endodontics in Rome, Italy.
Dr Gokhan Kasnak graduated from Istanbul University Faculty of Dentistry and completed his PhD training in Periodontology at the same institution. He is currently a faculty member at Istanbul Kent University, Faculty of Dentistry, Department of Periodontology, where he is involved in both undergraduate and postgraduate education and research. His main areas of interest include the pathogenesis of periodontal and peri-implant diseases, surgical and non-surgical treatment approaches for these conditions, peri-implant soft tissue management, and supportive periodontal and peri-implant maintenance protocols.
Peri-implantitis is often perceived as a late complication recognized only when radiographic bone loss becomes evident, yet its biological turning point is usually determined much earlier, starting from implant planning. This lecture will narrate the story of peri-implantitis chronologically, focusing on three-dimensional implant positioning and surface selection, patient-related risk factors such as smoking, diabetes and a history of periodontitis, peri-implant soft tissue phenotype, the cleansability of the prosthetic design and the management of peri-implant mucositis.
Within the framework of the 2017 classification, the diagnostic boundaries between peri-implant health, mucositis and peri-implantitis will be summarized, and it will be highlighted that probing performed with the prosthesis in place may mask the true biological turning point, particularly in the presence of angled or multi-unit abutments and fixed restorations seated on the crest. The role of guided biofilm therapy and modern air-polishing systems as key tools for professional biofilm control in peri-implant mucositis and during maintenance will be discussed, together with the limitations of non-surgical therapy once peri-implantitis has developed, and the indications for surgical access, pocket elimination, surface decontamination, soft tissue management and, in selected cases, explantation, all evaluated in terms of biological sustainability. The core message is that the critical turning point in the story of peri-implantitis is less often the surgery itself and more often the missed opportunity for early biofilm control and periodontal management.
Dentist Gökhan Yüksel
General Coordinator, Bayındır Dental Clinics.
Dentist Gökhan Yüksel graduated from the Istanbul University Faculty of Dentistry in 1985.
Between 1985 and 1987, he pursued a doctoral program in Endodontics at the Istanbul University Faculty of Dentistry.
He operated a private practice from 1987 to 1996.
From 1991 to 2007, he worked in the medical, sales, and marketing departments of the pharmaceutical industry; during this period (1997–1998), he completed a Master’s degree in Business Administration at the Institute of Business Economics, Istanbul University Faculty of Business Administration.
He served as Deputy Medical Director (2007–2010) and General Manager (2010–2013) at the Dentistanbul Group.
He held the position of Director of the Oral and Dental Health Center at Istanbul Aydın University (2013–2018) and Operations Manager of the Oral and Dental Health Center at Istanbul Kent University (2018–2023).
Since 2023, he has been serving as the General Coordinator of Bayındır Dental Clinics.
Characteristics of high-performing employees
Employee behaviors that disrupt the work environment
Dr. Gülce Ecem Doğancalı began her PhD in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Istanbul University Faculty of Dentistry in 2016 and completed it in 2025; she currently continues her academic and clinical work in the same department. Her clinical and academic interests include dental anesthesia, implant dentistry, oral surgery, wound healing, and the effects of pharmacological agents on hard and soft tissues. Dr. Doğancalı has presented oral communications at national and international congresses, and her scientific work focuses on surgical complications, biomaterials, anesthesia practices, and oral pathology.
Dental anesthesia is a fundamental clinical practice in dentistry, playing a key role in achieving pain-free treatment and showing significant progress over time. Advances in the pharmacological properties of local anesthetic agents, along with innovations in application techniques, have improved anesthetic success and clinical safety. Next-generation agents with rapid onset, low toxicity, and enhanced tissue penetration have contributed substantially to these developments. However, the success of anesthesia depends not only on the agents themselves but also on the techniques employed. In addition to conventional injection methods, alternative approaches such as intraosseous and intraligamentary anesthesia provide more predictable outcomes, especially in challenging cases. Furthermore, computer-controlled systems enhance patient comfort by optimizing injection parameters. Recently, the integration of artificial intelligence–assisted systems into clinical decision-making and practice has also gained increasing attention.
This presentation aims to discuss commonly used anesthetic solutions, conventional and alternative anesthesia techniques, and the impact of digital advancements on modern dental anesthesia practice.
Born in Izmir in 1965.
Completed secondary and high school education at Izmir Amerikan Kız Lisesi in 1983.
Graduated from Ege University School of Dentistry in 1988, receiving the title of "Dentist".
In 1995, she completed her doctoral thesis in the Department of Oral and Maxillofacial Radiology and received the title of "Dr. Med. Dent".
Received the title of Associate Professor in November 2000 and Professor in March 2006.
She served as assistant editor and editor of the Ege University Faculty of Dentistry Journal between 2000 and 2010.
Between 2010-2012 and 2012-2014, she actively served on two different committees, the Scientific Committee and the Education Committee, of the European Academy of Dentomaxillofacial Radiology.
Between 2012-2016, she served as the Deputy Director of the Ege University Institute of Health Sciences.
She has published more than 100 articles in national and international journals.
She has given more than 90 presentations, conferences, and courses at congresses and meetings in Turkey and abroad.
Her research has received more than 1000 citations.
She has contributed to and authored chapters in six books.
She currently serves on the scientific advisory boards of 5 international and 7 national journals and works at the Department of Oral, Dental and Maxillofacial Radiology, Ege University Faculty of Dentistry.
The management of endodontic infections in individuals with systemic diseases and chronic medication use requires a specific approach. Systemic conditions such as diabetes, cardiovascular disease, renal failure, and immunosuppression directly affect infection spread risk and tissue healing. In this presentation, the principles of rational antibiotic use and drug interactions in high-risk patient groups will be discussed in light of current scientific evidence.
After completing my undergraduate studies in Dentistry at Ankara University Faculty of Dentistry in 2010, I worked in various private clinics for one year. Following this, due to my military service, I served as a dentist at Elazığ Military Hospital for one year. In 2012, I was appointed as a research assistant at Hacettepe University Faculty of Dentistry, Department of Oral, Dental and Maxillofacial Radiology, through the DUS exam. After completing my specialization training in 2015, I worked as a specialist dentist at Erzurum Oral and Dental Health Center for six months. In 2016, I started working as a faculty member at Uşak University Faculty of Dentistry, Department of Oral, Dental and Maxillofacial Radiology, a position I left in 2025. Since September 2025, I have been serving my patients at my own radiology clinic in Ankara.
In daily clinical practice, radiological examinations are used for many indications. When evaluating these radiological examinations, opinions are often formed only regarding the area of interest. Valuable findings that may be seen in areas outside the area of interest and that do not attract attention can be overlooked. Additional radiological findings can both change the course of the current case and provide a basis for other treatments. This presentation has been prepared to raise awareness about findings that can easily be overlooked within radiological examinations.
Prof. Dr. Hande Şar Sancaklı graduated from Istanbul University Faculty of Dentistry in 2000. She completed her PhD in Conservative Dentistry in 2007, became Associate Professor in 2012, and full Professor in 2020 at the same university. In 2012, she served as a visiting faculty member at King’s College Dental Institute, Guy’s Hospital, London. She has published extensively in international peer-reviewed journals, contributed book chapters, delivered lectures, and conducted hands-on workshops globally. In 2018, she received the Best Speaker Award at the Women Dentistry Worldwide Congress. She currently serves as a Board Member of the Turkish Restorative Dentistry Association, Aesthetic Dentistry Academy Association, TDB External Relations Commission, Chair of the FDI-ERO CME Working Group, and FDI European Education Director.
Recent advances in minimally invasive restorative dentistry have made esthetic rehabilitation in the anterior region more predictable and conservative. Shape discrepancies, color alterations, and structural defects can now be managed with highly natural outcomes through restorative materials with advanced optical properties and contemporary clinical techniques. Successful anterior esthetic restoration requires accurate morphological analysis, scientific color management, and case-specific technique selection. This presentation will review current direct and indirect restorative materials in terms of optical properties and esthetic performance, while highlighting clinical approaches and minimally invasive techniques for achieving ideal morphology and color harmony.
Research Assistant Hasan Said Şener graduated from Selçuk University Faculty of Dentistry in 2015. After working as a general dentist in public oral and dental health centers between 2015 and 2023, he began his specialty training in Pediatric Dentistry at Dicle University Faculty of Dentistry in 2023, where he currently continues his academic career.
His clinical and academic interests primarily focus on vital pulp therapies, isolation techniques in pediatric patients, digital anesthesia applications, and minimally invasive techniques.
He has presented oral and poster presentations at national and international congresses and continues his scientific work in the field of pediatric dentistry.
The management of deep carious lesions requires accurate assessment of the biological potential of the dental pulp. Contemporary evidence indicates that the pulp is not merely a passive tissue, but rather has the capacity for healing under appropriate conditions. Accordingly, minimally invasive approaches and vital pulp therapies have gained increasing importance.
This presentation will address clinical decision-making across different stages of pulpitis. Vital treatment options, including direct pulp capping and pulpotomy, will be evaluated based on clinical findings and the extent of pulpal inflammation.
In addition, the critical roles of proper anesthesia, isolation, hemostasis, and coronal seal in treatment success will be emphasized. The aim is to ensure appropriate treatment selection and preserve pulp vitality through accurate indication and clinical decision-making in both primary and young permanent teeth.
After graduated from Hacettepe University Faculty of Dentistry in 2004, she worked in the private sector for a while. She started her PhD program at Istanbul University Faculty of Dentistry, Oral and Maxillofacial Radiology in 2010, and completed it in 2016 with her thesis entitled ‘The Evaluation of Cell Nucleus and DNA Damage due to X-Ray in Panoramic Radiography’. At Istanbul University, she started to work as a Specialist in 2013, and was appointed as an Associate Professor in 2022. She received the title of Associate Professor in the same year. Her prototype developed in the project carried out with the support of Ministry of Industry and Technology’s Techno-entrepreneurship Capital Support received a patent and won various awards. She also owns two utility models. She wrote several book chapters, and articles published in national/international journals. Since May 2022, she has been working as the head of department at the Department of Oral and Maxillofacial Radiology at Istanbul University. She is married with two children.
After the completion of odontogenesis, epithelial remnants known as the rests of Serres and Malassez remain within the gingival tissues and jaw bones in their original formative structure. When stimulated by inflammatory or genetic factors, these remnants may transform into odontogenic infections, cysts, and tumors.
In the treatment planning of jaw lesions, the combined interpretation of clinical, radiological, and pathological findings is the most important factor affecting treatment success. Clinical findings and radiological images routinely encountered in practice may present as lesions that are far different from what is usually expected. Many lesions tend to surprise the clinician. Even when typical clinical and radiological findings are present, we must always be prepared for such surprises. The most appropriate approach for all lesions is a multidisciplinary perspective. In this context, the examining clinician should develop different perspectives and, when necessary, establish the appropriate multidisciplinary team for collaboration. The clinician is responsible for treating the patient appropriately, making the correct referrals when required, and maintaining follow-up care.
In this session, as a group working collaboratively across different disciplines, we will attempt to share our experiences through cases in which the histopathological diagnoses were considerably different from the clinically and radiologically presumed diagnoses. By the end of this session, our aim is not to encourage unnecessary suspicion or fear toward every lesion, but rather to develop awareness regarding the range of possible diagnoses.
Prof. Dr. med. dent. Karin Jepsen
University Hospital Bonn Center for Dental and Oral Medicine Dept. of Periodontology, Operative and Preventive Dentistry Welschnonnenstr. 17 53111 Bonn Tel.: +49-228-287-22651 FAX: +49-228-287-22161 email: kjepsen@uni-bonn.de
Short CV
Degree in Dental Medicine from the University of Hamburg, Germany in 1983
Doctoral degree 1983, University of Mainz,
1983-1985 Assistant Professor, Oral and Maxillofacial Surgery, University of Hamburg, Germany
1986-1988 Postgraduate Program in Periodontology/Oral Implantology, Loma Linda University, CA, USA (Scholarship of German Academic Exchange Service- DAAD)
1988 US National Dental Board Exam Part I and II
1989-1991 Postdoc Oral Microbiology/Periodontology/Oral Implantology (Grant from German Research Foundation – DFG)) Loma Linda University, CA, USA
1993-2007 Private Practice (Owner) for Periodontology and Implantology in Hamburg, Germany
2008 Associate Professor / University of Bonn, Germany
2010 up to now Lecturer Master Clinics Dresden International University and Freiburg, Germany.
Over 70 publications in peer-reviewed international journals
2022 DG PARO Meridol® – Award of the German Society of Periodontology for clinical studies
2022 R. Earl Robinson Periodontal Regeneration Award for the article entitled, “The effect of timing of orthodontic therapy on the outcomes of regenerative periodontal surgery in patients with stage IV periodontitis: A multicenter randomized trial.”
As an invited expert, I have participated in several prestigious EFP workshops and published extensively on topics in oral microbiology, periodontal plastic surgery, and periodontal-orthodontic synergies. I have frequently lectured at EFP Master Clinics on these specific topics..
Can we improve quality of life in terms of oral health in stage IV periodontitis patients ?
Can we recommend a best timing for orthodontics after regenerative periodontal surgery with the most appropriate schedule for maintenance intervals?
Timing of orthodontic therapy in the context of periodontal regenerative treatment.
The presence of severe periodontal attachment loss, vertical bone loss and pathological tooth migration (PTM) is a key clinical feature of stage IV periodontitis. An interdisciplinary approach is required to control the periodontal infection, reconstruct the defects and realign the migrated teeth.
Information on the management of stage IV periodontitis patients with intrabony defects and pathological tooth migration requiring orthodontic therapy (OT) is limited, and the optimal interval between regenerative periodontal surgery and OT has been a subject of ongoing debate.
In the past, this important question of timing has always been a "grey zone" for practitioners. Some experts have even suggested waiting with active tooth movement until the endpoint of regenerative wound healing is reached (6 to 12 months) so as not to interfere with early wound healing. Other authors have also shown good results when orthodontic therapy is started immediately or up to 3 months after regenerative surgery. There has been much speculation that early orthodontic tooth movement may even stimulate periodontal wound healing.
According to our recent research, we can present data that patients with stage IV periodontitis, who have good oral hygiene and cooperation by adhering to supportive periodontal therapy every two months, can achieve good results in the early group (four weeks) where teeth with infrabony defects were treated with regenerative therapy followed by orthodontic therapy to treat pathological tooth migration. The results suggest that orthodontic therapy can be initiated as early as four weeks after regenerative treatment of an infrabony defect and that favorable CAL gain and periodontal parameters can be achieved. This finding allows for a reduction in overall treatment time.
This clinically relevant presentation will describe key factors in performing periodontal regeneration on pathologically migrated teeth mostly affected by severe periodontitis followed by orthodontic therapy. The optimal interval between periodontal regenerative surgery and orthodontics has been the subject of ongoing debate. Historically, this important issue has been a "gray area" for practitioners. This presentation will provide official guidelines based on published clinical studies to ensure happy and healthy patients for successful long-term outcomes.
Objectives:
Understand the importance of the best timing for orthodontics after regenerative periodontal surgery with the most appropriate schedule for maintenance intervals.
Describe key planning factors for short- and long-term outcomes
Recognize the importance of oral health quality of life for these patients
I hold the position as Senior Lecturer at the Department of Periodontology at the University of Gothenburg. My focus for my PhD thesis was complications in relation to implant therapy. After defending my thesis in 2021, I have continued my research in this line, contributing to several multi-center clinical trials focusing on peri-implant therapy. As Senior Consultant at the Specialist clinic for Periodontics in Gothenburg, I get the opportunity to treat patients suffering from peri-implantitis, as well as periodontitis, on a daily basis. I am also Director of our Specialist Training program in Periodontology and Main Supervisor for our postgraduates.
The lecture will focus on the clinical management of peri-implantitis patients and demonstrate advances in reconstructive surgical approaches. I will share practical clinical examples from our studies at the Department of Periodontology in Gothenburg, to describe our non-surgical and surgical protocols step by step, including implant surface decontamination. Additionally, I will discuss pre- and post-implant treatment considerations.
Prof. Dr. Koray Gençay graduated from Istanbul University Faculty of Dentistry in 1983. He began his academic career in the same year at the Department of Pedodontics, Istanbul University Faculty of Dentistry, where he earned his PhD in 1988. He was appointed Associate Professor in 1994 and attained the rank of Professor in 2000.
Having held various academic positions at Istanbul University throughout his career, Prof. Gençay currently serves as a senior faculty member in the Department of Pedodontics. His clinical and academic focus lies in dental trauma, dental anomalies, preventive orthodontics, and the management of multidisciplinary cases. With decades of experience, he continues to contribute extensively to dental education and clinical research in pediatric dentistry.
In this presentation, we will evaluate the treatment approaches implemented by myself and my colleagues within our team. We will discuss deviations from normal growth and development during childhood—particularly anomalies affecting the teeth and surrounding tissues—and address how to manage the associated complications and improve prognosis. Clinical recommendations will be presented for hereditary and acquired dental anomalies, traumatic injuries, delayed interventions, eruption disturbances, and occlusal management. In addition, we will discuss treatment strategies and clinical challenges in so-called “disaster” cases, taking into account the practical realities and limitations of our country. Particular emphasis will be placed on the opportunities that contemporary technologies offer to dentistry, and their integration into treatment planning. All topics will be illustrated and discussed through representative clinical cases.
Prof. Dr. Güneri graduated from Ege University Faculty of Dentistry in 1986 and commenced her doctoral studies in the Department of Oral Diagnosis and Radiology in 1987. She earned Dr. Med. Dent. degree in 1995 with doctoral thesis titled "Comparison of Local Tissue Reactions to Topical Agents Used in the Treatment of Recurrent Aphthous Ulcers." Dr. Güneri was appointed Associate Professor in 2000, and Professor in 2005.
Currently, she serves as a faculty member in the Department of Oral and Maxillofacial Radiology at Ege University Faculty of Dentistry. During the 2013–2014 academic year, Prof. Dr. Pelin Güneri has contributed as a visiting professor at Van Yüzüncü Yıl University Faculty of Dentistry.
Prof. Dr. Pelin Güneri has delivered presentations and lectures at national and international scientific assemblies throughout her career. According to Google Scholar data, her extensive body of national and international publications has garnered 4,192 citations, with an h-index of 35 and an i10-index of 70.
Granted with national and international scientific research awards, Prof. Dr. Güneri has also served on the organizing committees of numerous international symposia and conferences, and maintains an active role as a peer reviewer for numerous national and international journals. Her research interests include oral mucosal lesions, oral cancers and early diagnosis methods, digital radiology, and the applications of artificial intelligence in dentistry.
Oral squamous cell carcinoma (OSCC), which accounts for more than 90% of oral cancer cases, is among the major malignancies associated with significant morbidity and mortality worldwide. When diagnosed at early stages, particularly Stage I and II, survival rates exceeding 80% have been reported. Nevertheless, a considerable proportion of cases are still diagnosed at advanced stages. The main reasons for this include the asymptomatic nature of lesions during the early phases, the difficulty in recognizing subtle clinical alterations by both patients and clinicians, and delays in the diagnostic process. Advanced-stage diagnosis not only complicates treatment strategies but also significantly worsens prognosis and negatively affects patients’ quality of life.
Oral Potentially Malignant Disorders (OPMDs) are recognized as precursor lesions carrying an increased risk for the development of oral cancer and include clinical entities such as leukoplakia, erythroplakia, proliferative verrucous leukoplakia (PVL), oral submucous fibrosis (OSF), and oral lichen planus. Conventional clinical examination and surgical biopsy followed by histopathological evaluation remain the gold standard for diagnosis. However, a variety of adjunctive diagnostic methods are increasingly being utilized to enhance diagnostic accuracy, identify areas with a higher risk of malignant transformation, and guide the selection of optimal biopsy sites. Among these methods, vital staining techniques, light-based imaging systems, fluorescence applications, and non-invasive cytological assessment methods are particularly prominent.
This conference aims to comprehensively present current adjunctive diagnostic approaches used in the early detection of OPMDs, as well as recent advances in treatment strategies, supported by up-to-date scientific literature.
Professor Marko Jakovac, DDS, MSc, PhD, is a full professor at the Department of Fixed Prosthodontics, School of Dental Medicine, University of Zagreb. He graduated from the University of Zagreb in 1998, completed his specialization in prosthodontics in 2005, earned his PhD in 2008, and became full professor in 2023. Since 2018, he has served as Vice-Dean for Postgraduate Studies and Continuing Education.
Professor Jakovac is the author of the books Protocol – Standardisation in Fixed Prosthodontics, Protokol, and Preclinical and Laboratory Fixed Prosthodontics, as well as numerous textbook chapters and scientific publications. His professional focus is fixed prosthodontics, aesthetic dentistry, minimally invasive dentistry, and digital workflows in oral rehabilitation.
He lectures extensively at international congresses and continuing education programs worldwide and collaborates as a KOL with companies including Ivoclar, Carl Zeiss, and Dentsply Sirona. He is the founder and vice-president of the Croatian Society of Minimal Intervention in Dental Medicine and founder of the European Academy of Digital Dentistry. In addition to his academic career, he is the owner of Aesthetica Polyclinic and Ae Vision Educational Centre in Zagreb.
Protocol in Full Mouth Rehabilitation presents a standardized approach to complex oral rehabilitation based on the four key phases of the Protocol concept: Planning, Execution, Manufacturing, and Finalisation.
The lecture will demonstrate how predictable aesthetic and functional outcomes can be achieved through precise communication, minimally invasive preparation concepts, analog and digital workflows, provisional restorations, and final ceramic rehabilitations. Through clinical cases, participants will gain insight into modern full mouth rehabilitation protocols focused on precision, efficiency, long-term stability, and aesthetic excellence.
Mehmet Ali Altay was born in Antalya in 1983. Upon finishing his dental education at Hacettepe University in 2008, he started doctoral training at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery of the same university. In 2012, Dr. Altay received his PhD degree, defending his doctoral thesis titled “The supportive role of diode laser in the treatment of bisphosphonate related osteonecrosis of jaws”. Then, he started working as a specialist at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Akdeniz University. In 2014, Dr. Altay went to the United States of America to study and to conduct research, and worked for a year as a research fellow at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery of Case Western Reserve University in Cleveland, Ohio. Upon his return to Turkey in 2015, Dr. Altay was appointed as an assistant professor and started working as a faculty member at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Akdeniz University. He worked as a visiting professor at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Vrije Universiteit Amsterdam in 2018. Dr. Altay qualified as an associate professor in 2019 and is currently a faculty member at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Akdeniz University.
Dr. Altay authored more than forty research articles published by internationally indexed journals and four chapters in internationally published reference books. Dr. Altay serves as a member of the editorial board and reviewer for numerous professional journals, and also holds the positions of board member and secretary general of the Turkish Association of Oral and Maxillofacial Surgery.
Systemic use of certain medications that affect bone metabolism has a significant impact on the osseointegration levels, success, and survival of dental implants. This can complicate dental implant procedures in individuals using certain drug groups and necessitates a number of precautions and approaches that must be carefully determined and implemented by the physician.
In this presentation, the proven and still debated effects of current/past systemic drug use on treatment success in patients undergoing rehabilitation with dental implants will be discussed using current literature and case presentations.
Prof. Dr. Mehmet Atilla Uysal was born in 1968. He graduated from Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine in 1991 and completed his residency in Pulmonary Diseases and Tuberculosis at Yedikule Chest Diseases and Thoracic Surgery Training and Research Hospital in 1996. He obtained a master's degree in Biostatistics and Demography at Istanbul University, Cerrahpaşa Faculty of Medicine, receiving specialist status in this field in 1999. He also holds degrees in Business Administration and Human Resources from Anadolu University, and is currently a PhD candidate in Medical Informatics at Cerrahpaşa University. He became Associate Professor in 2014 and Professor in 2020.
His main interests are COPD, asthma, tobacco dependence and smoking cessation, pulmonary function testing, lung cancer, and applications of medical informatics and machine learning. He has been principal investigator in many national and international clinical trials and has supervised specialty theses. His administrative roles include deputy chief physician, head of information technology, director of the smoking cessation clinic and the pulmonary function laboratory, clinical training supervisor, and Financial Secretary of the Turkish Thoracic Society Executive Board. He is a member of the Turkish Thoracic Society, TÜSAD, ASYOD, ERS and ATS, and has received numerous congress abstract awards.
Nicotine is the main addictive substance in tobacco. Nicotine addiction is a complex disease affecting the brain, and genetic factors play an important role in its development. The interaction between genes and environmental influences also shapes the course of the addiction. As we better understand the brain mechanisms behind addiction, personalized treatments may become possible in the near future.
The main medications used for smoking cessation (nicotine replacement therapy, varenicline, and bupropion) have proven effective. New treatments such as cytisine also show promise. Using several treatments together rather than a single medication, extending treatment duration, and adjusting dosage based on side effects are strategies that increase success rates.
Individual counseling based on cognitive behavioral therapy is also an effective support method for quitting smoking. It helps people become aware of the thoughts and reasons behind their smoking behavior, allowing them to understand their triggers and develop skills to cope with them. The goal is to help the person change their behavior permanently.
Prof. Dr. Mehmet Baybora Kayahan is working at Istanbul University-Cerrahpaşa, Faculty of Dentistry. He is the Director of the Department of Endodontics.
Dr. Kayahan has published many articles in national and international journals. He received four awards at international congresses. He gives courses and conferences on root canal shaping, procedural problems, and biomaterials in endodontics. Dr. Kayahan is a certified member of the European Society of Endodontology. He is the Chair of the Education Committee of the International Federation of Endodontic Associations (IFEA). He was the president of the Turkish Endodontic Society between 2016 and 2023. He is currently the country representative of the Turkish Endodontic Society. Dr. Kayahan was the president of the Asian Pacific Endodontic Confederation between 2019 and 2021. He is currently the Chair of the Education Committee in the same Confederation.
The aim of root canal treatment is to prevent or cure apical periodontitis. Root canal treatment is canal treatment is a predictable procedure with a high survival rate. Today, root canal treatment is an easier procedure with the help of magnification, 3D imaging, Ni-Ti files, irrigation systems, biomaterials, and ultrasonic instruments. Even hopeless teeth can be saved. There is no doubt that both root canal treatment and retreatment of teeth are feasible and economical ways to preserve function. This lecture will be focused on the update of materials and techniques in root canal treatment. Factors that affect the outcome of root canal will be discussed based on literature and presented cases.
Assoc. Prof. Dr. Emre Yurttutan received his DDS degree from Ankara University Faculty of Dentistry in 2008 and completed his PhD and specialty training in Oral and Maxillofacial Surgery at the same institution in 2014. He was awarded the title of Associate Professor in 2021 and is currently serving at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara University.
His clinical and research interests include oral implantology, maxillofacial reconstruction, orthognathic surgery, oral pathologies, and both conservative and surgical management of temporomandibular joint disorders.
Bleeding is a common occurrence in dental practice and is often considered to be within physiological limits. However, in certain clinical situations, acute and difficult-to-control bleeding may be encountered, requiring prompt and appropriate intervention. The severity and course of bleeding are influenced not only by local factors but also by systemic conditions and medications used by the patient.
While bleeding management in patients receiving anticoagulant and antiplatelet therapy requires careful consideration, the ability to manage acute bleeding effectively is essential for clinical safety. Current approaches indicate that, in most dental procedures, safe treatment can be achieved through appropriate local hemostatic measures rather than discontinuation of antithrombotic therapy.
This presentation will provide an overview of current approaches to bleeding in dentistry, outline the fundamental principles of acute bleeding management, and share practical considerations that facilitate clinical decision-making in patients using anticoagulant and antiplatelet agents.
Prof. Dr. Meltem Bakkal completed her undergraduate (2007) and doctoral (2013) education at Marmara University Faculty of Dentistry, after which she joined Bezmialem Vakıf University. Her research in the field of pedodontics focuses on molar incisor hypomineralization (MIH), minimal invasive treatments, and remineralization. Throughout her academic career, she has published numerous national and international articles and conference papers. Additionally, she teaches undergraduate and postgraduate courses in pedodontics and supervises theses of specialty students.
Minimal invasive dentistry has emerged as a modern approach aimed at preserving dental tissue as much as possible. The main advantages of this approach include the conservation of the patient’s natural tooth structure, reduced pain and discomfort during treatment, shorter and more comfortable procedures, increased longevity of restorations, and improved cost-effectiveness. Moreover, early diagnosis and preventive interventions help halt caries progression, avoiding unnecessary treatments and restorations. Minimal invasive methods provide a sustainable and safe treatment model for both patients and clinicians.
In pediatric dentistry, minimal invasive approaches are particularly critical for preserving dental tissue and enhancing treatment comfort. These methods reduce unnecessary preparations and trauma in children, minimizing pain and anxiety during procedures. Early detection and preventive measures prevent caries progression, thereby reducing the need for restorations. Minimal invasive treatments support long-term oral health in pediatric patients, improve patient compliance, and make the treatment process shorter and safer. This presentation aims to provide directly applicable clinical insights while highlighting the importance of preventive programs in dentistry.
I was born on February 1, 1976, in Greece. I completed my primary, secondary, and high school education in Kocaeli.
Between 2002 and 2006, I received my bachelor's degree in nursing from Marmara University School of Nursing.
Following the completion of my equivalence procedures in Greece, I started working as an Emergency Room Nurse at Kocaeli Private Konak Hospital in September 2008. One year later, I was appointed as the Emergency Room Charge Nurse, and I also took part in ISO 9001:2000 quality management studies.
In January 2011, I began working as a Supervisor Nurse at Bayındır Healthcare Group's Private Bayındır İçerenköy Hospital, and 9 months later, I was appointed as the Nursing Services Manager. I managed an operation of approximately 250 people at this 118-bed, Group A, fully equipped institution providing outpatient and inpatient healthcare services, and took an active role in national quality and audit management.
In September 2013, I assumed the role of Nursing Services and Clinical Standards Manager at Bayındır Healthcare Group Dental Clinics. I currently continue to manage oral and dental health technicians and radiology technicians, as well as overseeing quality processes across a total of 7 dental clinics: 1 in Ankara, 1 in Izmir, and 5 in Istanbul.
SECTION 1: The Past, Present, and Future of the Profession
1.1 Who is an Oral and Dental Health (ODH) Technician? (Definition, responsibility, healthcare role)
1.2 Global Development and Systems in USA & Europe
1.3 ODH Technicianship in Turkey and Future Trends (Digital dentistry)
SECTION 2: Critical Role in the Oral and Dental Health Service Chain
2.1 Patient Experience Map & Technician Impact (Reception, preparation, treatment support, infection control)
2.2 Contribution to Clinical Efficiency and Patient Satisfaction
SECTION 3: Teamwork and Multidisciplinary Approach
3.1 Modern Dental Clinic as a Team Game & Requirements of Being a Team Member
3.2 Communication Errors and Consequences
SECTION 4: Patient Safety and Clinical Risk Management
4.1 Quality in healthcare, medical error prevention, checklists and double-check systems
SECTION 5: Quality Culture and Professional Behavior
5.1 Documentation, process management, and workplace discipline
SECTION 6: High-Performing ODH Technician Profile
6.1 Taking initiative, problem solving, continuous learning, and manager's perspective
SECTION 7: Difficult Situations, Crises, and Professional Intervention
7.1 Managing clinical, operational, and HR crises; communication with angry patients and learning from near-miss events
I was born in İzmir in 1965. I graduated from the Faculty of Dentistry at Ege University in 1987. I completed my doctoral thesis titled "Investigation of Calcium Hydroxide and Sodium Hypochlorite as Irrigation Materials" in 1994. I became an Associate Professor in Endodontics in 1998. Since 2004, I have been working as a professor in the Department of Restorative Dentistry at the Faculty of Dentistry, Ege University. I served as a board member of the İzmir Chamber of Dentists for five terms. I was a faculty council member for two terms and a board member for one term at Ege University’s Faculty of Dentistry. From 2020 to 2024, I served as the Vice Dean of the Faculty of Dentistry at Ege University. Additionally, I am serving as the editor of the “International Archives of Dental Sciences,” the scientific publication of the Faculty of Dentistry at Ege University. Since 2000, I have been involved in Scientific Committees established under the İzmir Chamber of Dentists. During this time, I have served as the chair of the scientific committee for 32 international congresses organized by the İzmir Chamber of Dentists. I am a member of professional organizations such as the International Association of Dental Research (IADR), the Turkish Endodontics Association, the Balkan Stomatology Association, and the Restorative Dentistry Association. I have over 100 publications, including more than 82 international articles indexed by SCI, and I have presented numerous papers and posters at both international and national congresses. I have conducted many conferences and courses in Restorative Dentistry and Endodontics, and I continue to give courses and conferences on various topics related to restorative dental treatment.
White and healthy teeth constitute one of the most important components of orofacial aesthetics. Nowadays, teeth whitening procedures have become a primary choice not only for individuals who experience aesthetic losses due to pathological discolorations but also for many people who are dissatisfied with their tooth color and wish to achieve whiter teeth. This presentation will comprehensively address the etiology of tooth discolorations and treatment methods, examining current treatment approaches, the materials used, and the factors that enhance treatment success in detail.
I was born in Istanbul in 1962 and graduated from the Faculty of Dentistry at Istanbul University in 1985. In 1987, I joined the Department of Pathology as a volunteer assistant. I completed my doctoral program in 1995. In 2008, I was promoted to associate professor, and upon the recognition of Oral Pathology as a specialty, I became a specialist in Oral Pathology in 2019. I was promoted to professor in 2021. From 1988 to 2022, I served in the Department of Tumor Pathology at the Istanbul University Institute of Oncology. In 2022, with the establishment of the Department of Oral Pathology, our team transferred to the Faculty of Dentistry.
I have authored 152 international articles, 47 national articles, and 5 book chapters. I have received 2,247 citations internationally. I am currently serving in the Department of Oral Pathology at Istanbul University’s Faculty of Dentistry.
I have been married to Dentist Esra Türker Olgaç for 41 years; we have one son, one daughter, and two grandchildren.
After the completion of odontogenesis, epithelial remnants known as the rests of Serres and Malassez remain within the gingival tissues and jaw bones in their original formative structure. When stimulated by inflammatory or genetic factors, these remnants may transform into odontogenic infections, cysts, and tumors.
In the treatment planning of jaw lesions, the combined interpretation of clinical, radiological, and pathological findings is the most important factor affecting treatment success. Clinical findings and radiological images routinely encountered in practice may present as lesions that are far different from what is usually expected. Many lesions tend to surprise the clinician. Even when typical clinical and radiological findings are present, we must always be prepared for such surprises. The most appropriate approach for all lesions is a multidisciplinary perspective. In this context, the examining clinician should develop different perspectives and, when necessary, establish the appropriate multidisciplinary team for collaboration. The clinician is responsible for treating the patient appropriately, making the correct referrals when required, and maintaining follow-up care.
In this session, as a group working collaboratively across different disciplines, we will attempt to share our experiences through cases in which the histopathological diagnoses were considerably different from the clinically and radiologically presumed diagnoses. By the end of this session, our aim is not to encourage unnecessary suspicion or fear toward every lesion, but rather to develop awareness regarding the range of possible diagnoses.
Orthodontic treatment of adult patients has secured an important place in contemporary dentistry with the increasing demand for aesthetics and the growing adoption of multidisciplinary approaches. If the correction of crowding, creation of appropriate spaces, achievement of root parallelism, and optimization of occlusal relationships are required prior to restorative and surgical procedures, applying pre-treatment orthodontic interventions becomes inevitable.
Proper prerestorative preparations with the use of appropriate orthodontic methods enables the achievement of ideal aesthetic and functional outcomes, helps prevent unnecessary invasive procedures, and contributes to more successful and long-lasting restorations while supporting periodontal health and enhancing post-treatment stability. With this respect, orthodontic treatments represent one of the cornerstones of a minimally invasive and comprehensive approach in the treatment of adult patients in modern dentistry.
In this presentation, the timing and necessity of orthodontic approaches within the limits of an interdisciplinary treatment of adult patients will be discussed in light of current literature and clinical examples.
This presentation will discuss the timing and necessity of orthodontic approaches and the methods used in adult patients planning interdisciplinary treatment, along with current literature and clinical examples.
Prof. Neslihan SIMSEK was born in Malatya in 1982. Between 2000-2005, she received his undergraduate education at Cumhuriyet University Faculty of Dentistry, and between 2005-2009 she received her doctorate education at Cumhuriyet University Faculty of Dentistry, Department of Endodontics. In 2009, she was appointed to Inonu University Faculty of Dentistry as a founding faculty member and assistant professor. She received the title of Associate Professor at the same university in 2015 and Professor in 2020. Dr. SIMSEK has served as a member of the Malatya Clinical Research Ethics Committee and many committees, as well as the Head of the Department of Endodontics. She served as the Dean of the Faculty of Dentistry at Inönü University between 2022-2025. Prof. Neslihan SIMSEK's works published in more than 50 international and national journals; she has more than 100 international and national papers and book chapters. She took part as a coordinator and researcher in many projects, including TÜBİTAK and Scientific Research Projects. She has completed 10 doctorate and specialization thesis consultancy, and she still conducts numerous specialization thesis consultancy. She is a member of Turkish Endodontic Society and European Endodontic Society. Her fields of interest are multidisciplinary studies carried out with endodontics, micro-CT techniques, pain management, systemic drug applications and mechanical preparation methods. She participated in various television programs on professional subjects. Dr. SIMSEK is married and has 2 children.
Successful root canal treatment depends not only on technical knowledge but also on a comprehensive approach based on accurate diagnosis, proper treatment planning, and clinical discipline. This presentation, primarily intended for young clinicians, will discuss the key determinants of endodontic success through practical clinical experience. Critical stages of treatment, including case selection, radiographic assessment, the importance of isolation, and accurate working length determination, will be systematically evaluated. In addition, emphasis will be placed on proper interpretation of root canal anatomy, effective irrigation protocols, common mistakes during mechanical preparation, and the influence of obturation quality on long-term prognosis. Frequently encountered clinical complications, time management challenges, and the role of patient communication in treatment success will be discussed through real clinical cases. Furthermore, common technical and decision-making errors made by early-career clinicians will be analyzed, and practical recommendations for achieving more predictable and sustainable endodontic outcomes will be presented. The primary aim is not only to provide theoretical knowledge but also to introduce a practical endodontic perspective that supports the development of clinical confidence.
Marmara University Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery
He graduated from Marmara University Faculty of Dentistry in 2002. He received his doctorate in Oral and Maxillofacial Surgery in 2009. Prof. Dr. Onur Gönül has over 40 articles published in journals indexed in international and national databases, 11 book chapters published in international books, and over 120 presentations in written and oral form at various international and national congresses, symposiums, and meetings. His professional areas of interest include dental implantology, hard and soft tissue reconstructions in the oral region, and orthognathic surgery. Dr. Gönül currently continues his work at Marmara University Faculty of Dentistry.
In dental implant applications, having sufficient bone volume in the relevant area directly affects the prognosis of the treatment. However, in many cases, clinicians encounter hereditary or acquired alveolar crest deficiencies. For long-term success, there are many treatment options available today to correct these deficiencies and prepare the bone tissue before or simultaneously with implantation. This presentation will examine the most frequently used hard tissue augmentation methods, from indications and technical information to complications, with case examples.
The tobacco industry has maintained a close interest in cannabis (marijuana) production since the early 1970s. Companies have viewed inhalable or ingestible cannabis products as both a threat to conventional cigarettes and an opportunity for developing new product lines. During this period, George Weissman, then CEO of a major tobacco company, encapsulated the strategic approach that tobacco firms should adopt in the 1970s with the following statement: “Although I am opposed to its use, I recognize that [marijuana] may be legalized in the near future… Therefore, under these favorable circumstances, we should seize the opportunity to examine the following matters: a potential competitive factor, a possible new product, and cooperation with the government at this stage.”
By the 2000s, tobacco companies had begun to engage more directly with cannabis producers, investing in them and, in some cases, acquiring them outright. The primary motivations underlying these investments and acquisitions include the global decline in the volume of traditional tobacco products—particularly cigarettes—the operational synergies arising from the similar infrastructure of tobacco and cannabis enterprises, the frequent co-use of tobacco and cannabis, and the desire of tobacco companies to reposition themselves as “responsible” and “public health-conscious” corporations.
As of today, tobacco companies are actively pursuing executive appointments, capital investments, and product diversification strategies targeting cannabis-producing firms. The core objectives of this integration model are to offset the financial losses resulting from declining global cigarette consumption, to achieve higher profit margins through research and development initiatives and economies of scale, and to convert technological patents developed for cannabis consumption into significant economic gains.
Traditional tobacco products such as cigarettes and cigars currently account for only 60% of the market share of the world’s largest tobacco company and 79% of the company that became the second-largest player in the Turkish market after acquiring TEKEL. In other words, the tobacco industry is increasingly shifting its focus from conventional cigarettes and cigars toward novel products, including e-cigarettes, heated tobacco products, oral nicotine, and nicotine pouches. There is little doubt that cannabis (marijuana) consumption will soon be added to this product portfolio. Contract farming for reliable raw material supply, the rapid adaptability of existing cigarette manufacturing machinery to cannabis production, and biosynthetic methods enabling the production of non-plant-derived cannabis are expected to bolster the diminishing profit margins of tobacco companies. Indeed, regulatory restrictions on cannabis production and use are being progressively liberalized worldwide, often under the justification of “medical cannabis,” thereby preparing the ground for tobacco companies’ future product expansions
Yet preventing addiction is both easier and more humane than attempting to control or treat it. Although cannabis (marijuana) use in Turkey has increased in recent years, it has not yet reached the widespread prevalence of cigarette or other tobacco products. Nevertheless, the emerging alliance between tobacco and cannabis companies poses a significant risk of transforming Turkey—much like North America—into a country where cannabis use becomes commonplace in the near future.
Physicians and public health advocates must recognize this new face of addiction and take a clear stance in defense of the right to health.
He received his dental education at the Faculty of Dentistry of Istanbul University and obtained his D.D.S. degree in 1960. He earned his Dr. med. dent. degree in Conservative Dentistry and Treatment of Dental Diseases in 1964. Between 1967 and 1968, he completed his specialization training in Periodontology at the University of London – Royal Dental Hospital. In 1969, he became an Associate Professor in Periodontology, and in 1974, he was awarded the title of Professor in Oral Implantology from the Faculty of Dentistry of Istanbul University.
Achievements:
Current:
Dr. Sandallı recently established the dental clinic “Istanbul Dental Center,” where he practices together with six dentists from different specialties. He provides courses and lectures on Oral Implantology and Periodontology to dentists both nationally and internationally. Since 2005, he has been accepted as a visiting lecturer at the New York University College of Dentistry. He is married to attorney Tülin Sandallı and has two children, Ece and Ege, and three grandchildren named Teoman, Efe, and Eren.
In the 1960s, dentistry was primarily characterized by mechanical instrumentation, limited imaging capabilities, and a restricted range of biomaterials. Diagnostic and treatment procedures largely relied on clinical experience, with minimal technological support. Today, dentistry has undergone a profound transformation through the integration of digital technologies. CAD/CAM systems, cone beam computed tomography (CBCT), and intraoral scanners allow for highly precise diagnosis and treatment planning. Artificial intelligence–assisted systems contribute significantly to early disease detection and clinical decision-making processes. With the understanding of osseointegration, implantology has become more predictable and reliable. Laser technologies, piezoelectric surgery, and minimally invasive approaches have improved patient comfort while reducing recovery times. Furthermore, advances in biomaterials, including nanotechnology and regenerative medicine applications such as PRF and stem cell-based therapies, have enhanced tissue healing and increased treatment success rates. Digital workflows also enable faster, more accurate, and aesthetically superior prosthetic production. As a result of these advancements, dentistry has evolved from a primarily restorative discipline into a multidisciplinary, technology-driven healthcare science.
Prof. Dr. Güneri graduated from Ege University Faculty of Dentistry in 1986 and commenced her doctoral studies in the Department of Oral Diagnosis and Radiology in 1987. She earned Dr. Med. Dent. degree in 1995 with doctoral thesis titled "Comparison of Local Tissue Reactions to Topical Agents Used in the Treatment of Recurrent Aphthous Ulcers." Dr. Güneri was appointed Associate Professor in 2000, and Professor in 2005.
Currently, she serves as a faculty member in the Department of Oral and Maxillofacial Radiology at Ege University Faculty of Dentistry. During the 2013–2014 academic year, Prof. Dr. Pelin Güneri has contributed as a visiting professor at Van Yüzüncü Yıl University Faculty of Dentistry.
Prof. Dr. Pelin Güneri has delivered presentations and lectures at national and international scientific assemblies throughout her career. According to Google Scholar data, her extensive body of national and international publications has garnered 4,192 citations, with an h-index of 35 and an i10-index of 70.
Granted with national and international scientific research awards, Prof. Dr. Güneri has also served on the organizing committees of numerous international symposia and conferences, and maintains an active role as a peer reviewer for numerous national and international journals. Her research interests include oral mucosal lesions, oral cancers and early diagnosis methods, digital radiology, and the applications of artificial intelligence in dentistry.
Oral squamous cell carcinoma (OSCC), which accounts for more than 90% of oral cancer cases, is among the major malignancies associated with significant morbidity and mortality worldwide. When diagnosed at early stages, particularly Stage I and II, survival rates exceeding 80% have been reported. Nevertheless, a considerable proportion of cases are still diagnosed at advanced stages. The main reasons for this include the asymptomatic nature of lesions during the early phases, the difficulty in recognizing subtle clinical alterations by both patients and clinicians, and delays in the diagnostic process. Advanced-stage diagnosis not only complicates treatment strategies but also significantly worsens prognosis and negatively affects patients’ quality of life.
Oral Potentially Malignant Disorders (OPMDs) are recognized as precursor lesions carrying an increased risk for the development of oral cancer and include clinical entities such as leukoplakia, erythroplakia, proliferative verrucous leukoplakia (PVL), oral submucous fibrosis (OSF), and oral lichen planus. Conventional clinical examination and surgical biopsy followed by histopathological evaluation remain the gold standard for diagnosis. However, a variety of adjunctive diagnostic methods are increasingly being utilized to enhance diagnostic accuracy, identify areas with a higher risk of malignant transformation, and guide the selection of optimal biopsy sites. Among these methods, vital staining techniques, light-based imaging systems, fluorescence applications, and non-invasive cytological assessment methods are particularly prominent.
This conference aims to comprehensively present current adjunctive diagnostic approaches used in the early detection of OPMDs, as well as recent advances in treatment strategies, supported by up-to-date scientific literature.
Dr Atalı graduated from Marmara University in 2005 and received her PhD degree from Marmara University in 2011. Her PhD thesis titled "Investigation of the Effect of Whitening Agents and Whitening Toothpastes on the Surface Properties of Composite Resins". She worked in the Department of Restorative Dentistry at Marmara University Faculty of Dentistry between 2011 and 2015 as a Research Assistant (Dr). and between 2015 and 2017 as an Assistant Professor. She received the title of Associate Professor in 2017 and Professor in 2024. Dr Atalı continues her clinical and laboratory studies multidisiplinary on dental materials, genetics and caries risk factors, preventive and minimal invasive dentistry and bleaching. She is a member of the International Association for Dental Research (IADR), Turkish Society of Restorative Dentistry (RDD), The International Academy for Adhesive Dentistry (IAAD), Dentistry Education Programs Accreditation Association (DEPAD), Joint Application and Research Center of Excellence in Health Biotechnology (SABIOTEK).
Diagnosis and treatment planning regarding vital tooth bleaching, resin infiltration, microabrasion, which are among the minimally invasive treatment options, combined applications of these treatments, use of remineralization agents, and the contents and application of over-the-counter products preferred for bleaching and investigation of the tooth structures are included in the presentation. In addition to clinical and radiological examinations, the fluorescence measurement methods used in diagnosis and treatment follow-up will also be evaluated. Treatment protocols used to select the appropriate whitening technique and follow up on the minimally invasive application or combinations applied, along with clinical cases based on current scientific data, will be presented together with both clinical and laboratory studies.
Prof. Dr. Safa Tuncer is a faculty member in the Department of Restorative Dentistry at the Faculty of Dentistry, Istanbul University. He completed his undergraduate dental education in 2004 and his doctoral studies in 2010 at Istanbul University. Dr. Tuncer was appointed Associate Professor in 2015 and Professor in 2022 at the same department. His main areas of focus in restorative dentistry include the physical and chemical properties of restorative materials, adhesive dentistry, and minimally invasive approaches.
In direct posterior restorations, successful approximal surface formation is not limited to obtaining a tight contact; it also requires proper contour, an appropriate emergence profile, and periodontal compatibility. However, clinical practice frequently involves problems such as open or excessively tight contacts, improper contour, gingival overhangs, matrix deformation, and insufficient separation. This presentation will evaluate matrix and wedge systems, separation rings, and current adjunctive methods used to create optimal contact and contour. In addition, factors influencing system selection in different clinical situations and practical, applicable, evidence-based recommendations for improving restorative success will be discussed.
Prof. Dr. Selim Erkut graduated from Hacettepe University Faculty of Dentistry in 1992 and completed his PhD in Prosthodontics at Ankara University in 1999. He worked as an Assistant Professor, Associate Professor, and became Professor at Başkent University Faculty of Dentistry in 2012. He currently serves as the Head of the Department of Prosthodontics at Başkent University Faculty of Dentistry.
This presentation will evaluate evolving and advancing treatment approaches in dental implantology, examining the results and recommendations derived from clinical studies and patient follow-ups.
Additionally, optimal approaches will be discussed, supported by long-term patient follow-up data.
Dr. Belli graduated from Marmara University, Istanbul, Türkiye with DDS, and received her PhD degree in Department of Operative Dentistry from Selçuk University, Konya, Türkiye. She founded Department of Endodontics in her faculty and worked as a chair for more than 10 years.
She has published and lectured extensively on dental composites, adhesives, glass or polyethylene fiber-reinforcement restorations, conservative restoration of extensive cavities, restoration of endodontically treated teeth, post and core restorations, finite elemental stress analysis, bonding to the endodontic surfaces, biomimetic dentistry, stress reduced restorations of root-filled teeth (by using fibers), biocompatibility of dental materials and sustainable dentistry, sustainable dental approaches and rules.
Dr. Belli worked as a board member at Continental European Division of IADR (CED-IADR) (2017-2021) and organized workshops to the young researchers about ‘Tips and tricks for (Oral/Poster) presentations’ and chaired and organized CED-IADR Awards during her duty. She also worked as board member at Turkish Endodontic Society and as ERASMUS Coordinator of Dental Faculty for more than 10 years. Now she is a full time professor in Faculty of Dentistry, Selçuk University.
Long-term success in endodontically treated teeth depends not only on the quality of root canal treatment but also on the preservation of remaining sound tooth structure and an appropriate final restoration which reinforce the tooth biomechancally. While traditional restoration approaches have considered post use a routine necessity for many years, current literature shows that the main determinant in endodontically treated teeth is not the presence of a post, but the amount of preserved sound dentin and the final restoration. In this part of the symposium, considering structure loss, cavity width, and occlusal loads the fracture resistance of endodontically treated teeth will be evaluated biomechanically. Furthermore, how fibers modify stress distribution, their potential in reducing catastrophic fractures, and their importance for biomimetic restorative approaches will be explained with related scientific records and clinical cases. The aim of this presentation is to contribute to clinicians making more predictable, protective, and rational restorative decisions in endodontically treated teeth by revealing the balance between theoretical biomechanical knowledge and daily clinical reality.
Prof.Dr. Senem Selvi Kuvvetli graduated from the Faculty of Dentistry, İstanbul University, in 1995, and obtained her PhD in the Department of Pedodontics, Faculty of Dentistry, İstanbul University, in 2002. She has been working in Yeditepe University, Faculty of Dentistry as a full-time academic staff member since then, and as the Chair of the Department of Pediatric Dentistry since 2016. She received the title of Associate Professor in 2012 and Professor in 2019. She serves as President of the Turkish Society of Paediatric Dentistry, where she previously served as Secretary General on the Board of Directors from 2014-2024 and as President-Elect from 2024-2026. In 2025, she was assigned as a member of the Education Committee of the International Association of Paediatric Dentistry. She has over 40 articles published in national and international peer-reviewed journals, more than 100 oral and poster presentations at national and international scientific congresses, one book chapter translation, and three book chapters authored. Prof. Dr. Senem Selvi Kuvvetli, who has been the editor-in-chief of Yeditepe University Faculty of Dentistry Journal 7Tepe Klinik since 2023, delivers lectures at national and international scientific events and congresses on topics such as Cariology and Preventive Dentistry, Pulp Treatments in Primary and Permanent Teeth, Restorative Applications, and Dental Trauma.
Pulp therapy in immature permanent teeth requires a biological approach aimed at preserving pulp vitality and supporting continued root development during this critical stage. Currently, minimally invasive and vitality-oriented treatment strategies have gained increasing importance.
Vital pulp therapies (VPT), including selective caries removal, indirect and direct pulp capping, and partial or full pulpotomy, are widely used. Recent evidence indicates that, with accurate diagnosis based on a detailed medical and dental history, as well as clinical and radiographic findings, pulpotomy can achieve high success rates even in young permanent teeth diagnosed with irreversible pulpitis, provided that adequate hemostasis is achieved under appropriate clinical conditions. This perspective highlights the significant healing potential of the dental pulp and supports a more conservative clinical approach.
In necrotic immature permanent teeth with signs and symptoms of infection, conventional calcium hydroxide apexification has largely been replaced by contemporary approaches such as the apical plug technique and regenerative endodontic procedures using calcium silicate–based bioceramic materials. These strategies promote apical barrier formation and/or continued root development, increasing dentinal wall thickness and improving long-term prognosis.
In this lecture, contemporary vital and non-vital pulp therapy approaches for immature permanent teeth will be presented in accordance with current clinical guidelines and consensus recommendations, illustrated through representative clinical cases.
Dr. Sinem Büşra Kıraç Can was born in Eskişehir in 1993. She graduated from Istanbul University Faculty of Dentistry in 2016. She began her specialty training in Oral and Maxillofacial Surgery at Marmara University in 2017 and completed her residency in 2023.
Following her residency, she worked as a specialist in the same department between 2023 and 2024. Since March 2025, she has been working as an Assistant Professor in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Marmara University, where she continues her academic and clinical practice.
Dr. Kıraç Can has presented her work at numerous national and international congresses. She has authored 8 articles published in peer-reviewed journals and has been involved in 1 scientific research project.
Her main areas of interest are implant dentistry, orthognathic surgery, maxillofacial trauma surgery, and temporomandibular joint surgery.
Tooth extraction is one of the most commonly performed procedures in oral and maxillofacial surgery; however, each case presents a different level of difficulty and risk. Even clinically straightforward extractions may become challenging due to anatomical variations, tooth position, root morphology, and patient-related factors. In this presentation, tooth extractions will be discussed along a spectrum from simple to complex, and the complications that may arise at each stage will be systematically reviewed. Particular focus will be placed on complications such as alveolar osteitis, infection, bleeding, nerve injury, and damage to adjacent structures, along with their underlying causes and risk factors. The aim is to identify how risks change as surgical difficulty increases, to better anticipate complications, and to manage the clinical process in a more controlled manner.
Dept. of Periodontology, Operative and Preventive Dentistry
University Medical Center Bonn, Germany
1982-1985 Assistant Professor, Dept. of Prosthodontics, University of Hamburg, Germany
1986-1988 Postgraduate-Program Periodontology (Scholarship, German Academic Exchange Service - DAAD), Loma Linda University (LLU), California, USA
1989 Private Practice in Hamburg
1990-1991 Post Doc (Scholarship, German Research Foundation - DFG) Laboratory for Mineral Metabolism and Master of Science-Program (Periodontology/Implant Dentistry), LLU
1992 Master of Science-Degree (LLU)
1991-2001 Associate Professor, Dept. for Conservative Dentistry and Periodontology, University of Kiel
1999 Diplomate of the American Board of Periodontology
2002 Full Professor and Chair, Dept. of Periodontology, Operative and Preventive Dentistry,
University Medical Center Bonn, Germany
2005 Elected member of Leopoldina (German National Academy of Sciences)
2008 invited as Chair, Dept. of Periodontology, University of Bern, CH
2009-2021 Associate Editor Journal of Clinical Periodontology
2012 – 2017 Board member, 2015 – 2016 President European Federation of Periodontology (EFP)
2017 Co-Chair AAP/EFP World Workshop on a New Classification for Periodontal and Peri-implant Diseases and Conditions
2018 Scientific Chair of EuroPerio9 in Amsterdam, NL
2018 Special Citation Award, American Academy of Periodontology (AAP)
2019 International Association for Dental Research (IADR/PRG) Award in Regenerative Periodontal Medicine
2019, 2021, 2022 Working group co-Chair European Workshops: S3-Level CPG for the Treatment of Periodontitis Stage I-III, Stage IV, and Prevention and Treatment of Peri-implant Diseases (EFP)
2022 R. Earl Robinson Periodontal Regeneration Award (AAP)
2023 EFP Distinguished Scientist Award, AAP Clinical Research Award
2024 Scientific Chair, Jubilee-Congress “100 Years of German Periodontology” (DG PARO) in Bonn
2025 Honorary Member of DG PARO
Søren Jepsen, University of Bonn, Germany
Periodontal furcation involvement class II and III significantly increases the risk for tooth loss. Various regenerative procedures to reduce the furcation defect are available. Alternatively, root resective procedures can be performed. Newly developed techniques for vital root resection do not require root canal treatment. This presentation will review indications and contraindications for the various procedures, present the available surgical techniques and provide guidance in the decision-making process.
Sıla Nur Usta earned her DDS degree from Gazi University in 2017 and completed her specialization in Endodontics at Hacettepe University in 2021. She served as an Assistant Professor between 2022 and 2025 and is currently an Associate Professor in the Department of Endodontics at Gülhane Faculty of Dentistry, University of Health Sciences, Turkey. She is concurrently pursuing her PhD in the Department of Microbiology at the University of Granada, Spain. Her research interests include endodontic microbiology, inflammatory mechanisms in pulpal and periapical tissues, minimally invasive and regenerative endodontic approaches, and the integration of advanced technologies in endodontic education. Professor Usta has authored several scientific publications in national and international peer-reviewed journals and currently serves as an Assistant Editor of the Turkish Endodontic Journal.
Modern endodontics is undergoing a profound paradigm shift in the management of deep and extremely deep carious lesions, moving away from traditional interventions toward tissue-preserving, minimally invasive strategies. While vital pulp treatments (VPT) have been a part of clinical practice for over a century, their application has significantly increased in the last two decades, propelled by the rise of regenerative endodontics and the development of bioactive hydraulic cements. Emerging evidence-based findings indicate that VPT is applicable not only to carious mature teeth but also to those exhibiting signs and symptoms of irreversible pulpitis. Limitations in accurately and objectively diagnosing the true inflammatory status of the pulp lead clinicians to rely on subjective diagnostic tools in treatment planning and decision-making, resulting in significant variability in the treatments offered to patients and unpredictable outcomes. This presentation aims to evaluate the current status of VPT through an evidence-based perspective by examining the complex interplay between infection, inflammation, and repair. Within a broad framework ranging from material selection to clinical decision-making algorithms, future-oriented solution strategies will be presented to help establish VPT as a more applicable and predictable treatment option in dental practice.
Prof. Taha Özyürek graduated from Atatürk University, Faculty of Dentistry, in 2010 with a DDS degree and earned his Ph.D. in Endodontics from Ondokuz Mayıs University in 2015. He worked as a full-time research assistant in the same department until 2018, after which he served as the Head of the Endodontics Department at İstanbul Medeniyet University, Faculty of Dentistry. Since 2021, Dr. Özyürek has been a professor and the Head of the Department of Endodontics at Bahçeşehir University School of Dental Medicine. In addition to these roles, he is the Director of the Continuing Education Program and the Research Laboratory at Bahçeşehir University School of Dental Medicine.
Endodontic retreatment remains one of the most difficult clinical decisions for general dental practitioners. The question is rarely "can this tooth be retreated?" — it is "should it be, and what is the best way to proceed?"
This lecture uses a case-based approach to guide clinicians through the critical thinking process involved in retreatment decisions. Using real clinical cases, attendees will examine four common retreatment scenarios: inadequate obturation and missed canals, persistent periapical lesions, separated instruments, and extruded gutta-percha or perforation management.
For each scenario, the clinical reasoning framework focuses on three key questions: When should retreatment be chosen over monitoring or surgical intervention? Why did the initial treatment fail, and does this failure pattern influence prognosis? How should retreatment be planned and performed to achieve a predictable outcome?
By the end of this presentation, participants will have a structured decision-making algorithm they can use in everyday practice — helping them confidently decide when to retreat, when to refer, and when to reconsider.
Prof. Dr. Uzay Koç Vural began her undergraduate education in 1999 and graduated in 2005. She started her PhD training in the Department of Restorative Dentistry at Hacettepe University Faculty of Dentistry and completed her doctoral degree in 2014. She continued her academic career in the same department, where she was appointed Assistant Professor in 2017, promoted to Associate Professor in 2018, and awarded the title of Professor in 2025. She is currently a faculty member in the Department of Restorative Dentistry at Hacettepe University Faculty of Dentistry, where she continues her academic, clinical, and research activities. Her primary research interests include anterior esthetic restorations, adhesive dentistry, direct restorative procedures using the injection molding technique, composite resin materials, and minimally invasive restorative dentistry. She has authored numerous scientific articles published in national and international peer-reviewed journals, contributed to book chapters, received several scientific awards, and delivered invited lectures at national and international scientific meetings.
Summary
The injection molding technique for direct composite veneer restorations in the anterior region is a contemporary restorative approach that facilitates the accurate transfer of digitally or conventionally planned treatment outcomes to the clinical setting while promoting standardization of restorative procedures. The use of transparent silicone indices enables the transfer of the preplanned anatomical morphology with minimal operator dependency, thereby enhancing the predictability and reproducibility of the technique.
With the development of highly filled injectable resin composites, the injection molding technique has gained broader application in esthetic rehabilitation. Owing to its minimally invasive nature, anatomical accuracy, and clinical efficiency, it has become an increasingly attractive option in contemporary restorative dentistry.
The scientific rationale, recent material developments, clinical indications, advantages, and limitations of the injection molding technique will be discussed in light of the current evidence, highlighting its contemporary role in direct anterior composite veneer restorations.
1998: Istanbul University, Faculty of Dentistry - Bachelor's Degree
1998: Berkeley College of Dentistry, University of California, USA - Visiting Student
2002: Faculty of Dentistry, Oral and Craniofacial Sciences, King's College, London, UK - Clinical Observership
2006: School of Dental Medicine, St. Radboud University, Nijmegen, The Netherlands - Researcher
2007: Istanbul University, Institute of Health Sciences, Oral Implantology Doctorate Program - Ph.D.
2015: Medicine & Dentistry, Charité Universitätsmedizin, Berlin, Germany - Joint Researcher
2017: Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral Implantology - Professor
2019 - 2023: FH Campus Wien, Vienna, Austria - Visiting Professor
2022-2023 DTMD - University for Digital Technologies in Medicine and Dentistry Witz, Luxembourg, Visiting professor.
Administrative Duties:
2012 - 2018: Head of Department, Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral Implantology
2017 - 2023: Member of the Board of Directors, Institute of Health Sciences, Istanbul University
2017 - 2023: Erasmus Coordinator, Istanbul University, Institute of Health Sciences
2015 - 2021: Erasmus Coordinator, Istanbul University, Faculty of Dentistry
2023- Continuing: Executive Board, Faculty of Dentistry, Istanbul University, Beyazit, Istanbul, Türkiye
Awards:
2007: International College of Oral Implantologists (ICOI) XXI World Congress, Los Angeles, USA - Table Clinics Gold Award
2010: Japanese Society of Prosthodontics, 2010 Meeting, University of Osaka, Osaka, Japan - Best Research
2013: European Association of Osseointegration (EAO), Dublin, Ireland - Young Scientist Travel Award
2014: American Academy of Osseointegration (AO), Seattle, USA - Poster Award
2003: Injectable form of hardening calcium phosphate for bone regeneration, Transferred to Augmentech GmbH, 2002, German Patent Institute 1221-454IVZ
2011: Relationship of grey density values and the insertion-torque value (ITV) and implant stability quotient (ISQ) Transferred to EURCNS496746-Under the Licence, Materialise Dental Simplant IO, Leuven, Belgium
Number of national and international professional lectures: 77
Graduated from Istanbul University, Faculty of Dentistry in 1998 and began his doctoral studies in the Department of Oral Implantology at the same university. Completed his doctoral thesis titled "Histological and Histomorphometric Analysis of the Effectiveness of a Calcium Phosphate-Based Graft Material in Peri-Implant Dehiscence Defects," conducted in collaboration with Nijmegen University, Netherlands, in 2003. Worked as a visiting professor at Oulu University, Finland, and FH Campus Wien University, Austria. Currently, he is working as a Professor in the same department. He holds 2 international patents. H index:18, i10index: 26, Number of publications as of 01.01.2025: 311. Number of national and international professional lectures: 77
TR:
H index:18, i10index:26, Number of publications as of 01.01.2025: 311
Number of national and international professional lectures: 77
Selected Publications in SCI(E):
Implant positioning errors in freehand and computer-aided placement methods: a single-blind clinical comparative study. V Arısan, CZ Karabuda, E Mumcu, T Özdemir
International Journal of Oral & Maxillofacial Implants; 2013
Thermal, mechanical, and densification analysis of osteotomy drill designs for implant placement: an analysis on foam blocks representing type IV bone.
When Should We Save and When Should We Remove? Clinical Decision-Making in Implant Failure
Biological, mechanical, prosthetic, and esthetic complications in implant therapy often require a critical decision between retaining and removing the implant. This presentation will address implant prognosis based on the severity of peri-implant disease, osseointegration status, three-dimensional implant position, hard- and soft-tissue loss, prosthetic manageability, and patient-related risk factors. Surgical and non-surgical treatments and prosthetic modifications for salvageable implants will be discussed through clinical cases, along with bone-preserving removal techniques and defect management for implants with a hopeless prognosis. Following implant removal, immediate or delayed reimplantation, hard- and soft-tissue reconstruction, and fixed or removable prosthetic rehabilitation options will be evaluated. Finally, alternative treatment approaches will be considered for cases in which reimplantation is not appropriate.
Dr. Zafer Çehreli has held key leadership roles within the International Association of Dental Traumatology, including Director (2018–2024), Chair of the Education Committee (2016–2022), and President-Elect (2022–2024). He maintains active membership in the American Academy of Pediatric Dentistry, the International Academy of Pediatric Dentistry, and the International Association for Dental Research. Dr. Çehreli is also a member of the working groups responsible for the International Academy of Pediatric Dentistry Pulp Therapy Guidelines, as well as the International Association of Dental Traumatology Treatment Guidelines and Root Resorption Guidelines.
Dr. Çehreli’s clinical and research focus areas include pediatric and regenerative endodontics, dental traumatology, and pediatric aesthetic dentistry. In these fields, he has delivered over 100 international and more than 200 national invited lectures, along with numerous hands-on training programs.
Emergency intervention in traumatic dental injuries plays a critical role in determining both short- and long-term outcomes. Timely and appropriately administered treatment enhances healing success while reducing the risk of complications such as pulp necrosis, root resorption, and periodontal tissue loss. Proper repositioning of traumatized teeth, appropriate splinting techniques, and prevention of bacterial contamination constitute the fundamental approaches that support the healing process.
This presentation will examine the impact of early and effective interventions on wound healing in avulsion and luxation injuries, and will further evaluate strategies aimed at improving long-term treatment success.
Dr Zeynep Afra Akbıyık Az was born in Fatih, Istanbul. She completed her high school education at Istanbul Erkek Lisesi in 2009. Between 2009 and 2014, she completed her undergraduate and graduate dental education at Istanbul University Faculty of Dentistry. She subsequently received her PhD in Oral and Maxillofacial Surgery and Oral Diseases from the same faculty between 2016 and 2022.
She currently works in the Department of Clinical Sciences at Istanbul University Faculty of Dentistry. Her academic research focuses on oral and maxillofacial surgery, oral pathology, dental implantology, artificial intelligence–assisted oral cancer screening, success criteria for dental implant surgery, and dental implant applications in patients with haemophilia.
As part of the Erasmus programme, she studied at the Seconda Università degli Studi di Napoli in Italy and participated in international implantology research. She holds memberships in international professional organisations, including the Oral Reconstruction Global Symposium, the European Association of Oral Medicine, the European Association for Osseointegration, and the European Association for Cranio-Maxillo-Facial Surgery.
The ageing process leads to structural, functional, and clinically significant changes in the oral mucosa. Mucosal thinning, loss of elasticity, reduced salivary flow, increased susceptibility to trauma, and alterations in healing capacity may contribute to a higher frequency and greater complexity of oral lesions in geriatric patients. In addition, systemic diseases, polypharmacy, prosthesis use, immunosuppression, and nutritional problems in older individuals are important factors influencing the development and clinical course of oral mucosal findings.
This presentation will address the physiological changes observed in the oral mucosa during ageing, as well as commonly encountered pathological conditions, including candidiasis, denture stomatitis, traumatic ulcers, leukoplakia, oral lichenoid lesions, and lesions suspicious for malignancy. Furthermore, clinical evaluation, biopsy indications, surgical decision-making, wound healing, and the risks of bleeding and infection in geriatric patients will be discussed from a multidisciplinary perspective. The aim is to contribute to the early recognition of oral mucosal changes in older individuals, to appropriate referral, and to patient-centred treatment planning.
Dr. Özge Doğanay graduated from Yeditepe University Faculty of Dentistry in 2011 and completed her specialty training in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Istanbul University Faculty of Dentistry between 2012 and 2017.
She was awarded the title of Associate Professor in 2021 and is currently serving at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Faculty of Dentistry, Bezmialem Vakıf University.
In 2019, she conducted research at the University of Illinois and Northwestern Memorial Hospital in Chicago with the support of a research fellowship from the International Association of Oral and Maxillofacial Surgeons.
Dr. Doğanay has publications in national and international journals, conference presentations, book chapters, and translations, as well as registered patents and utility models.
Her main areas of interest include orthognathic surgery, maxillofacial trauma, nerve injuries, implantology, and hard and soft tissue reconstruction.
Third molar surgery is one of the most commonly performed ambulatory surgical procedures by clinicians. However, the question of whether all third molars should be extracted remains a controversial and widely debated issue among both clinicians and patients. While traditional approaches have often favored prophylactic removal, current evidence-based data emphasize the need for a more selective and patient-centered approach.
In this presentation, current practices regarding the management of impacted third molars will be reviewed, and the true indications and contraindications for extraction will be systematically evaluated. In addition, risk assessment an essential component of the surgical decision-making process will be discussed in terms of patient age, systemic conditions, tooth position, its relationship with adjacent anatomical structures, and the likelihood of surgical complications.
Furthermore, clinically applicable decision-making algorithms will be presented, highlighting the importance of individualized treatment planning. This approach aims to prevent unnecessary surgical interventions, reduce the risk of complications, and ultimately improve patient safety.
Prof. Dr. İbrahim Şevki Bayrakdar, born on September 13, 1988, in Erzurum, Türkiye, completed both his undergraduate and doctoral education at Atatürk University, and earned his specialty in Oral and Maxillofacial Radiology in 2015. In 2016, he joined the Faculty of Dentistry at Eskişehir Osmangazi University (ESOGÜ) as an Assistant Professor, and was awarded the title of Associate Professor in 2019. He continues to serve as a faculty member at the same institution. In 2020, Dr. Bayrakdar established a Dental Artificial Intelligence Laboratory at ESOGÜ, where he has been focusing on AI research in dentistry. Between 2022 and 2023, he conducted research in artificial intelligence at University of Mississippi Medical Center School of Dentistry. Dr. Bayrakdar has authored more than 100 international scientific publications. He is an active member of several professional organizations, including Oral Diagnosis and Maxillofacial Radiology Association (ODMFR), European Academy of Dento-Maxillofacial Radiology, and International Association of Dento-Maxillofacial Radiology, and currently serves as Vice President of both ODMFR and IADMFR. In addition, he is the founder and Chairman of CranioCatch, a company developing artificial intelligence technologies in dentistry within the ESOGÜ Technopark.
Artificial intelligence (AI) in dentistry has long been regarded as a technology of the future. However, this perspective is no longer valid. Today, AI is not merely a theoretical concept but an active component of clinical practice, directly influencing diagnostic and decision-making processes.
This presentation will explore the current role of AI in dentistry, with a particular focus on dental imaging and its impact on clinical workflows. Through automated image analysis, lesion detection, and decision support systems, AI contributes to increased efficiency, consistency, and standardization in diagnosis. This shift represents not only a technological advancement but also a fundamental transformation in clinical practice.
The lecture will provide a balanced perspective on the current applications of AI, highlighting both its advantages and limitations. Special emphasis will be placed on how clinical decision-making processes are evolving and how the role of the dentist is being redefined within this emerging ecosystem.
In conclusion, AI no longer represents the future of dentistry—it is already part of its present. The key factor in this transformation is not the technology itself, but how effectively clinicians integrate and utilize it in daily practice.
Premature loss of primary or permanent teeth during the primary, mixed, or permanent dentition periods may lead to important clinical consequences such as loss of arch length, tipping of adjacent teeth, overeruption of opposing teeth, eruption disturbances, and the development of malocclusion. Therefore, accurate assessment and timely management of edentulous spaces in pediatric dentistry are essential for preserving occlusal balance and preventing future orthodontic complications and prosthetic needs. This panel will address the fundamental principles of space management in pediatric dentistry within the framework of clinical decision-making and contemporary treatment approaches.
The panel will systematically discuss the indications, contraindications, advantages, limitations, and clinical application steps of space maintainers and space regainers. Different treatment options including fixed and removable space maintainers will be evaluated in terms of case selection, follow-up requirements, and possible complications. In addition, situations requiring prosthetic rehabilitation in pediatric patients will be reviewed with respect to esthetics, function, speech, and psychosocial outcomes.
In the final part of the panel, emphasis will be placed on space analysis in the mixed dentition, early intervention planning, and the role of digital technologies in space management. In this way, participants will be reminded that premature tooth loss is not merely a space-related issue, but a multidimensional clinical condition closely associated with growth and development, occlusion, and long-term treatment planning. The panel aims to provide a comprehensive perspective that can guide daily clinical practice and support evidence-based decision-making.
Dr Türkün was graduated from Ege University School of Dentistry in 1991. In 1998 she obtained her PhD degree in Restorative Dentistry, became Associate Professor in 2004 and Professor in 2009. She is currently working at Ege University School of Dentistry in the Department of Restorative Dentistry as a full time Professor.
Her principal areas of interest are adhesive dentistry, aesthetic restorative materials and their clinical performance, antibacterial restorative materials, glass ionomer restoratives, bioactive dental materials and minimal invasive dentistry. She published many international and national papers on her field of interest, participates as keynote speaker in many international and national congresses and performed many workshops and hands-on courses.
She is a member of the International Association for Dental Research (IADR) and Turkish Restorative Dentistry Association where she is vice-president. Dr Türkün is a board member of the European Federation of Conservative Dentistry (EFCD) for 12 years. She is also the board member representing Turkey at the Continental European Division (CED) of the International Association for Dental Research (IADR) since 2021 and act as Councilor for CED at the IADR since 2023. Dr Türkün wrote many chapters in national and international published books and had been translating editor of many dentistry books.
She is married and has a son.
Aesthetic procedures are a cornerstone of modern dental practice. Although focus is typically placed on the choice of materials and technical execution, the long-term success of these treatments is highly dependent on a precise aesthetic analysis. This presentation aims to provide a systematic overview of the essential considerations during the diagnostic phase and the patient interview. Alongside material and technique selection for direct restorations, the role of specific hand instruments in achieving optimal clinical outcomes will be highlighted through various clinical examples.
Medical historian and ethicist. Teach and chair in Marmara University Faculty of Medicine between 1993 – 2021. Currently teach and chair Medical History and Ethics Dept in Koç University School of Medicine in Istanbul (Turkey) since 2021. Member of REC between 1994 – 2021 at Marmara University Faculty of Medicine. Currently interested in Medical Humanities, specifically “Medicine in Art”. Teach elective courses of “Medicine in Art”, “Literature and Medicine” and “Classical Music and Medicine” beside “history of medicine” and “medical ethics” in Marmara University Faculty of Medicine and Istanbul University Dept of History of Science between 2011 – 2020. Publications focus on Research Ethics, Human experimentation and Ethics and Medical Humanities. Specifically interested in how Italian Frescoes can be use in Medical Humanities. Founding member of IDEALS (International Dental Ethics and Law Society), member of TTTK (Turkish Medical History Association) TBD (Turkish Bioethics Society) and ISI (International Iconodiagnosis Society)
Western painting constitutes a rich source of visual material for both dental practitioners and dental education within the framework of Medical Humanities. This visual material has been continuously growing from the late medieval period to the present day. In this presentation, the visual material found in Western painting within the aforementioned time period will be presented and discussed in terms of dentistry and its practices, the body language of the dentist and the patient, the settings in which dentistry was practiced, and charlatan dentists and their practices.
Assoc. Prof. Dr. Mustafa Yılmaz graduated from the Faculty of Dentistry at Istanbul University in 2006 and completed his PhD in the Department of Periodontology at the same university in 2013. Between 2018 and 2020, he served as a faculty member at Biruni University. From 2021 to 2022, he worked as a visiting researcher at the Faculty of Medicine of the University of Turku in Finland. As of 2025, he has been reappointed to Istanbul University and continues his academic duties there. His research primarily focuses on the pathogenesis and treatment approaches of periodontal and peri-implant diseases.
After graduating from the Faculty of Dentistry at Hacettepe University in 2000, she completed her residency in 2005 at the Department of Oral and Dental and Maxillofacial Surgery at Ankara University Faculty of Dentistry with a thesis titled “Comparison of Intraoperative Diclofenac-Sodium and Tramadol in Postoperative Analgesia in Adult Patients Undergoing Orthognathic Surgery.” In 2009, she completed a fellowship in “Oral and Maxillofacial Surgery, Primary and Secondary Cleft Lip and Palate Surgery, Orthognathic Surgery, and Facial Reconstruction” at Dalhousie University in Halifax, Nova Scotia, Canada. She was promoted to Associate Professor in 2012 and to Professor in 2018. With 81 international publications, 42 national publications, 45 national and 23 international invited lectures, 138 international conference presentations, and over 200 citations, Prof. Dr. Ayşegül M. Tüzüner currently serves as Chair of the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at Ankara University’s Faculty of Dentistry. She is also a board member of the ICPF (International Cleft Lip and Palate Foundation) and the Turkish consellor of the ICMFS (International College of Maxillofacial Surgery).
Odontogenic infections are infections that may originate from dental, periodontal, or periapical sources and initially present as localized disease; however, they may rapidly spread through the fascial and deep neck spaces, leading to life-threatening complications. Therefore, they should be evaluated with careful clinical consideration.
In this presentation, the microbiological basis of odontogenic infections, the oral microbiome, the distinction between edema, cellulitis, and abscess, fascial spaces, deep neck spaces, imaging modalities, and treatment approaches will be discussed in light of current literature. In addition, the development and spread of infection, as well as treatment protocols, will be reviewed using clinical photographs and video examples alongside up-to-date evidence.
Trismus, dysphagia, dyspnea, stridor, fever, diabetes, multiple space involvement, and elevated inflammatory markers are considered important findings associated with an increased risk of complications. Airway obstruction, orbital and intracranial spread, mediastinitis, osteomyelitis, and sepsis are among the serious consequences of odontogenic infections. Antibiotic therapy alone is not sufficient; elimination of the causative tooth, abscess drainage, and evaluation of infected materials are essential components of treatment.
In the management of odontogenic infections, early diagnosis, airway assessment, appropriate imaging, source control, antibiotic selection, and a multidisciplinary approach are critical for reducing morbidity and mortality.
Keywords: Odontogenic infection, sepsis, source control, deep neck infection, oral microbiome
Associate Professor Gülbike Demirel, DDS, PhD, graduated from Ankara University Faculty of Dentistry in 2004. She received her PhD in Restorative Dentistry from the same institution in 2011 and was awarded the title of Associate Professor in 2020. In the same year, she worked as an External Researcher in Digital Dentistry at the University of Geneva, Switzerland. She is currently a faculty member in the Department of Restorative Dentistry at Ankara University Faculty of Dentistry.
Her research interests include adhesive dentistry, direct and indirect restorative procedures, digital dentistry, CAD/CAM technologies, dental materials, and minimally invasive restorative approaches. She has authored numerous publications in national and international peer-reviewed journals. In addition to her academic and clinical activities, she serves as Assistant Editor of the European Annals of Dental Sciences, contributing to research, education, and scholarly publishing in the field of restorative dentistry.
The restoration of severely compromised teeth requires more than selecting an appropriate restorative material; it demands a comprehensive treatment strategy based on biomechanical principles. Contemporary restorative dentistry emphasizes preservation of tooth structure through adhesive philosophy, where preparation design serves as the foundation of treatment planning and material selection is determined by the biomechanical requirements of the prepared tooth. This presentation outlines a systematic, biomechanically guided approach to the planning of indirect restorations.
The presentation begins with defect analysis, focusing on the biomechanical condition of the remaining tooth rather than the restoration itself. Clinical parameters including the amount of remaining enamel, dentin quality, cusp loss, pulpal status, ferrule effect, margin location, existing cracks, and occlusal loading will be discussed as key determinants of restorative planning. Evidence-based principles of preparation optimization will then be reviewed, including immediate dentin sealing (IDS), finish-line design, butt-joint preparation, chamfer and shoulder configurations, internal line angle modification, preparation taper, the necessity of proximal boxes, restoration thickness, and margin placement.
Based on the biomechanical requirements established during preparation, contemporary indirect restorative materials—including glass ceramics, resin ceramics, and hybrid ceramics—will be compared with respect to their mechanical behavior, adhesive characteristics, and clinical applications. The presentation will also distinguish subtractive (milling) and additive (3D printing) manufacturing as fabrication technologies rather than material categories, discussing the materials available for each technique together with their advantages, limitations, and future perspectives. Finally, a practical clinical decision tree integrating defect analysis, biomechanical evaluation, preparation optimization, material selection, manufacturing technique, adhesive bonding, and long-term prognosis will be presented.
Prof. Dr. Hülya Koçak Berberoğlu graduated from the Faculty of Dentistry at Istanbul University and subsequently received her doctoral degree in 1992, the title of Associate Professor in 1994, and the title of Professor in 2001 at the same faculty.
Between 2017 and 2020, she served as the Chair of the Department/Division of Oral and Maxillofacial Surgery at the Faculty of Dentistry, Istanbul University. Between 2021 and 2022, she held the position of Vice Dean at the Faculty of Dentistry, Istanbul University-Cerrahpaşa. She currently continues her academic career as a faculty member in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at the Faculty of Dentistry, Istanbul University.
Her primary fields of interest include odontogenic cysts and tumors, cystic lesions of the jaws, impacted tooth surgery, dental implant surgery, local anesthesia, and medical emergencies in dentistry. She continues to combine clinical practice with academic research in these areas and contributes to national and international scientific publications.
An important part of her academic production consists of books and book chapters. She has served as an author in the books Local Anesthesia in Dentistry, Clinical Guide to Third Molars for Dentists, and Clinical Guide to Medical Emergencies for Dentists, published by Quintessence Publishing. These works are considered among the fundamental reference resources for clinical practice in dentistry.
Her scientific studies focus on the diagnosis and treatment of pathologies encountered in oral surgery practice and are shaped within a framework that integrates clinical experience with academic knowledge production.
After the completion of odontogenesis, epithelial remnants known as the rests of Serres and Malassez remain within the gingival tissues and jaw bones in their original formative structure. When stimulated by inflammatory or genetic factors, these remnants may transform into odontogenic infections, cysts, and tumors.
In the treatment planning of jaw lesions, the combined interpretation of clinical, radiological, and pathological findings is the most important factor affecting treatment success. Clinical findings and radiological images routinely encountered in practice may present as lesions that are far different from what is usually expected. Many lesions tend to surprise the clinician. Even when typical clinical and radiological findings are present, we must always be prepared for such surprises. The most appropriate approach for all lesions is a multidisciplinary perspective. In this context, the examining clinician should develop different perspectives and, when necessary, establish the appropriate multidisciplinary team for collaboration. The clinician is responsible for treating the patient appropriately, making the correct referrals when required, and maintaining follow-up care.
In this session, as a group working collaboratively across different disciplines, we will attempt to share our experiences through cases in which the histopathological diagnoses were considerably different from the clinically and radiologically presumed diagnoses. By the end of this session, our aim is not to encourage unnecessary suspicion or fear toward every lesion, but rather to develop awareness regarding the range of possible diagnoses.
Prof. Dr. Sabri Cemil İşler was born in 1979 in Çorlu, Turkey. He completed his secondary and high school education at Bilge Kağan College, graduating in 1997. That same year, he began his studies at the Faculty of Dentistry, Istanbul University, and graduated in 2002. He then enrolled in the PhD program in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at the same faculty. In 2008, upon completing his doctoral thesis, he was conferred the title of Doctor of Dentistry.
In the same year, he completed a six-month fellowship at the Department of Oral and Maxillofacial Surgery in Osnabrück, Germany. Additionally, he carried out studies in the Philippines to gain experience in the treatment of cleft lip and palate patients and maxillofacial trauma.
He was conferred the title of Associate Professor in 2012 and the title of Professor in 2022. He currently continues his academic work in the Department of Oral and Maxillofacial Surgery at the Faculty of Dentistry, Istanbul University.
In oral and maxillofacial surgery, unexpected complications and inadequate or delayed interventions can transform a relatively straightforward clinical problem into a highly challenging situation. Such “surgical disasters” may arise across a broad clinical spectrum, ranging from routine surgical procedures to severe maxillofacial trauma. Successful management depends not only on surgical technique, but also on accurate assessment, appropriate timing, adequate equipment, a multidisciplinary approach, and effective rescue strategies when complications occur. This presentation discusses the prevention and management of surgical complications through a series of complex maxillofacial cases with different etiologies. High energy trauma will be addressed through the reconstruction of severe maxillofacial injuries following a traffic accident and the management of an extensive maxillofacial defect resulting from a rocket attack. In addition, the surgical management of advanced complications associated with a jaw tumor, including pathological fracture and segment displacement, will be presented.
To demonstrate that complex clinical situations do not necessarily originate from major surgical procedures, a case of oroantral communication and subsequent maxillary sinusitis following a routine third molar extraction will be discussed. This case illustrates how a seemingly minor complication can progress into a more serious condition when it is not recognized and managed appropriately in a timely manner.
Furthermore, the management of a patient with Gorlin–Goltz syndrome and multiple odontogenic keratocysts will be presented. The patient had previously undergone drainage/decompression without sufficient reduction in lesion size and was subsequently referred to our center because of limitations in surgical equipment and treatment facilities. The cystic lesions were managed under sedation using a staged, region by region surgical approach.
Finally, anatomical, intraoperative, and postoperative complications associated with implant surgery, together with strategies for their prevention and management, will be discussed. Through these cases of diverse etiologies, the presentation emphasizes that a surgical disaster in maxillofacial surgery is defined not only by the severity of the initial event, but also by the ability to recognize complications early, plan appropriately, and implement an effective rescue strategy.
Professor of Periodontology / Hacettepe University Department of Periodontolology
Education
2001 – Doctor of Dental Surgery (DDS), Faculty of Dentistry, Hacettepe University, Ankara, Türkiye
2007 – PhD in Periodontology, Institute of Health Sciences, Hacettepe University, Ankara, Türkiye
2022 – MSc in Stem Cell Sciences, Institute of Health Sciences, Hacettepe University, Ankara, Türkiye
Academic and Administrative Appointments
2001–2007 – Research Assistant, Department of Periodontology, Faculty of Dentistry, Hacettepe University
2007–2012 – Lecturer, Periodontology, Faculty of Dentistry, Hacettepe University
2010 – Visiting Scholar, Sommerman Laboratory, University of Washington, Seattle, USA
2012–2013 – Assistant Professor, Periodontology, Dentistry, Hacettepe University
2013–2019 – Associate Professor, Periodontology, Dentistry, Hacettepe University
2016–Present – Member, Hacettepe University Animal Research Ethics Committee
2018–2021 – Chair, Department of Basic Sciences, Dentistry, Hacettepe University
2019–Present – Member, Hacettepe University Clinical Research Ethics Committee
2021–2024 – Chair, Department of Periodontology, Faculty of Dentistry, Hacettepe University
2021–Present – Treasurer and Executive Board Member, Turkish Society of Periodontology
Teaching Activities
Undergraduate and postgraduate courses in Dental Implantology (basic and advanced levels)
Instructor in the Meffert Implant Institute Educational Programs (2014–2018)
Lecturer in Straumann Group Educational Programs
Invited Lectures
Medication-Related Osteonecrosis of the Jaw (MRONJ)
Ethics in Implant Dentistry
Complications in Implant Dentistry
Periodontal Diseases, Nutrition, and the Microbiome
The Impact of Periodontal Diseases on Systemic Health
Early Implant Failure
Research Interests
Bone Biology
Regenerative Periodontal Therapy
Biomaterials
Dental Implantology
Dental implants, when placed with appropriate indications and sound biologic and prosthetic planning, represent one of the most successful treatment modalities in contemporary dentistry. However, the expanding indications for implant therapy, the increasing tendency to extract teeth that may still be biologically maintainable in favor of implant placement, and the growing prevalence of peri-implant diseases call for a critical reappraisal of patient–clinician trust, professional relationships, and the public perception of implant therapy. This session will examine the concept of implant success not only in terms of osseointegration, but also from the perspectives of long-term biological, functional, economic, and ethical sustainability.
The session will review current scientific evidence regarding the role of implant placement performed without adequate hard and soft tissue conditions, implant therapy in patients with poor oral hygiene, suboptimal implant positioning, and prosthetic designs that compromise maintenance, all of which contribute to the development of peri-implant diseases. Furthermore, the circumstances under which biologically maintainable teeth should or should not be extracted will be discussed in light of contemporary evidence comparing the long-term survival of natural teeth and dental implants. The decision to extract a tooth should not be based solely on expectations of short-term treatment success, but rather on the best available scientific evidence, patient-specific risk factors, and the feasibility of conservative tooth-preserving treatment alternatives.
The presentation will also explore how economic expectations, increasing competition within the profession, the rapid growth in the number of practicing dentists, and changes in interest and expertise in restorative, endodontic, and periodontal conservative therapies may influence implant treatment decisions. In addition, both clinician-driven recommendations and patients' expectations for rapid, comfortable, and highly esthetic outcomes have contributed to the increasing demand for implant therapy. However, whether implant treatment truly provides the anticipated economic advantages for either clinicians or patients will be critically evaluated by considering the long-term costs associated with supportive care, peri-implant disease management, replacement of prosthetic restorations, secondary surgical interventions, implant replacement, and the ethical responsibilities accompanying treatment decisions.
The biologically driven principle of preserving functional and healthy teeth whenever possible should remain a fundamental objective of contemporary dentistry. True success in implant therapy can only be achieved through appropriate case selection, meticulous surgical and prosthetic planning, and lifelong supportive maintenance. Finally, this presentation will discuss the potential consequences of shifting the trust-based social contract between dentists and society, professional ethics, and collegial solidarity toward an increasingly commercial and competitive environment. It will emphasize the need to strengthen an evidence-based, preventive, biologically oriented, and ethically responsible approach to implant dentistry.
Peri-implantitis represents one of the greatest biological challenges affecting the long-term success of dental implants, where biological and technical complications frequently coexist. Its increasing prevalence demonstrates that successful implant therapy can no longer be defined solely by osseointegration. This opening presentation establishes the scientific framework of the panel by reviewing peri-implant tissue health, the current definitions, classification, and diagnostic criteria of peri-implant diseases. Particular emphasis will be placed on the biological significance of the peri-implant supracrestal tissue attachment, the role of adequate hard and soft tissue dimensions in maintaining peri-implant tissue stability, and the biological characteristics that make peri-implantitis difficult to manage. The presentation will also discuss the major therapeutic challenges, including implant surface decontamination, biofilm control, and the limitations of peri-implant tissue regeneration. Rather than focusing on a single treatment modality, the presentation highlights the importance of accurate diagnosis, appropriate treatment indication, multidisciplinary collaboration, and evidence-based clinical decision-making in the management of peri-implantitis. The subsequent lectures will address prosthetic considerations, non-surgical therapy, and surgical treatment strategies, providing an integrated overview of contemporary evidence and clinical approaches for the management of peri-implantitis.
Dr. Çağrı DELİLBAŞI graduated from TED Ankara College in 1992 and from Gazi University Faculty of Dentistry in 1997. He completed his PhD at Ankara University Faculty of Dentistry Department of Oral and Maxillofacial Surgery between 1997-2001. He was granted for Japanese Governmental scholarship between 2001-2003 at Osaka University. He worked at Yeditepe University as a lecturer and associate professor between 2003-2011. Since 2011 he has been at İstanbul Medipol University school of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery as a professor and head of the department. Dr. Delilbaşı has many publications and presentations in the dental literature.
Place and date of birth: Ankara, October 27, 1975
Tel: (532)4538608
e-mail: bbasaran@istanbul.edu.tr, borabas@yahoo.com
Istanbul Erkek Lisesi (1986-1993)
Istanbul University Faculty of Medicine (1993-1999)
Istanbul University Faculty of Medicine, Department of Otolaryngology, Head & Neck Surgery, Residency (1999-2004)
10.2004-09.2005: Cyprus Kyrenia Military Hospital (compulsatory military service)
10.2005-12.2009: Kadıköy Şifa Ataşehir Medical Center
02.2010- Istanbul University Faculty of Medicine, Otolaryngology Head & Neck Surgery
02.2018- Istanbul Florence Nightingale Hospital (Part-time)
• Turkish Board of Otorhinolaryngology, Head & Neck Surgery (Proficiency Exam) (December 2007)
• ENT Associate Professorship (September 2014 – Istanbul University)
• Fellow of the European Board of Otorhinolaryngology, Head & Neck Surgery (November 2015)
• ENT Professorship (August 2021 – Istanbul University)
• Head and neck cancer surgery
• Head and neck microsurgical reconstruction
• Transoral laser surgery
• Salivary gland tumors
• Thyroid tumors
• Paranasal sinus diseases
• Turkish Head and Neck Surgery Society (President 2024-)
• Turkish Ear, Nose, Throat and Head and Neck Surgery Society
• Turkish Medical Society
• Laryngology Society (Board Member)
• Turkish Head and Neck Cancers Society
• Istanbul ENT-Head and Neck Specialists Society
• EHNS-European Head and Neck Society
In the second presentation of this panel we will discuss about the topic "How to Diagnose HPV-Related Oropharyngeal Cancer (OPC)": The presentation will cover the symptoms and signs of HPV-related OPC, diagnostic methods, and differences from the classical OPC. Additonally, information will be provided about “when should a dentist suspect from such a patient “and refer them to an ENT specialist.
He is a graduate of Ankara University, Faculty of Dentistry and received his PhD degree at the same University. The name of his thesis was “Assessment of Site and Type of Implant by Computerized Tomography”.
He won the Quintessence Award at the 17th European Prosthodontic Association (EPA) Congress held in Milan, Italy. He also worked for a period on Oral Implantology as part of an assistant exchange program in the Department of Prosthodontics at the Faculty of Dentistry, University of Cologne, Germany.
He was awarded the title of Professor in 2009. He is currently working as full-time professor in the Department of Prosthodontics at Ankara University Faculty of Dentistry.
He has numerous national and international publications, peer reviews, conference presentations, and published projects on topics such as Oral Implantology, Digital Dentistry, TMJ Dysfunctions and Treatments, Adhesive Agents, CAD/CAM Systems, Dental Materials and Ceramics.
Peri-implantitis remains one of the most challenging biological complications affecting implant-supported restorations. Although the microbial etiology of peri-implant diseases is well established, increasing scientific evidence suggests that prosthetic factors play a pivotal role in determining whether peri-implant tissues remain healthy or become susceptible to inflammation. Consequently, contemporary implant therapy should no longer consider prosthetic rehabilitation merely as the final restorative phase, but rather as a biologically driven process that significantly influences peri-implant tissue stability from the very beginning of treatment.
This presentation explores the concept that successful peri-implantitis prevention begins long before clinical signs of disease emerge. Every prosthetic decision—from implant positioning and restorative planning to definitive restoration design—can directly influence plaque accumulation, peri-implant soft tissue maturation, patient cleansability, and the long-term maintenance of peri-implant health. Rather than focusing exclusively on the management of established peri-implantitis, the presentation emphasizes prosthetically modifiable determinants that may reduce the risk of disease development and recurrence.
Current evidence regarding restorative emergence profile, emergence angle, biologic contour, prosthetic contour design, and cleansability will be critically reviewed. Particular attention will be given to the restorative emergence profile (REP) and its relationship with soft tissue architecture, plaque retention, and peri-implant mucosal stability. The biological rationale behind critical and subcritical contour design will be discussed together with their influence on peri-implant tissue adaptation and esthetic outcomes.
The presentation will further address the prosthetic consequences of implant positioning and restorative-driven implant placement. Improper implant positioning frequently necessitates overcontoured restorations and excessive emergence angles, creating areas that compromise oral hygiene and increase plaque accumulation. Clinical strategies for achieving restorations that are both biologically compatible and accessible for patient-performed plaque control will therefore be highlighted.
Another important focus will be the influence of restoration retention type. Current evidence comparing screw-retained and cement-retained restorations will be presented, with particular emphasis on the biological implications of residual excess cement. The role of implant-abutment interface characteristics, microgap formation, prosthetic materials, surface characteristics, and biomechanical considerations in maintaining peri-implant tissue health will also be discussed.
The primary message of this presentation is that peri-implantitis should not be viewed exclusively as a complication requiring treatment after its occurrence. Instead, long-term peri-implant health is largely established during prosthetic planning and restoration design.
Dr. Dt. B. Serdar Akdeniz, Orthodontist
Dr. Akdeniz graduated from Hacettepe University Faculty of Dentistry in 2007 and completed his PhD in Orthodontics at Ondokuz Mayıs University in 2013. During his doctorate, he also trained as an observer at the University of Barcelona Faculty of Dentistry.
After working as an orthodontist in several public dental health centers, he joined Başkent University Faculty of Dentistry (Orthodontics Department) between 2014–2016, while also serving at Başkent University Konya Application and Research Center.
From 2016 to 2022, he was a faculty member and Head of the Orthodontics Department at Kırıkkale University Faculty of Dentistry. In 2018, together with Prof. Dr. Çağrı Ural and Dr. Necati Kaleli, he co-founded DentalAG Medical Research & Development Ltd., where he leads R&D projects in digital dentistry. Since 2020, he has also headed the product design team for PhotoDENTAL®, a brand created under DentalAG that develops dental photography equipment.
In 2019, he was selected for the Leaders in Innovation Fellowship program by the Katip Çelebi–Newton Fund, earned the title of “LIF Fellow” from the Royal Academy of Engineering in the UK, and received the “Rising Star” award in London.
His book Basic Photography for Dentists was published by Quintessence in 2020. Since 2022, he has been teaching at the Gülhane Faculty of Dentistry, Health Sciences University, in the Orthodontics Department.
He received research awards from the Turkish Orthodontic Society in 2023 and 2025 for his studies on clear aligner mechanics. He regularly organizes specialized courses both in Turkey and internationally, sharing his expertise in advanced clear aligner techniques and dental photography.
He is an active member of the Turkish Orthodontic Society and the European Orthodontic Society. He also holds a degree in Photography and Camerawork from Anadolu University. Dr. Akdeniz is married with two children.






